HABER MERKEZİ – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen dosya aydınlatılmadı. Munzur Özgür Öğrenci Derneği üyesi Semra Koç, “Bu dosya yalnızca kaybolan bir kadın değil, erkek egemen sistemin ve cezasızlık politikalarının sonucudur” dedi.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Şirvan Şilan Çil’in haberine göre, Doku’nun kaldığı KYK yurduna dönmemesi üzerine başlatılan soruşturmada kent genelindeki MOBESE kayıtları incelendi. Görüntülerde Doku’nun Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde üniversite aracına bindiği tespit edildi ancak araçtan nerede indiği belirlenemedi.
7 Ocak’ta Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü çevresinde başlatılan arama çalışmaları “intihar” ihtimali üzerinden yürütüldü ancak sonuç alınamadı. Ağustos 2020’de Ulusal Kriminal Büro tarafından hazırlanan raporda, Doku’nun en son görüldüğü noktada intihara işaret eden herhangi bir hareketliliğin olmadığı belirtildi. Böylece kamuoyunda oluşturulmak istenen “intihar” algısı da çürütülmüş oldu.
Bu gelişmelerin ardından soruşturmanın odağı Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeynel Abarakov’a çevrildi. Dosyaya yansıyan telefon kayıtlarında, Doku’nun kaybolmadan önce en son Abarakov ile görüştüğü tespit edildi. Soruşturma dosyasında Abarakov ile birlikte polis olan babası Engin Yücer de şüpheli olarak yer aldı.
Şüpheli İfade Vermedi
Ortaya çıkan delillere rağmen Abarakov’un uzun süre incelemeye alınmayan telefonuna, kamuoyu baskısı sonucu savcılık talimatıyla el konuldu. Bilirkişi tarafından incelenen son görüntülerde Abarakov’un “ihtar ve ikaz anlamında bedensel hareketler sergilediği” ifade edildi. Ancak tüm bu bulgulara rağmen Abarakov’un ifadesinin alınmadığı ortaya çıktı.
Avukata Soruşturma Açıldı
Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen hakkında, dosyaya ilişkin belgeleri basınla paylaştığı gerekçesiyle soruşturma açıldı. Delil kararttığı ve şüpheliyle iş birliği yaptığı iddialarının odağındaki polis Engin Yücer ise olaydan aylar sonra açığa alındı, ardından meslekten ihraç edildi. Yücer, 2022 yılında “bilgileri ifşa” suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Araştırma Önergesi Reddedildi
Gülistan Doku’nun ailesi, kızlarının akıbetinin açıklanması için birçok kez eylem yaptı. Ankara’da araştırma komisyonu kurulması talebiyle HDP tarafından verilen önerge, CHP ve İYİ Parti’nin desteğine rağmen AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Soruşturma sürecinde, Doku’nun zorla bindirilmeye çalışıldığı iddia edilen ve Engin Yücer’e ait otomobilin, soruşturmanın başladığı gün kent dışına çıkarıldığı da ortaya çıktı. Abarakov, 2022’de gözaltına alındı ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adli kontrol kararının aylarca tebliğ edilmediği ise daha sonra açığa çıktı.
700 Saatlik Görüntü Dosyada
Dosyada görevli savcının değişmesinin ardından, 31 Ekim 2025’te Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün ve öncesine ait 700 saatlik KGYS ve iş yeri kamera görüntüsü dosyaya eklendi. Aradan geçen 6 yıla rağmen “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusu hâlâ yanıtlanmış değil.
‘Cezasızlık Politikalarının Yansıması’
Munzur Üniversitesi öğrencileri ve Munzur Özgür Öğrenci Derneği, dosyanın aydınlatılması talebiyle birçok eylem gerçekleştirdi. Dernek üyesi Semra Koç, Gülistan Doku’nun kaybettirilmesini erkek egemen sistemin ve cezasızlık politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdi:
“Gülistan Doku olayını yalnızca kaybolmuş bir kadın olarak değil, politik bir sonuç olarak görmek gerekiyor. Faillerin hâlâ yargılanmaması, sürecin şeffaf yürütülmemesi bunun normal olmadığını gösteriyor. Gülistan bugün bütün kadınlar için bir semboldür.”
Koç, kadınların ancak örgütlü mücadeleyle güvende olabileceğini belirterek, “Kadınlar erkek egemen sisteme karşı örgütlenerek güçlenebilir” dedi.
Gülistan Doku’nun faillerini sormaya devam edeceklerini vurgulayan Koç, “Jin, jiyan, azadî felsefesiyle Gülistan’ın faillerinden hesap soracağız” ifadelerini kullandı.








