İSTANBUL- TEV-KOM, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde Kürt öğrencilere yönelik gerçekleşen ırkçı saldırıları Beyazıt Meydanı’nda yaptığı açıklamayla protesto etti. Öğrenciler, özgür düşüncenin merkezi olması gereken üniversitelerin bu tür saldırılarla korku ve baskı alanlarına dönüştürülmek istendiğini vurguladı.
Üniversite öğrencileri, TEV-KOM’un (Tevgera Komaleyên Xwendekaran a Çand û Zimanê Kurdî) çağrısıyla Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelerek, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde Kürt öğrencilere yönelik, kendilerini “ülkücü hareket” olarak tanımlayan bir grubun gerçekleştirdiği saldırıyı protesto etti. Eylemde, “Faşist saldırılara boyun eğmeyeceğiz” ve “Bijî berxwedana xwendekarên Kurd” dövizleri taşınırken, “Vîna xwendekarên Kurd dê tarîtiya faşîzmê bişkîne” pankartı açıldı. Açıklama sırasında sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî berxwedana ciwanan” ve “Yek e yek e yek e gelê Kurd yek e” sloganları atıldı.
Açıklamanın Kürtçe metnini TEV-KOM üyesi Harun Tokyay, Türkçe metnini iseTEV-KOM üyesi Sema Çağlayan okudu.
‘Mücadele Etmeye Devam Edeceğiz’
Sema Çağlayan, gelişen saldırının sadece ulusal kimliklerinden kaynaklandığını belirterek, saldırının sadece bireyleri değil, aynı zamanda ortak ve eşit yaşam iradesinin hedeflendiğini vurguladı. Saldırıların tesadüf olmadığını belirten Çağlayan, “Kürt gençlerine yönelik yürütülen ayrımcı politikaların ve nefret dilinin doğrudan bir sonucu olduğunu biliyor ve görmekteyiz. Özgür düşüncenin merkezi olması gereken üniversite kampüsleri, bu saldırılar yoluyla korku ve baskı alanlarına dönüştürülmek istenmektedir. Bu yaklaşım, akademinin evrensel değerlerine aykırıdır ve hiçbir şekilde kabul edilemez” dedi.
Üniversitelerin çeteler tarafından kuşatılmasına izin vermeyeceklerini ifade eden Çağlayan, “Üniversiteler, düşünce özgürlüğü ve çoğulculukla yaşar. Geleceğimiz korkutularak gasp edilemez. TEV-KOM olarak, eğitim hakkı ve güvenliği tehlikede olan her öğrencinin arkasındayız. Bu tehditlere karşı, arkadaşlarımızın hukuki ve meşru haklarını korumak için her düzeyde mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sorumluluk Üniversite Yönetimlerinde
Çağlayan, sorumluluğun üniversite yönetiminde olduğuna dikkat çekerek, “Öğrencilerin can güvenliği doğrudan üniversite yönetiminin ve hukuki kurumların sorumluluğu altındadır. Yaşam ve eğitim hakkını engelleyen kişilere karşı derhal somut ve hukuki adımlar atılmalıdır. Sessiz kalmak ya da duyarsızlık, yeni suçlara zemin hazırlamaktır. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, akademisyenleri, insan hakları savunucularını ve öğrencileri bu baskıya karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Öğrencileri kimliklerinden dolayı hedef alan politikalara karşı en değerli yol, demokratik dayanışmayı büyütmektir. Baskı ve engellemeler; özgür, eşit ve onurlu bir eğitim talebimizi geriletemez” şeklinde konuştu.
Açıklama atılan sloganların ardından sona erdi.









