Enter your email Address

  • Anasayfa
Perşembe, Nisan 23, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Güncel

Amed’de Gençler Arasında Madde Kullanımı Alarm Veriyor

7 Mart 2026
in Güncel, Röportaj
0
Amed’de Gençler Arasında Madde Kullanımı Alarm Veriyor
Share on FacebookShare on Twitter

AMED – Gençler arasında artan uyuşturucu kullanımına ilişkin Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi Saha Koordinatörü Mecnur Laçin, bazı mahallelerde uyuşturucu kullanımının normalleşme eğilimi gösterdiğini belirtirken; psikolog Murat Burtakuçin ise çatışma, yoksulluk ve sosyal bağların zayıflamasının gençlerde madde kullanımını artırdığına dikkat çekti.

Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi Saha Koordinatörü Mecnur Laçin, Amed’de gençler arasında artan madde kullanımına dair temel bulguları, madde kullanımının yaş aralığı, kullanım türleri ve artış eğilimine dair verileri bizimle paylaştı. Amed’de madde kullanımının gençler arasındaki boyutunu anlamak amacıyla Bağlar, Silvan ve Ergani’de 37 mahallede, 15-29 yaş aralığındaki bin 514 gençle ilçelerinde yaptıkları kapsamlı saha çalışmaları sonucunda, sorunun düşünülenden çok daha erken yaşlarda başladığını ve belirli çevrelerde normalleşme eğilimi gösterdiğini ortaya koydu.
Laçin, bu sonuçlara ilişkin, “Öncelikle uyuşturucu deneme oranlarına baktığımızda tablo oldukça düşündürücü” dedi. Bağlar’da gençlerin yüzde 16,2’si, Ergani’de yüzde 12,8’i, Silvan’da ise yüzde 11,6’sı hayatında en az bir kez uyuşturucu veya uyarıcı madde denediğini belirtti. Böylelikle, her altı ya da yedi gençten biri maddeyle doğrudan temas kurmuş.

Verileri değerlendiren Laçin, “Üstelik bunlar yalnızca kabul edenlerin oranı; gerçek rakamların daha yüksek olabileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor” dedi.

‘5 yaşında madde kullanımı vakası ile karşılaştık’

Devamında ise, “En çarpıcı bulgu ise maddeyle tanışma yaşı. Bağlar’da kullanıcıların yüzde 70,1’i ilk kullanımını 12–17 yaş aralığında bildiriyor. Ergani’de yüzde 9,4’ü 8–11 yaşları arasında ilk kez maddeyle karşılaştığını ifade ediyor. Silvan’da ise bu yaş 10’a kadar geriliyor. Hatta örneğin, 5 yaşında ilk kullanım bildiren bir kişi bile vardı, bu tür çok erken yaşta tanışıklık genelde ailede madde kullanımıyla bağlantılı; aile içinde kullanıcılığı olan bireyler nedeniyle çocukların maddeyle erken yaşta tanışması söz konusu olabiliyor. Bu verilerin de bize gösterdiği gibi risk artık bir ergen meselesi değil; henüz kimliğini, sınırlarını, hayatı algılama biçimini oluşturmamış çocukları da kapsıyor.

Kullanım türlerine baktığımızda en yaygın kullanılan madde esrar. Saha gözlemlerimiz esrar kullanımının gençler arasında giderek normalleştiğini ortaya koyuyor; hatta bazı mahallelerde sigara gibi, olağan ve zararsız bir alışkanlıkmış gibi algılanıyor ve böyle tanımlanıyor. Parklar, metruk alanlar ve mahallenin bilinen köşelerinde açıkça kullanılıyor. İlk denemelerin yüzde 85’inden fazlasının arkadaş çevresiyle gerçekleşmesi de önemli. Bir genç için “hayır” demek, yalnızca maddeyi reddetmek değil; grubun dışına düşme riskini göze almak anlamına gelebiliyor. Bu dinamiği anlamadan etkili bir müdahale geliştirmek pek mümkün değil.

