HABER MERKEZİ – DEM Parti Gençlik Meclisi ve Genç Kadın Koordinasyonu, Ankara’da gerçekleştirdiği toplantının ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Bildirgede, gençliği hedef alan sistematik saldırılara dikkat çekilerek örgütlü mücadele vurgusu yapıldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi ve Genç Kadın Koordinasyonu 2-3 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiği iki günlük toplantının sonuç bildirgesini açıkladı. “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” gündemiyle düzenlenen toplantıda; Kürdistan ve Türkiye siyasetindeki güncel gelişmeler değerlendirilerek yeni dönem çalışma planlamaları yapıldı.
Bildirgede, Ortadoğu’da derinleşen savaş ve kaos ortamına karşı Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın tarihsel bir imkan sunduğu belirtildi. Bu çağrının halklar için “Üçüncü Yol” stratejisi olarak örgütlenmesinin hayati önemde olduğuna dikkat çekilen bildirgede, barışın ve demokratik müzakere zemininin kalıcılaşması için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve statüsünün tanınmasının öncelikli şart olduğu vurgulandı. Gençliğin, bu koşullarının yaratılmasında eylemsel ve örgütlü bir öncülük misyonu üstleneceği belirtildi.
Gençlik üzerindeki politikalar yıkıcı sonuçlar doğuruyor
Türkiye ve Kürdistan gençliğinin durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede, “asimilasyon, yozlaştırma, ajanlaştırma, bağımlılık, göçertme, militarizasyon, yalnızlaştırma, geleceksizleştirme ve apolitikleştirme politikalarının gençlik üzerinde etkilerinin görüldüğü ve bu etkilerin yakıcı olarak hissedildiği” ifade edildi.
Bildirgede, “gençliğin bilinçli olarak bireysel ve liberal bir yaşama itildiği, toplumdan kopartılarak yalnızlaştırıldığı ve umutsuz kılındığı” belirtilerek, “yaratılan bireyselleşme ile apolitikleşmenin kol kola ilerletilmeye çalışıldığı” kaydedildi.
Devamında, “gençlerin sanal medya ve platformlara sıkıştırılarak hayatın gerçekliğinden uzaklaştırıldığı, bu durumun şiddeti beslediği” ifade edilirken, “artan militarizasyon ve bireysel silahlanma ile gençlerin saldırılara sürüklendiği” vurgulandı.
Swêreg ve Mereş’te yaşanan okul saldırılarına değinilen bildirgede, “sorunun güvenlikçi politikalarla değil, gençliği hedef alan bireyselleştirme, toplumdan koparma ve geleceksizleştirme politikalarının sonlandırılmasıyla çözülebileceği” belirtildi.
Kampüslerde baskı vurgusu
Üniversitelere ilişkin yapılan değerlendirmede ise, “demokratik siyasete katılımın kampüslerde kayyum rektörler ve güvenlik güçleri aracılığıyla engellendiği; ajanlaştırma, fişleme, gözaltı ve tutuklamaların yaygınlaştığı” ifade edildi.
Ayrıca, “kampüs ve yurtlarda yoğun takip, fişleme ve disiplin cezalarıyla öğrencilerin devrimci-demokratik mücadelelerden uzaklaştırılmasının hedeflendiği” belirtilerek, “bu politikaların yaşamı tehdit eden boyutlara ulaştığı” kaydedildi.
Bu kapsamda, “8 Mart’ta katıldığı için polis tarafından ailesi aranan ve babası tarafından katledilen İlayda Zorlu olduğunu ve kampüslerde yürütülen fişlemelerin yaşama kast edecek düzeye ulaştığı” vurgulandı.
Gençler sömürü ve güvencesizlikle karşı karşıya
Bildirgede, “Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) çalışan gençlerin emeğinin sömürüldüğü, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı” ifade edilerek, iş cinayetleriyle gençlerin fiziki olarak da hedef alındığı, geleceksizleştirilen gençlerin göçe zorlandığı ve özellikle Kürdistan’ın sınır kentlerinde insansızlaştırma politikalarının devrede olduğuna dikkat çekildi.
Bildirgede, “toplumdan kopartılarak yalnızlaştırılan ve apolitikleştirilen gençliğin yeniden toplumsal üretim ve dayanışma ilişkilerine dahil edilmesinin kalıcı çözüm sunacağı” ifade edilerek, “bunun ancak örgütlenme ve öncülükle mümkün olacağı” kaydedildi.
Ayrıca, “gençlerin örgütlenebilmesi için demokratik siyasete katılımın önündeki yapısal ve politik engellerin kaldırılması gerektiği” vurgulandı.
Toplumdan kopartılan gençliğin yeniden toplumsal üretim ve dayanışma ilişkilerine dahil edilmesinin yegane yolunun örgütlü mücadele olduğu belirtilen bildirgede, şu kararlar alındı:
- Türkiye ve Kürdistan’da Genç Kadın ve Gençlik Meclisi öncülüğünde komünleşme çalışmaları yapılacak. Meclisleşme boyutuna ulaşılan yerlerde meclislerin ilan edilmesine öncülük edilecek.
- Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaşması kapsamında demokratikleşme temalı panel, atölye, şenlik ve açık hava etkinliklerini düzenlenecek.
- 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı’nda Türkiye ve Kürdistan kentlerinde panel, atölye, şenlik ve açık hava etkinlikleri düzenlenecek.
Bildirge, gençliğe yönelik her türlü saldırıyı bir mücadele hattına çevirme ve “örgütlenme seferberliği” başlatma iddiasıyla son buldu.











