İSTANBUL- 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi’ni değerlendiren gençler, emperyalist düzene karşı birleşik mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Bu dönemde gençliğin en büyük görevi örgütlenmektir. Türk ve Kürt gençleri olarak mücadele birliği kurmalıyız” dedi.
36. NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz’da Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşecek. Zirve öncesi iktidar sol sosyalist gençlik örgütlerine geniş kapsamlı saldırı operasyonu başlattı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında bugün itibarıyla toplam 178 kişi tutuklandı. Zirvenin gerçekleşeceği tarihe kadar tutuklu sayısının artacağı bekleniyor. Gençlik örgütlerinin NATO Zirvesine karşı Türkiye’de gerçekleştirdiği eylemlere de polis sert bir şekilde saldırıyor. Buna rağmen gençlik örgütleri Ankara ve İstanbul başta olmak üzere eylemlerine devam ediyor.
İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi üyesi Maral Çölekoğlu ve Mücadele Platformu üyesi Heval Köse ile NATO Zirvesi’nin anlamını, zirve öncesi iktidarın saldırılarını ve emperyalizmin Ortadoğu’ya yönelik müdahalelerini konuştuk.
ÇÖZÜM BİRLEŞİK MÜCADELEDE
Maral Çölekoğlu, Türkiye’nin NATO’nun hem üyesi hem merkezi olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin de bir savaş üssüne çevirmek istenildiğini söyledi. Çölekoğlu, Türkiye’nin emperyalizmle kökten ortaklaştığını belirterek, savaş sistemine karşı duran gençlerin de hedef haline getirildiğini ifade etti.
Tarih boyunca emperyalizmin karşısında direnen gençliğin her daim olduğunu vurgulayan Çölekoğlu, zirve öncesi gençlik örgütlerine gelişten saldırılara dikkat çekerek, “Her zaman bu insanlar cezalandırılmaya, susturulmaya çalışıldı. Şuan da bir korku iklimi yaratılmaya çalışıyor. Zaten öğrencilerin üzerinde kocaman bir ekonomik, aile baskısı var. Zaten aile üzerinden de yıldırma politikaları var. Devrimci gençlerin hayata dair söz kurabilecekleri alanları daraltma veya ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır aslında. Birleşik emperyalist faşist düzene karşı ancak birleşik bir mücadele ile karşılık verilebilir. Burada gençliğe düşen her daim ortaklaşmayı sağlayabilmesi ve söz kurmaya devam etmesi. Çünkü ancak beraberken güçlüyüz ” dedi.
‘NE NATO’YU NE ZİRVEYİ KABUL ETMİYORUZ’
Heval Köse, NATO’nun halkların katili olduğunu ve Türkiye’de toplanmasını asla kabul etmeyeceklerini söyledi. NATO’ya karşı konulan tepkilerde NATO’nun dışsal bir olgu olarak ele alındığını ifade edene Köse, “Biz de burada NATO’nun aslında Türkiye’nin iç dinamiği olduğunu, kapitalizme tam bağımlı bir ülke olduğunu, bu yüzden Türkiye’nin işbirlikçi ekonomisi yıkılmadan NATO’nun dağılamayacağını değerlendiriyoruz. NATO, politik ve askeri bir örgüttür. Türkiye’de bunun en büyük askeri gücünü oluşturuyor. Bu yüzden ne NATO’yu ne zirveyi kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
GENÇLİĞİN DÖNEM GÖREVİ ÖRGÜTLENMEKTİR
NATO Zirvesi öncesi gerçekleşen operasyon ve tutuklamaları değerlendiren Köse, “AKP, dinci faşist bir iktidardır. Zaten ABD desteğiyle iktidara gelmiştir. Kendisinden bunu bekliyorduk zaten. Faşizmin saldırılarını mücadele tarihimizden biliyoruz ve buna karşı nasıl mücadele etmemiz gerektiğini de biliyoruz. AKP veya ABD faşizminin saldırılarına karşı biz de saldırı halindeyiz. Sonuna kadar bu saldırılar karşısında direneceğiz” diye konuştu.
Emperyalizmin savaş politikalarına karşı gençliğin her zaman ayakta olduğunu vurgulayan Köse, gençliğin dönem görevlerine ilişkin şunları söyledi: “Bu dönemde gençliğin en büyük görevi örgütlenmek ve anti-faşist mücadeleyi büyütmektir. Türk ve Kürt gençleri olarak mücadele birliği kurmalıyız. Faşist saldırılara karşı onların anladığı dilden cevap vermeliyiz.”