‘Profesyonel desteğe erişim ise oldukça sınırlı’

Artış eğilimine ilişkin uzun soluklu ve karşılaştırmalı bir izleme altyapısının henüz kurulmamış olması, bu alandaki önemli bir yapısal eksikliğe işaret ediyor. Bununla birlikte saha gözlemleri ve derinlemesine mahalle görüşmeleri tutarlı biçimde iki eğilime işaret ediyor: maddeyle tanışma yaşının giderek daha erken dönemlere kayması ve kullanımın kamusal alanda belirgin biçimde görünürleşmesi” şeklinde konuştu.

Laçin, erken yaşta başlayan, esrarın öne çıktığı ve akran çevresi üzerinden yayılan karmaşık bir tablo ortaya koyduğunu belirterek, “Profesyonel desteğe erişim ise oldukça sınırlı. Bu sorun yalnızca bir sağlık meselesi değil; eğitim, sosyal dışlanma, ekonomik yoksunluk ve kentsel dönüşümün iç içe geçtiği yapısal bir kriz” değerlendirmesinde bulundu.

Madde kullanımının yapısal nedenleri: göç, işsizlik, yoksulluk…

Hazırladıkları raporda madde kullanımının arkasındaki yapısal nedenleri de analiz eden Laçin, yoksulluk, işsizlik, göç, travma ve sosyal alan eksikliği gibi faktörlerin gençler üzerindeki etkisine dair ise şöyle konuştu:

“Raporumuzda saha verilerini analiz ettiğimizde madde kullanımının gençlerin içinde yaşadığı sosyal ve ekonomik koşullarla doğrudan ilişkili olduğu görüldü. Nicel veriler ile saha gözlemlerini birlikte değerlendirdiğimizde bağımlılık, yapısal bir risk alanı olarak öne çıktı.

Ekonomik güvencesizlik en belirgin başlık. Ergani’de gençlerin yüzde 53,8’i herhangi bir işte çalışmıyor, Silvan’da sosyal güvencesi olmayanların oranı yüzde 55,1. Saha görüşmelerinde “boşluk”, “gelecek görememe” ve “amaçsızlık” ifadeleri sıkça tekrarlandı. Eğitimden kopuş da benzer bir zemin oluşturuyor.

Sosyal alan eksikliği de tabloyu derinleştiriyor. Metruk yapılar, denetimsiz parklar ve kültürel faaliyetlerin yokluğu; yapılandırılmış bir günün, anlamlı bir uğraşın ya da güvenli bir buluşma mekânının olmadığı yerde zaman anlamsızlaşıyor. Bu boşluk, maddeyle tanışmanın tam da içinde filizlendiği ortamı yaratıyor.

Göç ve travma boyutu, aile yapıları ve mahalle dinamikleri ekseninde ele alındı. Kürt coğrafyasında yaşanan çatışma ve güvenlik gerekçeli zorla boşaltmalar sonucunda köyden kente gerçekleşen zorunlu göç, üç ilçede de sosyal dokunun temel biçimlendirici unsurlarından biri olarak öne çıkmakta. Üç ilçe de yoğun iç göç hareketliliğine sahne olmuş, bu hareketlilik derin izler bırakmış. Göç geçmişi olan ailelerde ekonomik kırılganlık, parçalanmış sosyal ağlar ve kuşaklar arası stres daha belirgin biçimde öne çıkıyor. Köklü aidiyet ve dayanışma ilişkilerinden koparak kentsel alana tutunan aileler, hem geçimlik hem de duygusal destek ağlarını yeniden inşa etmek zorunda kalmaktadır. Ancak bu yeniden yapılanma süreci çoğu zaman tamamlanamamakta; yerinden edilmenin yarattığı boşluk kalıcı bir kırılganlığa dönüşmektedir. Saha gözlemlerinde aile içi baskı, otoriter ilişki örüntüleri ve şiddet eğilimi dikkat çekici bir sıklıkta karşımıza çıkmıştır. Saha gözlemlerinde aile içi baskı, otoriter ilişki biçimleri ve zaman zaman şiddet eğilimi dikkat çekti. Ancak bu sorunlara yönelik profesyonel psiko-sosyal destek mekanizmalarının oldukça sınırlı olduğu görülüyor. Göçün yarattığı travma birikimi, kuşaktan kuşağa taşınırken gençler için hem bir kırılganlık kaynağı hem de destek sistemlerinden kopuşun zeminini oluşturuyor.

