İSTANBUL- Kadın ve gençlik dahil olmak üzere çok sayıda kurum-kuruluşu ziyaret eden Enternasyonal Gençlik Heyeti’yle kurdukları temasları, süreci ve Abdullah Öcalan’ın mesajını konuştuk: Demokratik toplum şimdiden orada. Toprağa ekilmiş, çiçek açmaya hazır tohumlar gibi…
8 farklı ülkeden Türkiye’ye gelen Enternasyonal Gençlik Heyeti, Amed ve İstanbul başta olmak üzere kadın ve gençlik dahil olmak üzere çok sayıda kurum-kuruluş ziyaretinde bulundu. Enternasyonal Gençlik Heyeti içinde yer alana Niamh Lavina ve Francesco, gerçekleştirdikleri ziyaretlere dair izlenimlerini paylaştı. Niamh Lavina ve Francesco Nitrosi, ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kendileri için yolladığı mesaja dair görüşlerini paylaştı. Niamh Lavina ve Francesco Nitrosi, yaptıkları ziyaretler esasında en çok dikkatlerini çekenin Kürt halkının toprakla kurduğu bağ olduğunu ifade etti.
‘ABDULLAH ÖCALAN ÖZGÜR OLMALI’
İrlandalı Niamh Lavina, Türkiye’ye geliş amacının Kürt halkının siyasal ve toplumsal durumunu yakından gözlemlemek olduğunu ifade ederek, “Avrupa’da dışarıdan gördüğümüz gerçeklikten farklı. Oradan bakınca her şey çok uzak geliyor. Buraya gelmekteki asıl amacım bunu kendi gözlerimle görmekti” dedi.
Abdullah Öcalan’ın tecrit ve tutsaklık durumuna değinen Lavina, bunu korkunç bulduğunu söyledi. Lavina, “Abdullah Öcalan özgür olmalı” dedi.
‘BU ZİYARET GERÇEK BİR YÜZLEŞMEYDİ’
Enternasyonal Gençlik Heyeti’nin içerisinde 8 farklı ülkeden gençlerin bulunduğunu söyleyen Lavina, “Bence grubumuz gerçekten ilginç; farklı örgütlülük düzeylerinden ve farklı ideolojilerden geliyoruz, bu yüzden aramızdaki konuşmalar çok verimli, çok zenginleştirici oldu. İçine girdiğimiz bağlam Amed’de ve Nusaybin’de olmak, sonra Türkiye’ye geçmek bu konuşmaları daha da zenginleştirdi. Farkı, yolculuğun kendisinde bile gördük: Kürdistan’da her on kilometrede bir kontrol noktası varken Türkiye’ye geçince neredeyse hiç yoktu” ifadelerini kullandı.
Ziyaretin kendileri için “Gerçek bir yüzleşme” anlamına geldiğinin altını çizen Lavina, “Bize ulaşan medya Kürdistan’daki durumu anlatmıyor; genel medyada bu konu yok denecek kadar az. Böylece kendi medyamızın yozlaşmış ya da özgür olmadığını da fark ediyoruz” dedi.
‘SÜREÇ BİZLERE DE UMUT VERİYOR’
Türkiye’den büyük bir sorumlulukla ayrılacaklarını kaydeden Lavina, “Öcalan serbest bırakılmalı ve bu barış sürecinde bir aktör olmalı. Uluslararası gençlik delegasyonu olarak en çok yüzleştiğimiz mesele buydu. İrlanda için de durumun benzer olduğunu düşünüyorum. Burada ise farklı. Çünkü bu sizin yaptığınız bir seçim. Birlikte duruyorsunuz ve sürekli diyalog içindesiniz. Bu, İrlanda’daki bizlere de umut veriyor” şeklinde konuştu.
‘İLHAM VERİCİYDİ’
İlk izlenimlerini paylaşan heyet içinde yer alan Francesco Nitrosi, “Amed’deki merkezi görmek çok ilham vericiydi. Bir zamanlar Kürt halkının üzerinde ağır bir yük olan bir yaşamın sürdüğü bir yerin, bugün kültürün, eğitimin ve siyasi karşılaşmanın mekânına dönüşmesinin hikâyesi… Bu çok güzel. Kürt halkının gösterdiği direnç bizi derinden etkiledi. Kürt aileler bize karşı o kadar cömertti ki; bir an için de olsa onların hayatının bir parçası olmak, onlarla konuşmak çok güzeldi” dedi.
SÜREÇ DÜNYA İÇİN BİR ÖRNEK
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair de izlenimlerini paylaşan Francesco Nitrosi, “Bu, mücadelenin sonu değil; mücadeleyi yeni bir biçimde düşünmenin ve toplumun içinde gerçek bir demokratik toplum inşa etmenin yolu. Aynı zamanda pek çok insanın Türk devletinin bu süreçteki rolünden kaygı duyduğunu da gördüm” ifadelerini kullandı.
Francesco Nitrosi, öte yandan Barış ve Demokratik Toplum sürecinin dünyadaki devrim mücadeleleri için örnek olduğunu kaydetti.
DEMOKRATİK TOPLUM TOHUMU TOPRAĞA EKİLDİ
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün önemini vurgulayan Francesco Nitrosi, “O, gerçekten saygı duyulan bir önder figürü olabilecek tek kişi. Bu durumda devletin muhatap alabileceği, gerçekten konuşabileceği kişi. Aynı zamanda Kürt siyasi örgütlülüğünün ve bir bütün olarak Kürt toplumunun büyük bir gelişim içinde olduğunu hissediyorum. Açık söyleyeyim, bu süreçle ortaya çıkabilecek demokratik toplum şimdiden orada: toprağa ekilmiş, çiçek açmaya hazır tohumlar gibi” değerlendirmesinde bulundu.
‘BÜYÜK BİR ONURDU’
Abdullah Öcalan’ın kendilerine gönderdiği mesaja değinen Francesco Nitrosi, “Önder Apo’nun mesajını dinleme imkânı bulmak büyük bir onurdu. Avrupa’nın her yerinde yükselen aşırı sağa değinmesini çok ilginç buldum; buna karşı enternasyonal bir yaklaşıma ihtiyacımız olduğunu söylerken tamamen haklı. Bu uluslararası bir sorun. Kapitalizmin yöneldiği bu yeni evreye doğru biçimde yanıt verebilmek için örgütlü ve hazır olmak zorundayız. Ne yazık ki kitleleri örgütleyebilen ve toplumun bütün farklı kesimlerini birleştirebilen enternasyonal bir mücadele olmadan tünelin ucundaki ışığı bulamayacağız. Bu nedenle bugün ekolojik, feminist ve enternasyonal bir toplum olmak her zamankinden daha önemli” ifadelerini kulandı.









