Enter your email Address

  • Anasayfa
Salı, Nisan 21, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Analiz

Zincirler Görünmez Olunca

21 Eylül 2025
in Analiz, Genç Kalemler
0
Zincirler Görünmez Olunca
Share on FacebookShare on Twitter

Sistem, toplum üzerindeki tahakkümünü sadece zor aygıtlarıyla kurmuyor. Asıl olarak, günlük ilişkilerimizde, alışkanlıklarımızda, rutinleşmiş davranışlarımızda kuruyor. Öyle ki çoğu zaman farkına bile varamıyoruz; her şey bize çok doğal ve kaçınılmazmış gibi geliyor.

Evde, okulda, işyerinde, sokakta… Tahakküm her yerde aslında. Babaların evde “son sözü” söylemesi, öğretmenlerin öğrencilere üstenci bakması, patronun buyurganlığı… Kadınların söz hakkının ellerinden alınması, gençlerin bastırılması, emeğin değersizleştirilmesi… adeta yaşama içerilmiş bu tahakküm biçimi, egemen sistemin temelini oluşturuyor. Böylece insanlar, toplumun kılcal damarlarına kadar sinmiş bu tahakkümden farkına varmadan paylarını almış oluyor.

Açık ki sistem, yalnızca yasalarla işlemiyor. Daha çok ”yumuşak güç” de denilen kültürel ve siyasal politikalarla yürüyor. Sistem, tahakküm kültürünü en çok eğitim, medya, aile gibi kurumlar aracılığıyla insanlara aşılıyor. Yine çok incelikle belirlenen toplumsal normlar yoluyla kendi tahakkümünü meşrulaştırıyor. Örneğin okullarda öğretilen tarih, genellikle egemenlerin tarihidir ve gerçeklikten uzak yorumlardan ibarettir. Medya, gerçekleri düzenin belirlediği çerçevede işliyor ve neyi nasıl düşünmemiz gerektiğini belirliyor. Kullanılan dil ve deyimler, kadın ve erkek rolleriyle ilgili mesajlar tamamen buna hizmet ediyor. Aile ve toplumsal gelenekler de benzer şekilde davranışlarımızı etkileyerek sürekli şekillendiriyor.

Sistematik olarak üretilen bu tahakküm kültürü, adeta görünmez iplikler gibi birbirine bağlıdır ve sistemin her gün sürdürülmesini sağlıyor. Bir genç fikrini söylemekten çekiniyorsa, bir kadın sözünü geri çekiyorsa, bir çalışan emeğinin hakkını isteyemiyorsa, bunun sebebi sessizce örülen bu tahakküm zincirlerinden başka bir şey değildir. Hâkimiyet öyle derindir ki, hedef olanlar için her şey sıradan gelir; tıpkı günlük rutinler gibi, alışkanlıklarla kendini her gün yeniden tekrarlıyor.

Elbette bu bir kader değildir. Ve özgürlük de tıpkı tahakküm gibi; günlük yaşamın içindedir. Özgürlük, ne süslü laflarda ne de hayatımız boyunca peşinde koşup varamayacağımız bir amaçta saklıdır. Özgürlük, yaşama karşı takındığımız tavırda, dilimizde, ilişkilerimizde, davranışlarımızdadır… Tahakküm ilişkilerini sorgulamak, gerçekleri görmemizi sağlarken; tutum almak, özgürleşmenin belki de bir ilk adımıdır.

Her gün, her ilişkide verdiğimiz küçük kararlar görünmez zincirlerin kırılmasına ya da güçlenmesine hizmet eder. Onaylamak ya da reddetmek, susmak ya da ses yükseltmek… Bunlar belki çok fark edilmez, ama sistemi yaşamda mahkum etmenin temel eylemleridir. Öyle ki yaşamın en basit akışında bile, egemenliğin sürmesini ya da çözülmesini sağlayacak seçimler mutlaka vardır.