Madde kullanan gençlerin yüzde 80 ile 85’inin hiç profesyonel destek almamış olması tabloyu özetliyor. Bağımlılık, birbirini besleyen yapısal faktörlerin kesişiminde şekillenen çok boyutlu bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.”

Amed’de 2015 sonrası madde kullanımındaki artış

Bu konuda uzun zamandır Amed’de çalışma yürüten DER-MEZ’den psikolog Murat Burtakuçin, yaygınlaşan madde kullanımının arkasında yatan temel psikolojik ve toplumsal faktörlere dikkat çekti. Burtakuçin, “Madde bağımlılığı tek bir nedenden değil, birçok faktörün bir araya gelerek oluşturduğu karmaşık bir yapıya sahiptir. Sosyo-politik, ekonomik, kültürel, genetik, aile ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşur” dedi.
Sosyo-politik faktörlere ilişkin, “Özellikle 2015 sonrasında yoğunluğu artan çatışmalı süreçle birlikte Amed ve bölge üzerindeki baskı artmış, bu da toplumsal olarak iyi oluş hâlini derinden etkilemiştir. Çatışmalı süreçlerde birçok açıdan toplum dinamikleri ve iyilik hâli ağır darbe alır, toplumsal bağlar zedelenir. Savaş ve çatışma koşullarında madde kullanımı ve bağımlılıklar hem özel savaş yöntemi olarak kullanılabilir hem de savaş, çatışma, göç ve yerinden edilmeyle birlikte insanlar bir kaçış yöntemi olarak bağımlılık yapan maddelere yönelebilirler. Bu faktörler Amed’de son yıllarda madde bağımlılığında meydana gelen artışın temel psikolojik ve sosyo-politik nedenleri olarak görülebilir” derken, gençler arasında bağ kurma ihtiyacına ilişkin ise, “Birey olarak içinde yaşadığımız toplumda kimi kimliklere sahip oluruz. Ve bu kimlik veya kimliklerle bir bağ kurarız. Kurduğumuz bu bağ bize aidiyet duygusu verir. Aile, çevre, bireysel farklılıklar, kültür ve sosyal olaylar kişi ile çevresi arasındaki bu bağı derinden etkiler” dedi.

Ayrıca, çocukların özellikle ergenlik dönemlerinde kimlik arayışı içerisinde bulunduğuna da değinerek, “Bu kimlik veya kimlikler; dil, etnik köken, cinsiyet, dinî inanç, meslek, yetenek, ilgi alanları gibi özelliklerle bağlantılı olarak şekillenir. Ergenlikte çocuklar kimlik arayışı içerisine girerler. Ailesi ve çevresi tarafından önemsenmeyen, yok sayılan, sevgi ihtiyacı karşılanmayan, yetenek ve ilgi alanları görmezden gelinen çocuklar kimlik arayışı ile birlikte kendini aile ve çevresine ispat etme çabasına girerler. Bu arayış içerisinde ergenler madde ile tanışarak deneyimleyebilirler. Yani çocuklar ile kuramadığımız bu bağı çocuklar madde ile kurma eğilimine girerler” şeklinde konuştu.

Akran etkisi ve sosyal çevre

Bunun yanı sıra gençlerde arkadaş çevresi ve akran baskısının gerçekten madde denemeye ve devam etmeye yol açtığını belirten Burtakuçin, güçlü aile bağlarının olmaması, aile içi çatışmalar, ebeveynlerin madde kullanımı gibi durumların da risk faktörleri arasında olduğunu dile getirdi.

