Enter your email Address

  • Anasayfa
Perşembe, Mart 19, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Analiz

Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut

19 Mart 2026
in Analiz
0
Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut
Share on FacebookShare on Twitter

Zaman, herkes için ileriye doğru akan bir nehir gibi; ama Kemal için Newroz alanına 100 metre kala mermilerin havayı yırttığı 08.04’te donup kaldı. O gün sadece fotoğraf makinamın deklanşörüne basmadım; bir hayatın son çırpınışını, bir annenin bitmeyecek yasını ve bir ülkenin vicdanında açılan o derin yarayı kareledim.

Kemal Kurkut henüz 23 yaşında Malatya İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisiydi. 21 Mart 2017’de Newroz’un coşkusuna ortak olmak için geldiği Diyarbakır’da saat 08.04’te Evrim Alataş Caddesi üzerinde polis noktasında, üstü çıplak iken gazetecilerin gözleri önünde katledildi.

Onlarca yurttaş, gazeteci, polis, TOMA ve farklı zırhlı araçların bulunduğu bir noktada, gördüğü psikolojik şiddet nedeniyle üstünü çıkarmış yarı çıplak vaziyetteyken, çelme takılarak bile etkisiz hale getirilebilecekken silahla yakın mesafeden öldürücü bir noktadan vuruldu. O anlara oradaki herkes gibi ben de tanık oldum, belki diğer gazetecilerden farklı olarak çektiğim fotoğraflarla inkar edilemez bir tanıklıktı benimkisi.

Bunu fark eden polis fotoğraf makinama el koymak istedi ancak fotoğraf makinasında hafıza kartını bulamadı. Kendilerinden önce davranmış makinadan kartı çıkarmış ve saklamıştım. “Refleksle boş deklanşöre bastığımı” söyledim ve polisler çantamdaki diğer yedek hafıza kartlarımı kontrol edip içindeki tüm fotoğrafları silince, fotoğraf çekmediğime ikna oldular sanırım. İkna olmuş olmalılar ki Emniyet Müdürlüğü Diyarbakır Valiliği’ne durumu bildirdikten sonra Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, “alana girmeye çalışan bir canlı bomba imha edildi” açıklaması yaptı. Ancak editör olarak çalıştığım ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan dihaber’de yayınladığım fotoğraflar, valiliğin açıklamasının doğru olmadığını gösteriyordu. Bunun üzerine, “zaruri” bir soruşturma başlatıldı.

İki polis gözaltına alınıp bırakıldı

25 Mart 2017’de Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki polis memuru Y.Ş. ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevliyken geçici olarak TEM Şube kadrosunda görev yapan O.M. gözaltına alındı. Diyarbakır Valiliği bu 2 polisin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Her iki polis de serbest bırakıldı, “Olası kastla öldürme suçundan” haklarında savcılıkça soruşturma başlatıldı. Soruşturma davaya dönüştü ve 7 ay sonra 2 Ekim 2017’de iddianame hazırlandı. 18 Ekim’de Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi 4 sayfalık iddianameyi kabul etti. İddianamede polis memuru Y.Ş.’nin “olası kastla adam öldürmek” suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanması istendi. Diğer polis O.M. hakkında ise takipsizlik kararı verildi.  İddianamede olayın “canlı bomba” şeklinde servis edilmesi ve Diyarbakır Valisi’ne bu yönlü yanlış bilgi veren emniyet yöneticilerinden hiç söz edilmedi.

