HABER MERKEZİ– Genç kadınlara uygulanan özel savaş politikaları ve kendi çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Genç Kadın Koordinasyonu üyesi Berfin Erdemir, genç kadınlara her alanda örgütlenme ve mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Ajansımıza konuşan Erdemir, şu değerlendirmelerde bulundu;
”Kapitalist sistemin özel savaş politikalarıyla yaşamdan soyutladığı, yalnızlaştırdığı bütün kadınlara ulaşmak için birçok çalışmamız etkinliğimiz oluyor. Çeşitli atölyeler, paneller, seminerler ve yine dönemsel kampanyalar yürütüyoruz. Son süreçte çalışması devam etmekte olan bir potlaç etkinliğimiz var. Bu potlaç etkinliğimiz 29 aralık pazar günü İstanbul’da olacak. Bu etkinlikle amaçladığımız kapitalist sistemin liberal yaşam tarzına ve yaşam anlayışına karşı kominalliği, paylaşım kültürünü ve doğal toplumu yeniden canlandırmaktır. Amacımız kimliğimizi tanımadığımız, toplumsal sorunları görmediğimiz, yaratmadığımız bir yaşamı değil, ona alternatif doğal toplumun ahlaki politik özelliklerini taşıyan toplumu yeniden yaratmak ve canlandırmaktır.
Tabii yaşanan toplumsal sorunlar da temelini kadının yaşama katılım sorunundan almakta, yani mevcut haliyle yaratılan dünya gerçekliği, yaratılan toplum gerçekliği, kadına yaşam alanı tanımayan kadın rengini, kadın bakışını yaşamdan çıkaran bir dünya gerçekliğidir. Ve yine bunun sonucunda sürekli krizlerle, kaoslarla, savaşlarla karşı karşıya kalmayı da yaratıyor. Mevcut toplumsal gerçeklik kadınların mücadeleye katılımını daha güçlü gerektiriyor. Yani sistem, kadınlar için hiçbir yaşam alanı tanımayarak aslında işlenen kadın cinayetlerinde izlediği cezasızlık politikasıyla da kadınların yaşamın hiçbir alanında güvende olmadığını, mahallede sokakta, üniversitede kendi evinde dahi güvende olmadığını, yalnız olduğunu sürekli dayatmaktadır, empoze etmektedir. Ve kadını bütün sosyal alanlardan bütün yaşam alanlarından uzak tutmaktadır. Yine kadınalar mücadeleye gelirken aslında yaratılan toplumsal gerçeklikle ve yine devletin prototipi olan aile gerçekliği sorunuyla da en başta kendi varlıklarını, irade olduklarını ve söz kurabileceklerini de kanıtlamak zorunda kalıyorlar.
İşte biz, bütün bu sorunlara karşı kadınların yalnız olmadığını, büyük bir yaşam iddiamız ve alternatifimizin olduğunu söyleyerek önümüzdeki süreçte de birçok çalışmada, birçok etkinlikte genç kadınlarla bir araya geleceğiz. Yine biliyoruz ki örgütlülük, bilinç ve öz savunma özgürlüğü yaratmanın temel adımlarıdır. Giderek derinleşen savaşlar, bu kriz hali ve yine işlenen kadın cinayetleri bize özgürlüğü yaratmanın, özgürlüğün temel adımlarını yaşamsallaştırmanın ihtiyacını her zamankinden çok daha fazla hissettiriyor. Bu temelde bütün genç kadınlara çağrımız; hakikate, özgürlüğe ve doğal topluma daha yakın olan kadın bakışıyla ahlaki politik toplumu yaratmak, doğal toplumu canlandırmak, toplumsallığı yeniden yaratmak için kadın kurtuluş ideolojisinde örgütlenmektir.”