Travma, çatışma ve göç deneyimi

Amed ve Kürdistan’da yaşayan gençlerin büyük bir bölümünün çatışma, kayıp, göç ve travmatik deneyimler yaşadığına da parantez açan Burtakuçin, “Bu tür travmatik yaşantıların ergenlik ve genç yetişkinlikte duygusal düzenleme zorluklarına, kimlik karmaşasına, anksiyete ve depresyona yol açabildiği ve bunun da madde kullanım riskini artırdığı bilimsel literatürde sıkça görülüyor. Özellikle travma ve ruhsal stres, madde kullanımını tetikleyebiliyor. Aynı zamanda travma kişi, aile ve toplum arasındaki bağları tahrip edebilir. Ve bu zedelenen bağlarla birlikte de madde kullanım riski artıyor” dedi.

Sosyoekonomik stres faktörleri

Devamında, “İşsizlik, yoksulluk ve ekonomik güvensizlik gençlerde umutsuzluk ve gelecek kaygısı yaratıyor. Bu tür stres, kimlik arayışı ve kaçış motivasyonlarıyla birleştiğinde risk davranışlarını artırabiliyor. Gençlerin bir kısmı “kendini rahatlatma”, “sıkıntısından kaçma” gibi motivasyonlarla maddelere yönelebiliyor. Böyle stres faktörlerinin bağımlılık riskini artırdığı birçok araştırmada vurgulanıyor” şeklinde konuştu.

Gençlerde madde kullanımına işaret edebilecek davranışsal ve duygusal değişimlere de dikkat çeken Burtakuçin, aileler için şu maddeleri sıraladı:

Davranışsal değişimler

Okul performansında belirgin düşüş, devamsızlık
Sosyal izolasyon veya yeni arkadaş gruplarına ani katılım
Aile ve öğretmenlere karşı artan inatçılık, sır tutma davranışı
Okuldaki ve evdeki sorumlulukların ihmal edilmesi

Fiziksel ve duygusal belirtiler

Aşırı geç yatma veya uyku düzeninde bozulma
Aşırı kilo değişimi, halsizlik, gözlerde kızarıklık
Duygusal iniş-çıkışlar, sinirlilik, konsantrasyon sorunları
Motivasyonda düşüş, umutsuzluk hissi

Akran grubu etkilerini gözlemleme

Okulda riskli bölgeler ve izinli dışarı çıkışlarda artış
Sık para isteği veya sebepsiz para harcamalarındaki artış

           BERÛ / Kadir Bayram

Önceki Haber

Türkiye’de Genç İşsizliği ve Sömürü Kıskacı

Sonraki Haber

Amedspor Taraftarlarından 8 Mart Koreografisi

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Amedspor Taraftarlarından 8 Mart Koreografisi

Amedspor Taraftarlarından 8 Mart Koreografisi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

17 Nisan 2026
TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

18 Nisan 2026
TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

19 Nisan 2026
Wan’da ‘Komün Öğrenci Derneği’ Kuruldu

Wan’da ‘Komün Öğrenci Derneği’ Kuruldu

18 Nisan 2026
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğrencileri: İlayda’nın Ölümü Politik Bir Cinayettir

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğrencileri: İlayda’nın Ölümü Politik Bir Cinayettir

0
Bakanlık Önünde Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Bakanlık Önünde Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

0
Mersin Üniversitesi Öğrencilerinden İlayda Zorlu İçin Açıklama

Mersin Üniversitesi Öğrencilerinden İlayda Zorlu İçin Açıklama

0
Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

0
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğrencileri: İlayda’nın Ölümü Politik Bir Cinayettir

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğrencileri: İlayda’nın Ölümü Politik Bir Cinayettir

22 Nisan 2026
Bakanlık Önünde Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Bakanlık Önünde Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

21 Nisan 2026
Mersin Üniversitesi Öğrencilerinden İlayda Zorlu İçin Açıklama

Mersin Üniversitesi Öğrencilerinden İlayda Zorlu İçin Açıklama

21 Nisan 2026
Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

21 Nisan 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.