Kürt halkının hafızasında Newroz, bir bayramdan öte; direnişi, dirilişi ve özgürlük arayışını ifade ediyor. Bu yüzden Newroz denildiğinde çoğu zaman aklımıza Newroz’un sembolü haline gelen yiğit kadın ve erkeklerin hikâyeleri geliyor. Bu isimlerden biri de henüz 17 yaşındayken bedenini Newroz ateşine dönüştüren Rahşan Demirel’dir.
Rahşan Demirel, 15 Ağustos 1975’te Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde dünyaya gelir. Daha bir yaşındayken ailesiyle birlikte İzmir’e göç etmek zorunda kalır. Buna rağmen ailesi memleketle bağını hiç koparmaz. Nisêbîn’e yapılan ziyaretler ve evdeki yurtsever atmosfer, Rahşan’ın daha küçük yaşlarda kimliğinin ve halkına yaşatılan baskıların farkına varmasını sağlar.
Küçük yaşına rağmen çevresinde yaşananları dikkatle izleyen Rahşan, özellikle 1990’lı yılların başında Kürdistan kentlerinde yaşanan serhildanları, devletin inkar ve imha uygulamalarını yakından takip eder. Cizîr, Nisêbîn ve Şirnex’te Newroz Kutlamalarında yaşanan katliamlar onun anlam dünyasında derin bir iz bırakır. İzmir’de büyüse de aklı ve yüreği Kürdistan’daki gelişmelerle birlikte atar.
Onu tanıyanların anlattıklarına göre Rahşan, daha küçük yaşlardan itibaren kimliğini sahiplenen bir genç kadındı. Aldığı kıyafetlerde sarı, kırmızı ve yeşil renklerini tercih ederdi. Bir gün bu renklerle okula gittiği için öğretmeninden tokat yediğinde ise aynı şekilde karşılık vererek baskıya boyun eğmeyeceğini göstermişti.
1992 yılına gelindiğinde Kürt halkı için Newroz günleri ağır baskılar ve yasaklarla karşı karşıyaydı. Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Newroz kutlamalarının yasaklandığını açıklamıştı. Buna rağmen Kürtler birçok yerde Newroz alanlarına çıkmaya hazırlanıyordu. Aynı günlerde Cizîr ve Nisêbîn’de kutlamalara yönelik saldırılar yaşanmış, onlarca kişi katledilmişti.
Bu gelişmeler Rahşan’ın içinde büyüyen öfkeyi daha da derinleştirir. Bir gün annesine, “Cizîr’de halkımızı katlediyorlar. Kürtleri öldürüyorlar. Biz niye bir şey yapmıyoruz anne?” diye sorduğu anlatılır.
21 Mart 1992’de İzmir’in Kadifekale semtinde Newroz ateşi yakılır, yüzlerce kişi Newroz ateşinin etrafında toplanır. Rahşan da o kalabalığın içindedir. Ancak ertesi sabah, 22 Mart 1992’de yanında bir karton parçasına yazdığı notla Kadifekale’ye yeniden çıkar.
Notta şu sözler yer alır:
“Ben kendimi Newroz yapıyorum Kadifekale’de. Cizîr, Mêrdîn ve Nisêbîn’in cevabını vermek zorundayım. Bana sahip çıkın. İsmet Sezgin’e haber veriyorum; Newroz kutlanacak, lastikle olmazsa bile canımızla kutlanacak!”
Rahşan Demirel, Kadifekale’de bedenini ateşe verdiğinde henüz 17 yaşındaydı.
Onun bu eylemi, kısa sürede büyük bir yankı bulur ve Kürtler üzerinde derin bir etki bırakır. İzmir’de o güne kadar çoğu zaman sınırlı ve gizli kutlanan Newroz, sonraki yıllarda kitleselleşmeye başladı. Menemen-Asarlık, Buca, Karabağlar ve Gaziemir gibi ilçelerde Newroz kutlamaları daha geniş katılımla yapılmaya başlandı. Bugün her yıl milyonlarca insanın katıldığı Newroz kutlamalarının hafızasında Rahşan’ın ateşi önemli bir yer tutar.
Rahşan Demirel’in cenazesi ertesi gün on binlerce kişinin katılımıyla memleketi Nisêbîn’de uğurlandı.
Rahşan’ın hikâyesi, Kürt özgürlük mücadelesi tarihinde aynı zamanda bir kuşağın ruh halinin de ifadesidir. 1990’lı yıllar, birçok genç için baskı, inkâr ve şiddet karşısında radikal tepkilerin ortaya çıktığı bir dönemdi. Rahşan Demirel de bu dönemin en genç ve en çarpıcı sembollerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Bugün yapılan her Newroz kutlamasında, Rahşan Demirel minnet ve saygıyla anılıyor. O Newroz’un sönmeyen meşalesi, halkımızın özgürlük tutkusu, ezilenlerin parlayan yıldızı olarak yüreğimizde yaşamaya devam ediyor.
İbrahim Can