Kemal’in çevresinde 30-35 civarında polis memuru bulunduğu, havaya ateş açılmasının verdiği endişe ile koşmaya başladığı, vücudunun sol tarafından göğüs kafesi hizasında aldığı mermi nedeniyle yerinden sıçrayarak koşmaya devam ettiği, aldığı yaranın etkisiyle sendelemeye başladığı, 8-10 metre yürüdükten sonra yolun kenarına düşerek yerinde kaldığı ve iç kanama nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtiliyordu iddianamede. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Kemal’in vücudundan çıkan deforme olmuş mermi çekirdeği ile sol kolundaki mermi çekirdeğine ait gömlek parçası üzerinde yaptığı inceleme sonucunda hazırladığı raporda, mermi çekirdeğinin şüpheli polis Y.Ş’nin kullandığı T0624-05TE0013726 seri numaralı silaha ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün hazırladığı uzmanlık raporunda ise olay yerinde bulunan 13 adet boş kovanın 8 tanesinin hakkında takipsizlik kararı verilen polis memuru O.M’nin kullandığı silahtan atıldığı tespitine yer verildi.

‘Yaralanmaksızın etkisiz hale getirilebilecek iken…’

İddianamede ayrıca, “Maktul hayati bölgesinden yaralanmaksızın etkisiz hale getirilebilecek iken, şüpheli polis memurunun eylemi neticesi hayatını kaybetti” denildi. Polis Y.Ş’nin cezalandırılması şu gerekçeyle talep edildi: ”Şüphelinin eylemi sonucu şahsın hayati bölgelerinden yara alabileceğini ve sonunda şahsın ölebileceğini mesleki uzmanlığı gereği öngörmüş olmasına rağmen eylemine devam ederek, silahını ateşlemesi sonucu şahsın vefat ettiği, bu şekilde şüphelinin, eyleminin sonucunu öngörmesine rağmen gerçekleşebilecek neticeler açısından duyarsız kalarak ve eylemini devam ettirerek TCK’nın 21/2 maddesinde tanımlanan Olası Kastla Adam Öldürme suçunu işlediğine dair hakkında kamu davasının açılmasını gerektirecek ölçüde yeterli delile bağlı yeterli şüphe bulunduğu anlaşıldığı…

UKB görüntüleri saniye saniye inceledi: Kemal doğrudan atışla vuruldu

14 Aralık 2017’de benim de tanık olarak dinlendiğim ilk duruşmada sanık Y.Ş. 3 ay sonra görevine iade edildiğini açıkladı. Yani müebbetle yargılanan polis, görevi başındaydı ve görevli bir polis iken yargılanıyordu. Savcı sanığın tutuklanmasını talep etti ancak mahkeme reddetti.

Davanın 20 Aralık 2018 tarihli duruşmasında Kemal Kurkut’un yerden seken mermiyle yaşamını yitirdiği ve mermi çekirdeğinin gömlek nüvesinin balistik incelemeye uygun olmadığının belirtildiği Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu dosyaya girdi. Mahkeme Ulusal Kriminal Büro’dan (UKB) rapor istenmesine karar verdi. 28 Şubat 2019’da görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyetinin değiştiği görüldü. UKB’den talep edilen rapor dava dosyasına girdi. Görüntülerin saniye saniye incelendiği raporda ATK’nin aksine Kemal Kurkut’un Y.Ş tarafından hedef alınarak doğrudan atışla vurulduğu tespiti yer aldı. Sanık polis Y.Ş’nin avukatı rapora itiraz ederek düzenlenmesini talep edince Kurkut ailesinin avukatlarından Mehmet Emin Aktar, raporda ismi geçen 3 kişinin kendi konularında yaptığı ihtisas ve çalışmaları teker teker sayarak, uluslararası çalışmaları olan uzmanlar olduğunu vurguladı. Ayrıca sanık polisin tutuksuz yargılandığı ve görevi başında bulunduğu için delilleri karartabileceğini, bu nedenle de tutuklanmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, tutuklama talebini reddederek Ulusal Kriminal Büro’dan gelen raporda, mahkemece talep edilen konular yönünden noksan görüş beyan edildiği, bu yönde ek rapor düzenlenmesi için müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Mahkeme düzenleme isteyince UKB raporunu değiştirdi!

30 Mayıs 2019 tarihli duruşmada, UKB’nin hazırladığı ikinci rapor mahkemeye ulaştı. UKB bu raporda önceki raporunun aksine ATK’nin raporu doğrultusunda bir rapor hazırladı. Yeni raporda Kemal Kurkut’un Y.Ş. tarafından doğrudan değil “yerden seken mermi” ile vurulduğunu iddia etti.

