Enter your email Address

  • Anasayfa
Çarşamba, Şubat 18, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Analiz

‘Biz Bu Uygarlığın Düşmanıyız’

1 Ocak 2026
in Analiz
0
Özel Savaş ve Bilincin Esareti
Share on FacebookShare on Twitter

Maksim Gorki’nin Ana romanında, yargılanan genç bir devrimci sosyalistin savunması, aradan yüz yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Çünkü savunmasında genç şöyle diyordu: “Sizi sivil polisler besliyor, kadınların, genç kızların ahlakını bozuyor, onları yoldan çıkarıyorsunuz. İnsanları hırsız, katil yapıyor, onları ispirto ile zehirliyorsunuz, sonra mahpushanelerinizde hepsini çürütüyorsunuz. Halklar arasında savaşlar, fuhuş, bütün ulusun bir sersemlik içinde uyuşması… İşte sizin uygarlığınız! Evet, biz bu uygarlığın düşmanıyız.”

Günümüzde yürütülen savaşlar, bir taraftan ölüm, talan, kan ve gözyaşını kendisiyle getirirken diğer taraftan ise toplumsal çürümeyi beraberinde getirmektedir. Yıllardır Kürdistan’da devam eden savaş politikaları sadece Kürt halkına değil, Türkiye toplumsallığına da çok büyük bir bedel olarak yansımıştır. Bu savaşın politikaları sadece hasım güçlere karşı uygulanan bir durum değildir. Aynı zamanda kendi tabanını da ayakta tutabilmek için oraya yoğun bir psikolojik destek sunmak zorundadır. Bu savaşın merkezindekiler bu amaçla örgütlediği teritoryal birliklerini ve trollerini de aynı hassasiyetle beslemek ve kendi etrafında tutmak zorundadır. Bunun için ürettiği birçok araç mevcuttur. Futbol, fuhuş ve uyuşturucu bu amaçla en yaygın kullanılan aygıtlardır. Cemaat örgütlenmelerinden sosyete partilerine kadar pek çok araç, kendi yandaş kitlesinin psikolojisini “ayakta tutabilmek” için başvurulan yöntemlerdendir. Bu yöntemlerin geneline kısaca özel savaş denilmektedir.

Oktar cemaatinden, son dönemde gündeme giren Habertürk merkezli “ünlüler operasyonu”na kadar, kontrolden çıkan birçok güce dönük haberler, aslında özel savaş uygulamalarının genişliğini ve derinliğini göstermektedir. Aynı biçimde futbol camiasına dönük haberleri de bu kapsamda değerlendirmek gerekmektedir.

Çünkü bugüne kadar tüm topluma ve mücadele dinamiklerine karşı uygulanan topyekûn savaş, aynı oranda özel savaş merkezini de etkilemektedir. Kaldı ki bu durum, savaşın diyalektiğinden bağımsız ele alınamaz. Kürdistan’da derinleşen savaş, Türkiye’de de toplumsal bir yozlaşma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunu direnen toplumsal hareketler her fırsatta dile getirmiştir. Hatta bir dönem bu kirli savaşın merkezinde yer alanlardan biri olan Sedat Peker de, savaşın finanse edilmesi için derin devletle birlikte yaptıkları toplantıyı, o toplantıda “uyuşturucu trafiğinin Türkiye üzerinden yönetilmesi gerektiğini” kimlerle ve nasıl kararlaştırdıklarını açıklamıştır.

Dolayısıyla açığa çıkan tüm bu kirli ilişkiler sürpriz olmamalıdır. Kürdistan’da daha yaygın ve daha kolay ulaşılır olan uyuşturucu ve fuhuş, özel savaş merkezinde daha “elit” ve daha seçmeci bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Kürdistan’da ekstazi, Türkiye sosyetesinde ise kokain vardır. Aradaki fark bundan ibarettir. Bu nedenle açığa çıkan gerçekleri özel savaş politikalarından bağımsız değerlendiremeyiz.

Kürdistan’da bu kirli savaşın kirli aygıtları yıllardır devrededir. Bunun sonucu olarak genç kadınlara yönelik gerçekleştirilen tecavüz ve katliamlar çoğu zaman faillerin lehine sonuçlanmıştır. Çünkü bunların tamamı bu kirli savaşın bir yöntemi, bir politikası olarak uygulanmaktadır.

Adnan Oktar’ın kurucusu olduğu “A9 TV” skandalları, yakın tarihin belleğinde hâlâ sıcaklığını korumaktadır. Dolayısıyla Mehmet Akif Ersoy ve beraberindekilerin yaşadıkları da tesadüf değildir. Bunların tamamı, her şeyini özel savaş politikalarına göre düzenlemiş olan derin devletin gizli savaş mekanizmasından bağımsız düşünülemez. Uzun zamandır “havuz medya” olarak adlandırılan medyanın, bunların katbekat ötesinde pisliklerin döndüğü alanlar olduğu da artık sır değildir. Nitekim derin devletle çıkarları çatışan Sedat Peker’in ifşaları da bunu doğrulamaktadır.

