HABER MERKEZİ- Şüpheli şekilde yaşamını yitiren üniversite öğrencisi İlayda Zorlu için Ankara, İzmir ve İstanbul’da eylemler düzenlendi. Ankara ve İstanbul’da polis müdahalesi yaşanırken, eylemlerde olayın intihar değil cinayet olduğu vurgulandı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu’nun polis olan babasının silahıyla şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin Ankara, İstanbul ve İzmir’de eylemler düzenlendi. Üniversite öğrencileri ve gençlik örgütlerinin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemlerde, Zorlu’nun ölümünün aydınlatılması ve sorumluların yargılanması talep edildi.
Ankara
Ankara’da Öğrenci Kolektifleri öncülüğünde Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen öğrenciler, Güvenpark’a yürümek istedi. Yürüyüşe izin vermeyen polis, kitleye biber gazı ve fiziksel müdahaleyle saldırdı. Eylemi takip eden gazetecilerin de şiddete maruz kaldığı müdahalede çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Polis saldırısına rağmen yapılan açıklamada “Katil polis hesap verecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “İntihar değil bu bir cinayet” ve “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları atıldı. Açıklamada, İlayda Zorlu’nun üniversite yoksulluğuna karşı mücadele eden ve 8 Mart’ta kadın hakları için sokağa çıkan bir öğrenci olduğu belirtilerek, “İlayda bizimle birlikte mücadele eden bir arkadaşımızdı” denildi.
Açıklamada, Zorlu’nun katıldığı eylemler nedeniyle hedef haline getirildiği ve ailesi üzerinde baskı kurulduğu iddia edilerek şu ifadelere yer verildi: Polis tarafından yapılan aile aramaları sonrası Zorlu’nun tehdit ve baskıya maruz kaldığı, ailesinin ise bu süreçte İlayda’yı eve kapatma ve eğitimden uzaklaştırma yönünde baskı uyguladığı öne sürüldü. Açıklamada, Zorlu’nun polis babasına ait beylik tabancasından çıkan kurşunla yaşamını yitirdiği hatırlatılarak, olayın intihar olarak sunulmasına tepki gösterildi.
Öğrenciler, yaşananların bireysel değil sistematik bir şiddetin sonucu olduğunu belirterek, sorumluların yargılanmasını talep etti.
İzmir
İzmir’de Öğrenci Kolektifleri, Alsancak’taki ÖSYM binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne yürüdü. “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz. İlayda’nın katilleri hesap verecek” pankartının taşındığı eylemde “İlayda Zorlu isyanımızdır”, “Devlet elini yaşamımdan çek” ve “Katil devlet hesap verecek” sloganları atıldı.
Açıklamada, 17 Nisan’da İlayda Zorlu’nun arkadaşlarına ulaşarak babasının kendisine şiddet uygulayacağını söylediği aktarıldı. Bu durumun, polis tarafından babasının aranarak “Kızınız eylemlere katılıyor” şeklinde verilen bilgiler sonrası geliştiği aktarıldı.
Yapılan değerlendirmede, polis tarafından gerçekleştirilen bu aramaların aile içi baskıyı artırdığı ve Zorlu’nun yaşamını yitirmesine giden süreci tetiklediği ifade edildi. Hukuksuz şekilde aile araması yapanlar ile bu sürece neden olanların yargılanması çağrısı yapıldı.
İstanbul
İstanbul’da üniversiteliler Kadıköy’de Süreya Operası önünde bir araya geldi. Burada yapılan açıklamada, İlayda Zorlu’nun ölümüne giden sürecin aydınlatılması ve sorumlular hesap verene kadar mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.
Açıklamanın ardından yürüyüşe geçen üniversitelilerin önü polis tarafından kesildi. Kurulan barikatın ardından yaşanan müdahalede aralarında Halkevleri Genel Başkanı Evrim Çakır’ın da bulunduğu üç kişi gözaltına alındı.
Bir süre polis ablukası altında tutulan üniversiteliler, gözaltına alınan arkadaşları serbest bırakılmadan alanı terk etmeyeceklerini ifade etti. Bu sırada Kadıköy’de bulunan yurttaşlar da gözaltılara ve polis müdahalesine tepki gösterdi. Üniversitelilere destek veren yurttaşların konuşmaları çevrede bulunanlar tarafından alkışlandı.
Eylemler, sloganlar ve yapılan açıklamaların ardından sona erdi.