Mahkeme heyeti değişti, raporlar değiştirildi ve polis beraat etti

14 Ocak 2020 tarihli duruşmada, mahkeme heyetinin raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesine yönelik ATK’den talep ettiği rapor mahkemeye sunuldu. ATK, Kemal Kurkut’un “yerden seken mermiyle” öldürüldüğü yönündeki görüşünü tekrarladı.

16 Haziran 2020’de savcı, mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaasında, Kemal Kurkut’un yerden seken merminin isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdiğini savunarak sanık polis Y.Ş’nin “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti.

17 Kasım 2020 tarihli karar duruşmasında, 12’nci celsede mahkeme, Kemal’i öldürmekten yargılanan polis için “sanığın cezalandırılmasına yeter nitelikte her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatına” kararı verdi.

İçişleri Bakanlığı sanık polisin avukatlık ücretini ödedi

19 Aralık 2020’de Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nden davanın son durumuna ilişkin bilgi istedi. Bu bilgi sonucunda da Kemal’in katil zanlısı polis Y.Ş.’nin avukatlık ücretinin, İçişleri Bakanlığı tarafından ödenmesine karar verildi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Birinci Ceza Dairesi, bir adım daha ileri giderek “hükmü” açıkladı. Kemal Kurkut cinayetinde sanık polise herhangi bir suç yüklenemeyeceğini belirterek, cinayetin “yasal çerçevede” işlendiğini ileri sürdü.

Peki başka raporlar ne diyordu. İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişleri 1 Nisan 2017’de Y.Ş. ve O.M. dahil 5 polisin ifadesine başvurdu ve incelemeler yaptı. Müfettişlerin tuttuğu raporlarda bu polislerin emre itaatsizlikten dolayı meslekten men edilmeleri kanaati yer alıyordu.

Diyarbakır İl Polis Disiplin Kurulu raporuna göre Kemal Kurkut’a isabet eden iki mermiden biri damarı parçalayan kurşun, diğeri elinde yırtık oluşturan mermi çekirdeği nüvesi. Balistik incelemeye göre bu kurşun hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen polis O.M.’ye aitti.

Müfettişlerin ve Diyarbakır Emniyeti İl Disiplin Kurulu’nun “meslekten men kanaatine” rağmen Y.Ş. üç ay sonra iddianame mahkemeye sunulmadan görevine döndü. Yine müfettiş raporlarına göre, sanık polisler dahil, swap izi alınacağını bildikleri halde olay yerindeki tüm polislerin ellerini yıkadığı ortaya çıktı. Boş kovanlar olay yeri incelenmeden toplandı. Raporlarlar istenen sonuç elde edilene kadar reddedildi.

Polislere beraat, infazı fotoğraflayana ceza!

Tüm bunların yanı sıra,  Kemal Kurkut’un fotoğraflarını yayınladığım için 2 defa evim polis tarafından basıldı, hakkımda soruşturmalar başlatıldı, iddianameler hazırlandı ve “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası”ndan 27 yıla kadar hakkımda hapis cezası istendi. Cezaya gerekçe kılınan deliller işe yaramayınca, gizli tanık üretildi. Gizli tanığın verdiği bilgilerle ceza verilemeyeceği anlaşılınca, savcı bu kez dosyada unuttuklarını savundukları 2014 ve 2017 yıllarına ait Kobanê, Şengal ve Rakka’da çatışmalı alan muhabirliği yaptığım dönemlerde yayınladığım kimi haber fotoğrafları için suç duyurusunda bulundu ve hakkımda dava içinde dava açıldı. Sonunda da “Örgüt Üyeliği”nden beraat, propagandadan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi ve hükmün geriye bırakılmamasına karar verildi. İstinaf Mahkemesi, üç ay gibi kısa bir sürede mahkemenin kararını onayladı. Dava şu an Yargıtay’da.

