MÊRDÎN – DEM Parti Mêrdîn Gençlik Meclisi’nin Nisêbîn’de düzenlediği panelde konuşan Çetin Arkaş, gençlere “Asla kendinizi yalnız ve zayıf hissetmeyin” diyerek, yeni sürecin barışın ve demokratik yaşamın inşa edildiği bir döneme dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Panel alanına “Bi pêşengiya jinê bi jiyana komînal ber bi azadiyê ve”, “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar”, “Apocular savaşta olduğu kadar barışta da cesurdur” ve “Genç başladık genç başaracağız” yazılı pankartlar ile Abdullah Öcalan’ın posteri asıldı.
Bir dakikalık saygı duruşunun ardından panelde konuşan Çetin Arkaş, daha önce birçok halk toplantısına katıldıklarını ancak gençlerle bir araya gelmenin kendileri açısından ayrı bir heyecan yarattığını belirtti. Nisêbîn’in tarihsel önemine işaret eden Arkaş, “Nusaybin’de, direnişin en önemli merkezlerinden birinde olmak benim için mutluluk verici. Buranın çok önemli bir tarihi var. Geçmişte çok büyük direnişlere, acılara, işkencelere ve ölümlere tanıklık etti. Bundan sonra umut ediyoruz ki bu süreç artık barışa vesile olsun, demokratik sürecin önemli kilometre taşlarından ve yeni sürecin önemli inşa merkezlerinden biri olsun” dedi.
Nisêbîn’in sahip olduğu tarihsel birikimin yeni dönemin inşasında önemli bir rol oynayabileceğini dile getiren Arkaş, kentte yaşayan genç, kadın ve çocukların geçmişten bugüne yaşananların hafızasını taşıdığını ifade etti.
‘Gücünüz ve Potansiyeliniz Var’
Gençlere seslenen Arkaş, kentin kendi toplumsal ve siyasal birikimine vurgu yaparak, “Asla kendinizi yalnız ve zayıf hissetmeyin. Bugüne kadar başardınız, bundan sonra çok daha fazlasını başaracağınıza inanıyorum. Gücünüz var, o potansiyel sizde var. Zaman zaman dışarıdan arkadaşlar gelip fikirlerini burada paylaşsalar da asıl kök burada, Nusaybin’dedir. Çok sağlam bir köke sahiptir. Bu damar direniş damarıdır. Bunu koparabilmek, yerinden söküp atmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
‘Bu Acıların Yaşanmasına Gerek Yoktu’
Nisêbîn’in yakın geçmişine de değinen Arkaş, öz yönetim sürecinin ardından kentte yaşanan değişimlere işaret etti. Geçmişte Newroz kutlamalarında yaşananlara değinen Arkaş, bir dönem “Newroz” kelimesine dahi tahammül edilmediğini ve insanların işkenceye maruz kaldığını, bugün ise binalara, sokaklara, parklara ve çocuklara Newroz isminin verildiğini belirtti. “Demek oluyor ki bunların hiçbiri yaşanmayabilirdi. Hiç bu acılara gerek kalmayabilirdi” diyen Arkaş, artık yeni bir sayfanın açılması gerektiğini söyledi.
‘Cumhuriyet Kürtlerin ve Türklerin Ortak Cumhuriyeti Olabilirdi’
Kürt meselesinin tarihsel arka planına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arkaş, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine işaret ederek, “Cumhuriyet gerçekten Kürtlerin ve Türklerin ortak Cumhuriyeti olabilirdi. Bu noktada iç konjonktür diyelim, uluslararası emperyalist müdahaleler diyelim ya da her ne dersek diyelim ama Cumhuriyet’in bir ayağı sakat bırakıldı” diye konuştu. Arkaş, Kürtlerin bin yıldır bu topraklarda yaşadığını ancak Kürtlerin varlığının inkar edilmesinin beraberinde çatışmalı bir süreci getirdiğini belirterek “Bu topraklarda gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşında yer alan Kürtlerin de devletin içinde hukukun içinde kendi varlığıyla kabullenildiğini düşünelim bu 100 yıllık acılar yaşanabilir miydi? İşin ekonomik faturasını bir tarafa bırakıyorum. Onlar insan canının yanında çok kıymetli değil düşeriz kalkarız fakir oluruz zengin oluruz bir daha kendimizi toparlarız ama giden canları geri getirmek çok zordur. Belki o zaman Kürtlerin varlığı kabul edilmiş olsaydı bu acılar yaşanmayabilirdi.” dedi.
‘Artık Bunların Son Bulmasını İstiyoruz’
Çatışmalı sürecin toplumsal sonuçlarına dikkat çeken Arkaş, ekonomik kayıpların telafi edilebileceğini ancak yaşamını yitiren insanların geri getirilemeyeceğini vurguladı. Arkaş, “Bu coğrafyada herhangi bir evin kapısını çaldığımız zaman, bir biçimiyle bu çatışmalı sürecin acısını yaşamamış bir aile neredeyse yoktur. Böyle bir harita var. Artık bunların son bulmasını istiyoruz” dedi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında gündeme gelen yasal düzenlemelere de değinen Arkaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onun için bu yasa gerçekten bir başlangıçtır. Bu acıların artık son bulması için bir başlangıçtır ve umut ediyoruz ki daha iyi olacaktır.”
Arkaş’ın konuşmasının ardından panel basına kapalı olarak devam etti.
BERÛ/Fermandar Kardeş