Kadınların özgürlüğünü, gençlerin söz hakkını, emeğin değerini savunmak; aile içinde, okulda, mahallede, işyerinde veya sosyal medyada fark yaratmak demektir. Bu, her bireyin kendi yaşamında ve ilişkilerinde sistemi örüp sürdüren mekanizmaların yeniden üretimini çözme sorumluluğunu üstlenmesiyle başlar. Zincirleri örmek bu zihniyetin işi ise, onları gevşetmek ve çözmek bizim görevimiz olmalı.

Tabi zincirleri çözmek yalnızca bireysel sorgulamayla sınırlı bir olay değildir; dayanışmayı ve kolektif mücadeleyi de gerektirir. Bir kadın ev içinde söz hakkını talep ettiğinde, bir genç okulda fikirlerini dile getirdiğinde, bir işçi emeğinin karşılığını istediğinde yalnız değildir. Mahallede kurulan dayanışma ağları, öğrencilerin ortak talepleri, işçilerin örgütlü direnişi… İşte tüm bu örgütlenmeler, görünmez zincirleri görünür kılar ve çözülmelerini hızlandırır.

Somut örnekler bize zincirlerin gevşetilebileceğini gösteriyor: Evde kararların herkesin katılımıyla alınması, okulda öğrencilerin fikirlerinin dikkate alınması, işyerinde çalışanların kolektif biçimde haklarını savunması… Medyada ayrımcı dili reddetmek, mahallelerde dayanışma ağları kurmak, kültürel yaşamda baskıcı gelenekleri sorgulamak ve toplumsal cinsiyet rollerini eşitlik temelinde yeniden tanımlamak zincirleri kırmaktır.

Unutmamalıyız ki, tahakkümün örüldüğü yer, aynı zamanda özgürlüğün filizleneceği yerdir. Ne kadar göz yumarsak, tahakküm o kadar derinleşir. Ne kadar sorgular, dayanışır ve mücadeleye katkı sunarsak, özgürlük o kadar sağlanır. Günlük yaşamın sıradan anları, toplumsal değişimin ve özgürlüğün sahnesidir.

Bu nedenle sorulması gereken soru yakıcı da olsa basittir:
“Ben bugün, kendi davranışımla bu sitemin güçlenmesine mi katkıda bulundum, yoksa özgürlüğün filizlenmesine mi?”

Zincirler görünmez olunca, onları kırmak için önce görmek gerekir. Görmek ise yalnızca başlangıçtır; asıl özgürlük, gördükten sonra birlikte değiştirmeye cesaret edenlerin eseridir.

      Sema İnal

Önceki Haber

KYK Yurdunda Kapasite Sorunu: Nefes Alamıyoruz

Sonraki Haber

Gençlerin Çoğu Aile Desteğiyle Ayakta

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Gençlerin Çoğu Aile Desteğiyle Ayakta

Gençlerin Çoğu Aile Desteğiyle Ayakta

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

17 Nisan 2026
TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

18 Nisan 2026
TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

19 Nisan 2026
TEV-KOM Deklarasyonuna Çağrı: Dilimize Sahip Çıkalım

TEV-KOM Deklarasyonuna Çağrı: Dilimize Sahip Çıkalım

16 Nisan 2026
Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

0
İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

0
Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

0
Gençler İçin Alternatif Bir Kültür Sanat Merkezi: Amargî Kapılarını Açıyor

Gençler İçin Alternatif Bir Kültür Sanat Merkezi: Amargî Kapılarını Açıyor

0
Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

21 Nisan 2026
İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

20 Nisan 2026
Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

20 Nisan 2026
Gençler İçin Alternatif Bir Kültür Sanat Merkezi: Amargî Kapılarını Açıyor

Gençler İçin Alternatif Bir Kültür Sanat Merkezi: Amargî Kapılarını Açıyor

20 Nisan 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.