Yazımızın başındaki alıntıya dönecek olursak: “Halklar arasında savaşlar, fuhuş, bütün ulusun bir sersemlik içinde uyuşması… İşte sizin uygarlığınız! Evet, biz bu uygarlığın düşmanıyız.” Modernlik adına topluma ve halklara sunulan bu çürümüş ve yozlaşmış yaşam biçiminin elbette düşmanı olmak gerekir. Bu modernizmin, giderek katil bir sisteme dönüştüğünü söylemek mümkündür. Toplumun ahlaki, toplumsal ve kültürel değerlerini öğüten bir sistemsel döngünün çarklarıyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla sistemin safrasına bile sığmayacak bu kir ve pasın uluorta dökülmesinden daha doğal ne olabilir?

Zaten özel savaş rejimi, zafer için her şeyin mubah olduğunu ilan etmişti. Bu nedenle dökülen kir ve pas, aslında halklara karşı yürütülen savaşın bir yansımasından başka bir şey değildir. Bunların tümü, artık sistemin safrasının bile tıka basa dolduğunun göstergesidir.

Son süreçte bunlar, adeta savaş tamtamları gibi, işsiz ve aç kalacakları korkusuyla Devlet Bahçeli’yi trol linçine uğratma noktasına gelmişlerdir. Zaten bir “süreç”ten söz edilir edilmez bu yapının kapsamı daha iyi anlaşılmıştı. Devlet etrafında örülen bu rantçı ağın büyüklüğü de kamuoyu tarafından görülür hâle gelmiştir. Tıpkı atalarından devraldıkları katil sistemin parçalanacağı korkusuyla her yere saldırmaları gibi… Yozlaştırdıkları iğrenç dünyalarında kurdukları yaşam biçimini sürdüremez hâle geldiklerinden, her şey artık şapır şapır dökülmektedir.

Bu nedenle biz gençlerin, en başta onların bu tuzaklarından kurtulabilmek için bu gerçeği daha güçlü görmesi ve kavraması gerekmektedir. Çünkü onlar yaşamın her alanındadır: televizyon ekranında, sanal âlemde, sokakta, pazarda, okulda — şurada! burada! orada! HER YERDE saldırı hâlindedirler.

Tıpkı Dehaq gibi, her an genç beyin yiyen bir canavar misali tüm toplumu sarmışlardır. Her an ve her saniye aydınlık geleceğimizi zehirleyen bir rejimle karşı karşıya olduğumuz bilinciyle, kendi öz örgütlenmemizi ve öz savunmamızı geliştirmek zorundayız. Onların saldırganlığına ancak kendimizi örgütlü, bilinçli ve eylemli kıldığımızda karşı koyabiliriz. Zaman kaybetmemeliyiz; tam tersine acele etmeliyiz. Çünkü kuracağımız bir geleceğimiz, sahip çıkacağımız sokaklarımız ve mahallelerimiz var. Tıpkı Gorki’nin romanında olduğu gibi, analarımız ve onların oğulları ve kızlarıyla yaşamı savunmak zorundayız. Bizden başka da bu yaşamı savunacak kimse yoktur.

Arjen Bilen

Önceki Haber

Rabia Naz Vatan’ın Şüpheli Ölümü AİHM’e Taşındı

Sonraki Haber

Öğrenciler Yurtta Mahsur Kaldı

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Öğrenciler Yurtta Mahsur Kaldı

Öğrenciler Yurtta Mahsur Kaldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
Enternasyonalist Genç Schwiz: Gözaltında Cinsel Şiddete Maruz Kaldık

Enternasyonalist Genç Schwiz: Gözaltında Cinsel Şiddete Maruz Kaldık

13 Şubat 2026
Lise Öğrencisi Saç Örme Videosu Gerekçesiyle Tutuklandı

Tutuklanan Lise Öğrencisine Çıplak Arama

13 Şubat 2026
Ev Baskınında Kürtçe Konuşan Aileye Ölüm Tehdidi

Ev Baskınında Kürtçe Konuşan Aileye Ölüm Tehdidi

10 Şubat 2026
Değer Gördüğünde İnsan

Değer Gördüğünde İnsan

16 Şubat 2026
Zeren Ertaş Davasında Karar Sonrası Tepki

Zeren Ertaş Davasında Karar Sonrası Tepki

0
İzmir’de Öğrenciler Anadilde Eğitim Paneli Düzenleyecek

İzmir’de Öğrenciler Anadilde Eğitim Paneli Düzenleyecek

0
Aydın Erdem Dosyasında Cezasızlık Sürüyor

Aydın Erdem Dosyasında Cezasızlık Sürüyor

0
İzmir’de Zeren Ertaş İçin Yürüyüş

İzmir’de Zeren Ertaş İçin Yürüyüş

0
Zeren Ertaş Davasında Karar Sonrası Tepki

Zeren Ertaş Davasında Karar Sonrası Tepki

17 Şubat 2026
İzmir’de Öğrenciler Anadilde Eğitim Paneli Düzenleyecek

İzmir’de Öğrenciler Anadilde Eğitim Paneli Düzenleyecek

17 Şubat 2026
Değer Gördüğünde İnsan

Değer Gördüğünde İnsan

16 Şubat 2026
Aydın Erdem Dosyasında Cezasızlık Sürüyor

Aydın Erdem Dosyasında Cezasızlık Sürüyor

16 Şubat 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.