25 Nisan 2023’te bir kez daha açık ve gizli tanık ifadeleriyle gözaltına alındım. İki gün sonra “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla tutuklandım. Yaklaşık 7 buçuk aylık tutukluluğun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava devam ediyor.

‘Newroz’a giderken Kemal’i unutmayın’

Kemal’i öldürenler, öldürenleri aklayanlar, kamuoyunu yanıltıcı açıklamalarda bulunanlar ya yargılanmadı ya da beraat etti. Ama hakikat sonsuza kadar Kemal’in çıplak bedeni gibi apaçık ortada durmaya devam ediyor. Ne “Sen baharın daha açmamış çiçeğisin Kemal” diyen Sican annenin çığlığını unutacağız ne de, “Newroza giderken Kemal’i unutmayın” talebini.

Kemal’in son bakışındaki isyan

9 yıl geçti. Zaman, herkes için ileriye doğru akan bir nehir gibi; ama Kemal için Newroz alanına 100 metre kala mermilerin havayı yırttığı 08.04’te donup kaldı. O gün sadece fotoğraf makinamın deklanşörüne basmadım; bir hayatın son çırpınışını, bir annenin bitmeyecek yasını ve bir ülkenin vicdanında açılan o derin yarayı kareledim.

Kemal’in o çıplak bedeni, aslında savunmasızlığının simgesiydi! “Bakın ve görün. Saklayacak hiçbir şeyim yok, sadece bahara olan özlemim, soluksuz nefesim, özgürlük için atan yüreğim ve bu haksızlığa olan isyanım var” diyordu adeta. Dokuz koca yıl Adliye Sarayı’nın koridorlarında yankılanan sessizlikle geçti! Kemal üstü çıplak, savunmasız, mermilerin arasından sıyrılmaya çalışırken orta yerde duran adaletsizliğe çarptı. Kemal’in o son bakışındaki isyan, mahkeme salonlarının soğuk duvarlarında yankılandı durdu.

Kemal, bir fotoğraf karesinde sonsuza dek 23 yaşında, sonsuza dek Newroz alanına doğru koşan bir  genç olarak kaldı. Şimdi bir kez daha 21 Mart geliyor. Bir kez daha Kemal’in acısını yüreğinde hissedenlerin zihinlerine, baharın kokusuyla birlikte o barut ve kan kokusu sinecek. Ve bir kez dana Kemal’in yoldaşları gençler, elinde keman bulunan fotoğrafıyla, “Kemal sen baharın daha açmamış çiçeğisin, seni unutmayacağız” pankartları taşıyacak.

       Abdurrahman Gök

Önceki Haber

Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

Sonraki Haber

Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
Amed’de Gençler Arasında Madde Kullanımı Alarm Veriyor

Amed’de Gençler Arasında Madde Kullanımı Alarm Veriyor

7 Mart 2026
Matrix Evreninden Toplumsal Hakikate Bir Bakış

Matrix Evreninden Toplumsal Hakikate Bir Bakış

13 Mart 2026
Sönmeyen Bir Meşale: Rahşan Demirel

Sönmeyen Bir Meşale: Rahşan Demirel

15 Mart 2026
Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

18 Mart 2026
Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

0
Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut

Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut

0
Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

0
Gazete Çalışanına Ajanlık Dayatması

Gazete Çalışanına Ajanlık Dayatması

0
Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

Amedspor’a Getirilen Taraftar Yasağı Kaldırıldı

19 Mart 2026
Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut

Bir Fotoğraf Karesinde Sonsuza Dek Newroz’a Koşan Bir Genç: Kemal Kurkut

19 Mart 2026
Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

Cezaevinde Tutsağa Darp ve Sistematik Baskı

18 Mart 2026
Yüreğiyle Newroz Ateşini Tutuşturan Kadın: Zekiye Alkan

Yüreğiyle Newroz Ateşini Tutuşturan Kadın: Zekiye Alkan

18 Mart 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.