İSTANBUL-Kadıköy’de gerçekleşen 1 Eylül Dünya Barış Günü yürüyüşüne katılan gençler barışa, sürece ve gençliğin rolüne ilişkin konuştu.
Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolaysıyla Kadıköy’de bulunan Boğa Heykeli önünden Kadıköy Meydan’a kadar yürüyüş yaptı. Yürüyüşte gençlik örgütleri de yerini aldı. Açılan pankartlar ve atılan sloganlarda öne çıkan barış vurgusu oldu. Gençlerin yoğun katıldığı yürüyüşte Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair de mesajlar verildi. Özellikle gençlerin slogan ve pankartlarına yansıyan mesajda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün halkların özgürlüğü olduğu vurgulandı. Eylemde ön sıralarda yerini alan kadınlar, barışa dair güçlü mesajlar verdi. Yürüyüş sırasında bir ırkçı grup tarafından provokasyon yapıldı. Provokasyonu boşa çıkaran kitle yürüyüşlerine devam etti.
Eyleme katılan gençler ile barışa, sürece ve gençliğin rolüne ilişkin konuştuk.

‘İLK KEZ EYLEME KATILIYORUM’
1 Eylül Dünya Barış Günü yürüyüşünde yer alan Asmin Aykoç, ilk defa böylesi bir eyleme katıldığını söyledi. İlk izlenimlerini paylaşan Aykoç, gençlerin katılımının az olduğunu, böylesi bir etkinliğe gençlerin katılımlarının daha fazla olması gerektiğini belirtti. Sadece savaşın olmaması barış için yeterli olmadığını belirten Aykoç, savaşın karşısında her zaman durulması gerektiğini kaydetti. Aykoç, “Kadınlar, çocuklar, halklar hiçbir zaman savaşta katledilmemeli” diyerek savaşa karşı barışın daha gür sesle çıkması gerektiğini ifade etti.

‘SADECE SİLAH BIRAKMAKLA BARIŞ GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ’
Yürüyüşe katılan Ramazan Sevlim, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolaysıyla yürüyüşe katıldıklarını belirterek, barışın özellikle Ortadoğu topraklarında daha da çok anlam kazandığını söyledi. Savaşın dayatıldığı Ortadoğu ülkelerinde tek çarenin barışın olduğunun altını çizen Sevlim, barışın sadece savaşa sıkıştırılmaması gerektiğini kaydetti. Sevim, “Barış sadece silahsızlanma, güvenlikçi politikalarla yaklaşacak bir şey değildir kesinlikle. Barış huzur, kardeşlik geleceği beraber tasarlamak demektir. Bu yüzden sadece silah bırakmakla barış gerçekleştirilemez maalesef” ifadelerini kullandı.
‘SÜREÇ TÜM DÜNYA İÇİN BÜYÜK BİR UMUT’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Sevim, “Başta 4 parça Kürdistan olmak üzere tüm Ortadoğu’da ve dünya için büyük umut taşıyor. Barış süreci farklı halkların bir arada yaşayarak demokratik ulusun şekillenebileceği, her halkın kendini var edeceği, farklılıkların zenginlik olarak kabul edileceği yolunu gösteriyor bize. Bu süreci sadece Kürt-Türk çatışmasının durması olarak nitelendirmemek gerekir. Bu anlamı aşan, daha fazlasını bize gösteren bir noktada kalıyor barış süreci” dedi.
BARIŞ MESAJI
1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dair görüşlerini paylaşan Sevlim, “Hep beraber kardeşçe, yoldaşça birlikte yaşamak ve yaşamı güzelleştirmek adına, sadece bir günün değil 365 günün dünya barışı olması dileğiyle mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

