AMED – YÖK’ün kaldırılması ve kayyum rektör uygulamalarına son verilmesi talebiyle KÖGEH öncülüğünde Dicle Üniversitesi’nde bir araya gelen öğrenciler, özerk, demokratik ve anadilde eğitim için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
Dicle Üniversitesi öğrencileri, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kuruluş yıldönümünde üniversite yönetimine ve YÖK’e karşı rektörlük binası önünde basın açıklaması düzenledi. Komünalist Öğrenci Gençlik Hareketi (KÖGEH) öncülüğünde bir araya gelen öğrenciler, “YÖK’e rağmen özgürleşen kampüsler için yürüyoruz” yazılı pankart açtı. Öğrenciler adına açıklamanın Kürtçesini Halit Konuk, Türkçesini ise Rozerin Al okudu.
YÖK’ün 6 Kasım 1981’de, 12 Eylül darbesinin ardından kurulduğuna dikkat çekilen açıklamada, kurumun üniversiteler üzerindeki merkezi denetimin ve akademik özerkliğin ortadan kaldırılmasının aracı olduğu belirtildi. Üniversitelerde öğrenci örgütlülüğünün soruşturmalar, polis baskısı ve cezalarla engellendiği ifade edilen açıklamada, kayyum rektör atamaları, liyakatsizlik ve kadrolaşmaya tepki gösterildi.
‘KÜRDİSTAN’DA ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI YÜRÜTÜLÜYOR’
Kürdistan’daki üniversitelerde özel savaş politikalarının yürütüldüğünü belirten Al, gençlerin kimliklerinden, dillerinden ve toplumsal değerlerinden uzaklaştırılmak istendiğini kaydetti. Açıklamada, özellikle kadın öğrencilerin hedef alındığı yozlaştırma ve çeteleşme politikalarına dikkat çekilerek yaşanan kadın ölümleri ve gençlerin karşı karşıya bırakıldığı sorunlar gündeme getirildi.
Gençlerin üniversitelere gelecek kurma umuduyla geldiği ancak mevcut politikalar nedeniyle geleceksizlik, ekonomik sorunlar ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığı ifade edilen açıklamada, gençlerin yaşadığı sorunların bireysel değil, toplumsal ve sistemsel boyutları olduğu vurgulandı.
6 MADDELİK TALEP SIRALANDI
Basın açıklamasında KÖGEH taleplerini şöyle sıraladı:
-
YÖK’ün kaldırılması ve kayyum rejimine son verilmesi,
-
Anadilde ve bilimsel eğitim hakkının sağlanması,
-
Öğrenci örgütlülüğünün özgür bırakılması,
-
Nepotizm ve liyakatsizliğin son bulması,
-
Barınma ve beslenme haklarının kamusal güvenceye alınması,
-
Özel savaş politikalarının durdurulması.
Özerk, demokratik, bilimsel ve anadilde eğitim mücadelesinin sürdürüleceğinin vurgulandığı açıklama, “Bijî berxwedana ciwanan” ve “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla sona erdi.








