İSTANBUL– Kürtçeye yönelik asimilasyon politikalarına karşı Türkiye ve Kürdistan’da bulunan birçok üniversitede çalışmalara başlayacak TEV-KOM üyesi üniversiteli gençler ajansımıza konuştu: Asıl amacımız Kürtçenin statüsüdür, Kürtçe artık eğitim dili olmalı.
Kürtçe, ülkenin en büyük ikinci dili olmasına rağmen, “kaybolma tehlikesiyle” karşı karşıya. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla başlayan Kürtçenin yasaklanması süreci, 1980 askeri darbesinin ardından artarak, 19 Ekim 1983’te çıkarılan 2932 sayılı yasayla özel hayatta dahi yasaklandı.
Türkiye’de asimilasyon politikaları bugün hala varlığını sürdürüyor. Bunlara karşı Kürtler, diline ve kültürüne sarılmaktan bir an olsun vazgeçmeyerek, dilini ve kültürünü bu günlere kadar getirmeyi başardı. Yalnız günümüzde asimilasyon politikalarının etkisi, özellikle Kürt gençleri arasında gündelik konuşma dilinin Türkçe olmasıyla kendini gösteriyor. Kürtçenin geri planda bırakılması durumu “tehlike altındaki diller” kategorisine girmesine neden oluyor.
Üniversiteli Kürt öğrenciler, asimilasyon politikalarına karşı büyük bir adım attı. Kürt dili ve kültürü üzerine çalışmalar yürüten üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Kurdî topluluklar, Kürt Dili, Kültürü ve Sanatı Üniversite Toplulukları Koordinasyonu’nu (TEV-KOM) kurdu.
18 Ekim’de İstanbul’da kuruluşunu ilan eden TEV-KOM, kurslar, seminerler, bilinçlenme atölyeleri ve çeşitli etkinliklerle, Kürt gençlerine ulaşmayı ve Kürtçeyi yaygınlaştırmayı hedefliyor. Mikrofon uzattığımız üniversiteli gençler, TEV-KOM’un çalışmalarına ve anadilin önemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Çalışmalar komün ruhuyla yürütülüyor
Diyar Sağlam, Türkiye ve Kurdistan’da bulunan birçok üniversitede TEV-KOM’un kurulduğunu dile getirdi. Kürtçe başta olmak üzere diğer tüm dillerin de resmiyette tanınması ve eğitim dili olmasını savunduklarını belirtti. Özellikle Kürtçe’nin üzerindeki baskı ve politikalara dikkati çeken Sağlam, “Kürtlerin dili ve kültürü bu topraklarda yasaklandı. Buna karşı verilen direnişlerle bugüne kadar gelindi. Bugün bizler Kürt gençleri olarak Kürtçeyi savunuyoruz ve resmi olmasını istiyoruz. Sadece bu mücadeleyi üniversitelerde değil, her alanda sürdüreceğiz” dedi.
Kürtçenin statüsünün sağlanmasında gençlerin rolüne vurgu yapan Sağlam, “Amacımız bir araya gelip bir birimizden güç almak. Kürtçe’yi bu topraklarda resmileştireceğiz. Çalışmalarımız, planlamalarımız var. Yeni kurduğumuz bir çalışmadır. Eksiklikleri olabilir ve bunun için halkımızdan da özür diliyoruz. Ama biz halkımıza ve arkadaşlarımıza güveniyoruz. Öncülerimize söz verdik. Bunu başarıya ulaştıracağız. Özellikle gençler olmak üzere tüm halkımıza çağrı yapıyoruz; Bu evin içinde hep birlikte komün ruhuyla çalışacağız” diye konuştu.

Gençler her yerde Kürtçe konuşmalı, Kürtçe yaşamalı
Melisa Çelik, Kürt gençlerinin kendi arasında Kürtçe konuşmasının önemine vurgu yaparak, “Tüm Kürt gençleri her yerde Kürtçe konuşmalı, Kürtçe yaşamalı. Dillerini unutmasınlar, konuşsunlar. Bu düşüncelerle TEV-KOM’un çalışmalarında yer alacağız. Asıl amacımız Kürtçe’nin statüsüdür. Kürtçe artık eğitim dili olmalı. Kürt çocukları Kürtçe konuşmalı” ifadeleri kullandı.

Dilimizin unutturulmasına izin vermeyeceğiz
Seyfettin Özpınar, öncelikli amaçlarının üniversitelerde gençler arasında Kürtçenin yaygınlaştırmak olduğuna dikkati çekerek, “Amed’den tutalım Wan’a, İstanbul’dan tutalım İzmir’e kadar üniversite öğrencileri olarak bir araya geldik. Bunu bir komin çalışması olarak ele alıp yürütüyoruz. Eğitimlerle kendimizi geliştirmek ve bunu yaygın hale getirmeği hedefliyoruz” dedi. Özpınar, özellikle Kürt gençlerinin diline sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, “Asimilasyon politikalarına karşı ses çıkarmamız gerekiyor. Yoksa gittikçe dilimizi unutuyoruz. Biz üniversiteli Kürt öğrenciler olarak dilimize sahip çıkıyoruz. Unutturulmasına izin vermeyeceğiz. Yaşamın her yerinde konuşacağız, konuşturacağız” ifadelerini kullandı.

Anadilimiz bizim yaşam sebebimizdir
Amara Ceren Tayfur ise Kürtçenin tarihsel olarak üzerindeki baskılara dikkat çekerek, her koşul altında da Kürt dili ve kültürünün varlığını bu günlere kadar sürdürdüğünü vurguladı. Tayfur, şöyle devam etti: “ Öncülerimiz dil ve kültürümüzü çok zorlu koşullar altında bu günlere kadar getirebildi. Bundan sonra da anadilin önemi ve genç arkadaşlara bunu taşırmak için burada bulunuyoruz. TEV-KOM’da bunun için kuruldu. Anadilimiz bizim yaşam sebebimizdir, her şeyimizdir. O yüzden anadilimizi öğrenmek ve öğretmek gerekiyor. Bir çok üniversite olarak çalışmada birleştik. Kürtçe’de bir söz var; Zimanê me hebûna me ye, zimanê me çanda me ye, zimanê me dîroka me ye û zimanê me nasname me ye. Bu slogan adı altında bütün gençlere anadilimizi konuşmaya, yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya davet ediyorum.”
BERÛ / Enes Sezgin-Fermandar Kardeş