‘ADİL BARIŞ OLUNCAYA KADAR İSYANDAYIZ’
Yürüyüşe katılan bir diğer genç kadın Simay Atakay. 3’üncü Dünya Savaşı’nın giderek güçlendiğini kaydeden Atakay, böylesi süreçte barış vurgusu yapmanın öneminin altını çizdi. Atakay, aynı zamanda böylesi süreçlerde kadın özgürlüğü konusunun da çok önemli bir yerde durduğunu belirterek, en çok sömürülen, yerinden edilen ve yoksullaştırılanların kadınlar olduğunu ifade etti. O yüzden barışın öznelerinin kadınlar olması gerektiğini söyleyen Atakay, adil bir barışın gerçekleşinceye kadar genç kadınlar olarak isyanda olduklarını kaydetti.
‘YÜZLEŞMEK GEREKİYOR’
Barışın gerçekleşmesinin sadece savaşın kaldırılmasıyla açıklanamayacağını vurgulayan Atakay, “Yıllardır işlenen kirli savaş suçlarıyla, uygulanan özel savaş politikalarıyla yüzleşilmesi gerekiyor. Kürdistan’daki cins kırımı ve şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması, hesabının verilmesi gerekiyor. Kadınlar için gerçek adaletin sağlanması gerekiyor. Barış için eşitlik gerekiyor. Eşitlik için eş temsiliyet gerekiyor. Barış için kadını ve toplumu baskı ve sömürü altında tutan tüm siyasi toplumsal mekanizmalarının ortadan kaldırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Atakay, eşit ve özgür bir yaşam talebini haykırmaya devam edeceklerini söyledi.

‘1 EYLÜL’Ü ABDULLAH ÖCALAN’LA KUTLAMAK İSTERDİK’
Mikrofon uzattığımız Aydın Koçuk, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’ya barışın gelmesi istemiyle yürüyüşe katıldığını ifade eden Koçuk, “İçimizde bir ukde var açıkçası. Çünkü bilindiği üzere Kürt Halk Önderi sayın Abdullah Öcalan yıllardır içeridedir. Biz bu 1 Eylül’ü sayın Abdullah Öcalan’la Amed Sur’larında kutlamak isterdik. Umuyoruz ki bir sonraki 1 Eylül’ü başta halklar önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm arkadaşlarımızla kutlayacağız. Bunun için çalışacağız” dedi.
‘BU COĞRAFYA YETERİNCE ÖLÜM GÖRDÜ’
Binlerce gencin yürüyüşe katıldığını ve hep bir ağızdan “Bijî Serok Apo” sloganı atıldığını paylaşan Koçuk, burada verilmek istenen mesajın görülmesi gerektiğini belirtti. Koçuk, “Hem gerilla hem asker aileleri olarak artık bu coğrafya yeterince ölümleri gördü. Biz bugün barışı sağlamak istiyoruz” diyerek devletin barış için daha da cesaretli adımlar atması gerektiğini vurguladı.

BARIŞ TALEBİ YÜKSELTİLMELİ
Mikrofon uzattığımız Selinay Uzuntel de emperyalizmin dünyayı savaşa sürüklediğini ve bunun karşısında barış ve eşitlik taleplerinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin soyut barış tartışmasından fazlasına ihtiyacının olduğunu kaydeden Uzuntel, “Sadece savaşların durduğu bir barış yetmez. Aynı zamanda sömürünün son bulduğu, demokrasinin gerçekleştiği, eşit ve kardeşçe bir yaşama ihtiyaç var. Bunu tüm gençlere anlatmaya ihtiyaç var” diyerek birleşik mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söyledi.

‘UMUTLU OLALIM’
Son olarak konuşan Eylül Vural, kendisi gibi birçok gencin emperyalizmin Ortadoğu’yu savaşa sürüklediğini gördüğünü belirterek, barışın gerçekleşebilmesi için mevcut otoritelerin değişmesi gerektiğini ifade etti. Eylül Vural, insanların barıştan ve değişimden yana umutlarının olması gerektiğini kaydederek, mücadele etmenin önemine vurgu yaptı.






