WAN – YYÜ öğrencileri, Rojin Kabaiş’in katledilişinin ikinci yılında Edebiyat Fakültesi önünde bir araya gelerek Rojin’in öğrenim gördüğü Eğitim Fakültesi’ne yürüdü. Öğrencilerin eylemine destek olmak için telefonla bağlanan baba Nizamettin Kabaiş, öğrencilere seslenerek “Slogan atsınlar, desinler ki ‘Devlet bu hesabı neden vermiyor?’” dedi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri (YYÜ) , 15 Ekim 2024’te cansız bedeni Wan Gölü kıyısında bulunan Rojin Kabaiş’in katledilişinin ikinci yılında Edebiyat Fakültesi önünde bir araya geldi. Öğrenciler, buradan Rojin Kabaiş’in öğrenim gördüğü Eğitim Fakültesi’ne yürüdü. Yürüyüş sırasında “Rojîn dengê me ye rastî daxwaza me ye”, “Gençlik uyuma, Rojin’i unutma” ve “Yaşasın öğrenci dayanışması” yazılı dövizler taşınırken sık sık “Rojin Kabaiş isyanımızdır” ve “natirsin natirsin em ê hesap bipirsin” sloganları atıldı.
Yürüyüş sırasında telefonla eyleme bağlanan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, öğrencilerin eylemine destek vererek, “Slogan atsınlar, desinler ki ‘Devlet bu hesabı neden vermiyor?’” dedi. Öğrenciler ise Kabaiş’in yalnız olmadığını belirtti.
Eğitim Fakültesi önünde açıklama yapıldı. Öğrenciler adına basın açıklamasını Zerda Akgün okudu.
Rojin’in ölümünün aydınlatılmadığını ve soru işaretlerinin giderilmediğini belirten Akgün, “Aradan iki yıl geçti. Üniversitemizde okuyan bir öğrencinin kaybolmasının ve ölümünün nasıl açıklanacağını, bir insanın yaşamına ilişkin gerçeğin nasıl ortaya çıkarılacağını sormak artık ertelenebilecek bir mesele olmaktan çıktı. Rojin’in ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Fakat bir ölümün üzerinden iki yıl geçmiş olması, geride kalanların sorularıyla yaşamaya alışması gerektiği anlamına gelmez. Zamanın geçmesi, belirsizliği olağanlaştırmaz. Bir dosyanın açık olması da tek başına adaletin sağlandığı anlamına gelmez. Bizim talebimiz yalnızca soruşturmanın devam etmesi değil, ölümün hangi koşullarda gerçekleştiğinin bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasıdır” dedi.
Dosyaya ilişkin tartışmaların yalnızca adli tıp bulgularıyla sınırlı olmadığını belirten Akgün, ailenin avukatlarının soruşturmanın ilk aşamaları, kamera kayıtlarının değerlendirilmesi ve olay günü bölgedeki araç hareketleri konusunda eksiklikler bulunduğunu belirterek yeni araştırmalar yapılmasını istediğini aktardı.
“HAKİKATİN PEŞİNDEYİZ”
Akgün, “Bu soruları sormak birilerini peşinen suçlamak değildir. Bu soruları sormak, gerçeğin ortaya çıkarılması için ısrar etmektir. Çünkü bir insanın ölümünün aydınlatılmasını istemek, herhangi bir varsayımın doğruluğunda ısrar etmekten farklıdır. Biz bir söylentinin değil, hakikatin peşindeyiz” dedi.
Sıra arkadaşlarının ölümüne kayıtsız kalmayacaklarını belirten Akgün, yetkili kurumlara soruşturmayı bütün yönleriyle ve titizlikle sürdürme çağrısında bulundu. Akgün, “Ailenin ve avukatlarının dile getirdiği soruların etkili biçimde değerlendirilmesini, eldeki delillerin eksiksiz incelenmesini ve hiçbir ihtimalin yeterince araştırılmadan dışarıda bırakılmamasını istiyoruz. Üniversite yönetiminden de öğrencilerin yaşam hakkı, güvenliği ve barınma koşulları konusunda sorumluluk üstlenmesini, öğrencilerin kaygılarını görmezden gelmeyen bir yaklaşım benimsemesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÜNİVERSİTELER ÖĞRENCİLERİN YAŞAMINDAN VE GÜVENLİĞİNDEN SORUMLUDUR”
Üniversite yönetiminin öğrencilerin yaşam hakkı, güvenliği ve barınma koşulları konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Akgün, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bugün buradan bir kez daha söylüyoruz: Rojin Kabaiş’in ölümü bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Ailesinin adalet arayışı yalnız bırakılmamalıdır. Soruşturmadaki bütün sorular yanıtlanmalı, deliller titizlikle değerlendirilmeli ve hakikat ortaya çıkarılmalıdır. Bizler, Rojin’in üniversitesinden arkadaşları olarak soruyoruz: Rojin’e ne oldu? Bu sorunun yanıtını öğrenmek istiyoruz.
Rojin Kabaiş için adalet istiyoruz.
Rojin’in ölümündeki bütün soru işaretleri giderilsin!
Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın!
Üniversiteler öğrencilerinin yaşamından ve güvenliğinden sorumludur!
Rojin’in ailesinin adalet arayışının yanındayız. Hakikat ortaya çıkana kadar bu dosyanın takipçisiyiz.”










