ANKARA- Bilkent-İncek yol projesinin yeniden başlaması üzerine eylemlere başlayan ODTÜ’lü öğrenciler projenin halka değil sermayeye hizmet ettiğini söyleyerek, “Ormanımızın elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Yapımına 2017 yılında dönemin Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek tarafından başlatılan ve kamuoyunda “rant yolu” olarak adlandırılan yol projesi, bugün ABB Başkanı Mansur Yavaş tarafından sürdürülüyor. 3 Eylül’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) proje kapsamında başlanan asfalt çalışması ile birlikte ODTÜ’lü öğrenciler proje alanında nöbet eylemi başlattı.
Bilkent-İncek Yolu adıyla bilinen bu projenin hayvanların yaşam alanlarını parçalamakla kalmayıp doğal ekosistemi geri dönülemez şekilde bozacağı öngörülüyor. Proje her ne kadar “Ankara’nın trafik sorununa çözüm” olarak öne sürülse de kentsel rantı ve betonlaşmayı artıracağı düşünülüyor. Nöbet eyleminin ikinci gününde ise (4 Eylül) gençlerin üzerine iş makinesinin sürülmesiyle ODTÜ’lü öğrenciler geri adım atmayarak direnmeye devam etti.
PROJE HALKA DEĞİL SERMAYEYE HİZMET EDİYOR
Projenin iptal edilmesi için eylemlere katılan ODTÜ öğrencisi Ozan Yüksel, bu projenin kime yaradığını, ekolojik etkilerini ve buna karşı ne yapılması gerektiğini değerlendirdi.
Projenin temel amacının halka değil sermayeye hizmet etmek olduğunu belirten Yüksel, Ankara’nın trafik sorununun daha fazla yol inşa etmekle çözülemeyeceğine dikkati çekti. Ankara’nın ulaşım sorununun devam etmesine rağmen özel araçlara yapılan yolun mevcut sorunu daha da fazla artıracağını söyleyen Yüksel, “Yolun ODTÜ ormanını talan ederek yapılıyor olması başlı başına büyük bir sorun. ODTÜ ormanı ekolojik olarak çok çeşitli bir alan. Bu ormanın talan edilerek bir yolun yapılması ekolojiye büyük bir darbedir. Buna yol veya proje değil de ekolojik kıyım demek daha doğru bir tercih olacaktır. Proje birçok soruna yol açacak” dedi.
İlk başta projenin kapsadığı alanda 400 rezidansın olduğunu paylaşan Yüksel, projenin bürokratik ayağının gelişmesiyle birlikte rezidans sayısının 12 bine çıktığını kaydetti. Yüksel, projeyle birlikte rezidansların fiyatlarında artış yapılacağını ve sermaye sahiplerinin gücünün artırılacağını söyleyerek ayrıca biyoçeşitliliğin de yok edileceğini vurguladı. Yüksel, “Bunun amaçlarından eğer bahsedersek; halka hiçbir şekilde hizmet etmediğini, halkın ihtiyaçlarına yönelik bir tutum olmadığını görüyoruz. Bu kadar insan, sorunu gördüğü için eylemdeler. Proje, sermayeye hizmet etmek, ormanları talan etmek ve ekolojiyi mahvetmek dışında bir anlam taşımıyor” ifadelerini kullandı.
‘ELİMİZDEN ALINMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’
Projenin iptal edilmesi gerektiğini söyleyen Yüksel, “2017 döneminde de bu proje yapılırken halkın isyanları sonucu proje durduruluyor. Şu anda da bu projenin durdurulması için çalışıyoruz. Ormanımızın elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için yapılan yürüyüşler, açıklamalar, rant yolundaki çalışmalarını durdurma gibi çeşitli eylemlerde bulunuyoruz. Bunu yapmak zorundayız. Ekolojik kıyıma sessiz kalamayız ve kalmamaya da devam edeceğiz. Bu proje kaldırılmadığı sürece mücadelemize devam edeceğiz. Daha da büyüyerek bu yolu yaptırmayacağız” diye vurguladı.
‘BUNA KARŞI SESSİZ KALMAMALIYIZ’
Üniversite öğrencileri başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşları ve halka çağrıda bulunan Yüksel, “Ankara’da kalan son ormana sahip çıkalım. Bu orman sadece ODTÜ’nün değildir. Bu orman Ankara’nın kalan son ormanıdır. Şu an göz göre göre talan ediliyor. Buna karşı sessiz kalmamalıyız. Daha fazla örgütlenmeli ve mücadelemizi büyütmeliyiz” dedi.









