HABER MERKEZİ- Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku dosyasının yıllardır sürüncemede bırakılmasına tepki göstererek adliye önünde açıklama yaptı. Soruşturmasının karanlıkta bırakılmasının politik bir tercih olduğunu belirten öğrenciler, sorumluların yargılanmasını istedi.
Munzur Üniversitesi öğrencileri, uzun süredir kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku için Tunceli Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Çok sayıda öğrencinin katıldığı eylemde, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının yanı sıra katledilen kadınlar ve çocukların isimlerinin yer aldığı pankartlar taşındı.
Öğrenciler adına açıklamayı okuyan Rojin İdacı, Doku Ailesi’ne destek olmak hem de Gülistan Doku soruşturmasında yaşananlara dikkat çekmek için eylem yaptıklarını söyledi. Gülistan Doku’nun kaybettirilme sürecini hatırlatan Rojin İdacı, bu süre içerisinde dönemin valisi Tuncay Sonel’in Gülistan’ın intihar ettiği algısını yarattığını söyledi.
‘Bilinçli bir politik tercihtir ’
“Her tarafı kameralarla izlenen Dêrsim’de nasıl olur da Gülistan bulunamaz” diye sorduklarını belirten Rojin İdacı, 6 yıl sonra gerçekleştirilen gözaltılara rağmen hala soruşturmanın neden etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerinin olduğunu vurgulayarak, “Dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkârlık değil; bilinçli bir politik tercihtir. Bu tercih, kadınların yaşam hakkını korumayan, aksine onları güvencesiz bırakan bir düzenin sonucudur” dedi.
Rojin İdacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizler biliyoruz ki; kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor. Ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor. Üniversiteler, sokaklar, yaşam alanlarımız bizim için güvensiz hale getiriliyor. Bir genç kadın kayboluyor ve yıllardır hiçbir yetkili gerçek bir hesap vermiyor. Buradan soruyoruz; 6 yıldır ‘intihar’ denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Aradan geçen bunca zamanda delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır?”
‘Kadınların yaşam hakkı meselesidir’
Gülistan Doku olayının bir adalet meselesi ve politik mücadele olduğunu belirten Rojin İdacı, “Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan, başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıp, örtbas edenler açığa çıkıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan açıkça söylüyoruz, Gülistan Doku dosyasındaki karanlık, bu sistemin karanlığıdır. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Sorumlular yargılanana, gerçekler açığa çıkana kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan’ın meselesi değil; bu, kadınların yaşam hakkı meselesidir” diye ifade etti.
Açıklamanın ardından yürüyüş gerçekleştiren öğrenciler, sık sık “Doku ailesi yalnız değildir”, “Gülistan Doku nerede?” , “Jin, jiyan, azadî”, “Rojin’e ses ol” sloganları attı. Yürüyüşü engellemeye çalışan polise tepki gösteren öğrenciler, “Gülistan Doku nerede” diye sordu. Öğrencilerin yürüyüşü Tunceli Meslek Yüksekolu’na kadar sürdü.










