AMED- Kürt müziğiyle tanışmasında çocukluk yıllarında tanık olduğu baskıların etkili olduğunu belirten AMARGİ Kültür ve Sanat Derneği üyesi Hevi Adıbelli, asimilasyon politikalarına karşı gençlerin anadilinde üretim yapması ve kültür çalışmalarında yer alması gerektiğini söyledi.
Kürt müziğiyle tanışma sürecini ve kültürel çalışmaların önemini anlatan AMARGİ Kültür ve Sanat Derneği üyesi Hevi Adıbelli, anadilde sanat yapmanın etkilerini anlattı.
Kürt müziğine ilgisinin aileden geldiğini belirten Adıbelli, “Beni Kürt müziğine iten sebepler hem aile hem de çocukluktan gelen baskılar olabilir. Yani Kürt halkına karşı olan, Kürt diline karşı, Kürt müziğine karşı olan baskılar, mesela gözümüzün önünde yaşanan katliamlar, gözümüzün önünde yaşanan gözaltılar, tutuklamalar olabilir. Bunun dışında da bizim hozanlarımız, Xelil Xemgin, Hozan Serhat, Hozan Mızgin, Hozan Safkan gibi sanatçılarımız vardı. Bunlar gibi müzisyenler, müziğiyle olsun, duruşuyla olsun, kendine çekiyor” dedi.
KÜRTÇE MÜZİĞİ DEVAM ETTİRECEĞİZ
Özellikle Kürt gençleri üzerinde yürütülen asimilasyon ve ‘özel savaş’ politikalarına dikkat çeken Adıbelli, “Örneğin bugün gençlerimizin çoğu Türk müziği, İngiliz müziği, Fransız müziği, bu tarz müzikler dinliyorlar. Bunun en büyük etkenleri de dediğimiz gibi asimilasyon politikalarıdır. Bizim yapmamız gereken de bu asimilasyon politikalarının farkına varıp Kürtçemizi, anadilimizi geliştirmeliyiz. Kürt genci bu asimilasyonların farkındaysa, kültür alanında faaliyet üretiyorsa, bu kişi kültürünü Kürtçe yapmalı. Bu asimilasyon politikasını yavaş yavaş boşa düşürebiliriz. Tabii bu politikalar sistemli bir şekilde yapıldığı için bunun önüne geçmek de biraz zor oluyor. Ama yine elimizden geleni yapacağız, Kürtçe müziğimizi devam ettireceğiz, dilimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.
KÜLTÜRÜMÜZÜ UNUTMAYACAĞIZ
Adıbelli, gençleri kendi diline ve kültürüne sahip çıkmaya çağırarak, sözlerine şöyle devam etti: “Bir annenin, bir gencin, bir çocuğun Kürtçe şarkı söylerken seni dinlemesi, seni dinlerken eğlenmesi insanın içinde çok güzel bir his yaratıyor. Çünkü hem kendi dilinde eğleniyorsun hem kendi dilinde şarkı söylüyorsun, müzik yapıyorsun, sanatsal bir faaliyet yürütüyorsun. Kendi dilinde sanatsal bir faaliyet yürütüyorsun. İnsanı en çok heyecanlandıran, derin duygulara iten budur. Kürt sanatı bugünlere kadar gelebildiyse bizim dengbêj ve hozanlarımız sayesindedir.
Yüzyıllardır baskı altında olan bir halkın dilini unutmamasının önemli etkenleri arasında kültür ve sanat yer alıyor. Bugün bunun bilincinde olan her gencin, Kürt halkının bunun için çabalaması gerekiyor. Biz kültürümüzü unutmamalıyız. Bugün Kürdistan’ın hemen her yerinde kültür komünlerimiz açılıyor. Gençler bu komünlere katılabilirler. Bu komünlerde hem kültürlerini hatırlayabilirler, tanıyabilirler hem dillerini tanıyabilirler. Bu komünümüzde faaliyet yürütüp yanlarındaki insanları, arkadaşlarını, aile fertlerini, aynı mahallede bulundukları insanları da bu komünlerimizin içine dahil edip eski kültürümüzün ruhunu yakalayabiliriz” dedi.









