HABER MERKEZİ – İstanbul’da ‘Sosyalist toplumda gençliğin rolü’ başlığıyla düzenlenen panele katılan Rana Davran, genç kadınların toplumsal dönüşümdeki öncü rolüne dikkat çekerek, gençliğin örgütlülüğünün güçlendirilmesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Dün İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Su Gösteri Sanatları Sahnesi’nde, İstanbul Özgür Öğrenci Meclisi, HDK Gençlik Meclisi ve DEM Parti Gençlik Meclisi tarafından ‘Gençlik ruhuyla demokratik sosyalizm inşasına yürüyoruz’ şiarıyla panel düzenlendi. Panele katılan TTB Tıp Öğrencileri Kolu üyesi Rana Davran, genç kadınların toplumsal dönüşümdeki öncü rolü ve gençliğin örgütlülüğünün önemine değindi. Panelde yapılan deneyim paylaşımları ve eleştiriler ışığında, gençlerin ve genç kadınların toplumsal dönüşüm sürecinde aktif rol alması ve birlikte hareket ederek sosyalizm ile demokratik ulusun inşasında görevlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Genç kadınlar toplumun değişim ve dönüşüm gücüdür
Katıldığı panelin ardından konuşan Tıp Öğrencileri Kolu üyesi Rana Davran, genç kadınların hem gençlik hem de kadın kimliğiyle birçok alanda öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Genç kadınların toplumsallığı dönüştüren bir güç olduğuna dikkat çeken Davran, şunları söyledi: “Genç kadınlar hem genç kimlikleriyle hem de kadın kimlikleriyle öncüdür. Toplumun birçok yönüyle değişim ve dönüşümünü sağlayan güçtür.” Kadınların yalnızca varlıklarıyla değil, duruşları ve yaşamı örgütleme biçimleriyle de öncü olduklarını belirten Davran, bu gerçekliğin doğru değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hepimizin elini taşın altına koyması gerek
Panelde yapılan tartışmalara değinen Davran, konuşmacıların hem kendi deneyimlerini hem de sürece dair önemli değerlendirmeler paylaştığını ifade etti. Özellikle gençliğin örgütlülük düzeyine yönelik eleştirilerin altını çizen Davran, sorumluluğun kolektif olduğunu belirtti: “Gençliğin şu anki örgütlülüğünün çok düşük olduğundan bahsettiler. Yani bu sorumluluk hepimizindir, hepimizin bu sorumluluğu alması ve elini taşın altına koyması gerekir.” Mücadelenin tarihsel öncülerinin kadınlar ve gençler olduğunu hatırlatan Davran, bugün de bu rolün devam ettiğini söyledi.
Kaybedilen, kaybedildiği yerde aranır
Mücadele sürecinde yaşanan kayıplara da değinen Davran, yeniden inşa vurgusu yaptı: “Kaybettiğimiz çok şey var. Ama kaybedilen şeyler, kaybedildiği yerde aranır ve bulunur. Biz de onları bulmak için bu yola çıktık.” Genç kadınlar olarak bu yolda ilerleme konusundaki inançlarının tam olduğunu ifade eden Davran, yoldaşlarına olan güvenini de dile getirdi.
Kadın kimliği tek bir kimlikten ibaret değil
Kadın kimliğinin çok boyutlu olduğuna dikkat çeken Davran, kadınların yalnızca kadın kimliğiyle değil; öğrenci, evlat, arkadaş gibi birçok kimlikle birlikte var olduğunu belirtti. Sistemin kadın kimliğini yozlaştırdığına işaret eden Davran, şu ifadeleri kullandı: “Bununla beraber dokunabildiğimiz her alanda gerçek kadın kimliği nediri tartıştırmak gerekiyor. Çünkü sistem öyle bir yozlaştırmış ki kadın kimliğini gerçekten biz kimiz ne yapıyoruz ne yapmalıyızı bilmiyoruz , nasıl yaşamalıyız sorusunun cevabına çok hakim değiliz açıkçası, buna hakim olmak gerekiyor. Gerçekten nasıl yaşamalı, ne yapmalı, nereden başlamalı? Bu soruların cevabını bulduğumuz oranda biz o öncelik rolünü yerine getirebiliriz.” Bu sorulara yanıt bulunabildiği ölçüde öncü rolün yerine getirilebileceğini vurgulayan Davran, tarihten gelen kadın mirasına dikkat çekti.
Demokratik toplumun inşasında sorumluluklar yerine getirilmeli
Davran, sözlerini sosyalizm ve demokratik toplum vurgusu ve genç kadınlara çağrı yaparak tamamladı: “Öncülüğü üstenci bir yerden kurmuyoruz. Beraber, yan yana gidebileceğimiz kadar gideceğiz. Sosyalizmin ve demokratik ulusun inşasında bize düşen görevleri yerine getireceğiz.” Son olarak genç kadınlara kendilerini yalnız hissetmemeleri gerektiğini ve beraber olduklarını belirten Devran, beraber yürüme çağrısı yaptı.








