Enter your email Address

  • Anasayfa
Salı, Nisan 21, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Analiz

Emek ve Özgürlük

13 Ekim 2025
in Analiz, Ekonomi, Genç Kalemler
0
Emek ve Özgürlük
Share on FacebookShare on Twitter

Emek olgusu, insanlık tarihinin en belirleyici dinamiklerinden biri olmuştur. Toplumsal gelişimlerin yönünü belirlemiş, bireysel varoluşun imkânlarını tayin etmiş ve uygarlıkların hem yükselişinde hem de çöküşünde derin izler bırakmıştır. Çünkü emek, yalnızca bir üretim süreci değil; aynı zamanda insanın kendini gerçekleştirme, toplumsal bağlarını kurma ve özgürlüğünü ete kemiğe büründürme olayıdır.

Emeğin özgürlük ile ilişkisi de bu temelde ele alınabilir. Emeğin gasp edildiği ya da yabancılaştırıldığı koşullarda özgürlük fiilen ortadan kalkar. Tarihin her döneminde emeğin denetimi, özgürlüğün sınırlarını çizmiştir. Örneğin Paris Komünü, işçilerin kendi temsilcilerini seçtiği, fabrikaların işçi komitelerine devredildiği ve yönetim süreçlerinin halka karşı sorumlu kılındığı kısa deneyimiyle; emeğin toplumsal denetiminin özgürlüğün kalbi olduğunu göstermiştir. Komün deneyiminin bıraktığı miras, sonraki yüzyıllarda gelişen anti-kapitalist ve anti-sömürgeci hareketlerde yeni biçimlerde hayat bulmuştur.

19. ve 20. yüzyıllarda gelişen işçi sınıfı hareketleri; uzun çalışma saatlerine, sefalet ücretlerine ve siyasal hak yoksunluğuna karşı yürüttükleri mücadelelerle yalnızca ekonomik taleplerini değil, aynı zamanda toplumsal özgürlüğün alanını da genişletmiştir. Sekiz saatlik iş günü, sendikal haklar ve sosyal güvenlik gibi kazanımlar, emeğin özgürleşmesinin bazı somut adımları olmuştur.

Yine 20. yüzyıl ortasında Cezayir’den Vietnam’a, Küba’ya uzanan anti-sömürgeci direnişler; ulusal bağımsızlığı emeğin özgürleşmesiyle birleştirmiş, hem köylü emeğinin hem kent işçilerinin hem de sömürge halklarının ortak özgürlük talebini yükseltmiştir.

Türkiye’de de benzer şekilde gelişen sosyalist hareketler, toplumsal özgürlük yolunun emek mücadelesinden geçtiğini savunmuştur. Zaman zaman güçlenmesine rağmen yeterince toplumsallaşamamış ve hedeflenen devrimsel dönüşümü sağlayamamışlardır. Bu tarihsel süreklilik, günümüzde Kürt özgürlük hareketinde, özellikle Rojava Devrimi’yle çağdaş bir biçim kazanmıştır. Korunup geliştirilmesi durumunda Rojava, ezilenler için bir örnek model olacaktır.

Emeği tarih boyunca sömürülen Kürt halkı, özgürlük hareketiyle beraber emek konusunda da bir çıkış geliştirmiştir. Kürt halkı başta Rojava olmak üzere kendi öz yönetimlerini kurduğu yerlerde kendi ekonomik sistemini geliştiriyor. Oluşturulan Komünal üretim yapılarına başta kadınlar olmak üzere sömürülen toplumsal kesimlerin katılımını örgütlüyor; böylece emeğin özgürleşmesini toplumsal özgürlükle buluşturuyor.

Burada Kürt özgürlük hareketinin özgün yaklaşımı, kadını merkeze alması, emeğin özgürleşmesinin asli unsuru yapmasıdır. Gençliği ise bu dönüşümün en dinamik öznesi olarak konumlandırmasıdır. En çok sömürülen iki kesime böylesi bir rol biçmek, emeğin özgürleştirici gücü itibariyle son derece yerinde bir yaklaşımdır. Şüphesiz söz konusu emek olunca, hiçbir toplumsal kesim, hiçbir birey bunun dışında tutulamaz.

Bugün bizler, dünyanın adeta en bereketli topraklarında, hiç hak etmediğimiz işlerde çalışmak ve yaşamak zorunda bırakılıyoruz. Oysa zengin coğrafyamız, dünya sermayecilerinin üzerinde savaştıkları, üzerinde pay sahibi olmak için her tür yola başvurduğu topraklardır. Bu gerçekten büyük bir trajedidir. Elbette, bunun sorumlusu devlet ve kapitalist sistemdir. Ancak böyledir diye bize biçilen kadere razı gelip kabul edemeyiz.

Kutsal kitaplarda cennet olarak tarif edilen ülkemizde, ait olduğumuz yerde emeğimizin karşılığını alacağımız bir yaşam kurabiliriz. Belki tümden sistemden kendimizi soyutlayamayız, ama kendi emeğimizin karşılığını aldığımız ekonomik örgütlenmelere gidebiliriz. Mevcut sistemde çalışmanın, sömürülmenin son derece insanlık onurunu zedelediği bir gerçektir. Emek sömürüsü, bu anlamdaki bağımlılık ilişkileri derin bir köleliği ifade ediyor. Oysa kuracağımız bir komünle, ortakçı bir üretimle emeğimize sahip çıkabiliriz. Ortak ürettiğimizi eşit paylaşıp sömürü çarkını kırabiliriz.

Sömürünün gittikçe derinleştiği bu koşullarda, sistemi tümden aşmayı beklemeden, sistemin içinden ona karşıtlık temelinde örgütlenerek kendi yaşamımızı kurabiliriz. Zaten sistemin ayakta kalmasını sağlayan da onun içinde yer alanlar, istemeden de olsa ona hizmet edenler değil mi? O halde, sisteme alternatif bir yaşam ve çalışma koşulları oluşturarak sistemi işlevsiz kılmak da bizim elimizdedir. Yeter ki bu bilinç ve örgütlenme iradesine sahip olalım, umutsuzluğa kapılıp sömürü sistemine hizmet etmeyelim.

      Mehmet Salih Ogus

Önceki Haber

“Rojin’in Bedeninde Bulunan DNA’lar Açıklansın”

Sonraki Haber

Öğrenciler Yemekhaneye Getirilen Rezervasyon Uygulamasını Protesto Etti

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Öğrenciler Yemekhaneye Getirilen Rezervasyon Uygulamasını Protesto Etti

Öğrenciler Yemekhaneye Getirilen Rezervasyon Uygulamasını Protesto Etti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

TEV-KOM Kuruluş Deklarasyonunu Yarın Açıklayacak: Tüm Gençleri Bekliyoruz

17 Nisan 2026
TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

TEV-KOM Kuruluşunu İlan Etti: Geleceğimizin İnşasında Söz ve Eylem Sahibiyiz

18 Nisan 2026
TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

TEV-KOM’dan Anadil İçin Seferberlik: Komün Ruhuyla Çalışacağız

19 Nisan 2026
TEV-KOM Deklarasyonuna Çağrı: Dilimize Sahip Çıkalım

TEV-KOM Deklarasyonuna Çağrı: Dilimize Sahip Çıkalım

16 Nisan 2026
Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

0
Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

0
İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

0
Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

0
Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Soruşturmanın Karanlıkta Bırakılması Politiktir

21 Nisan 2026
Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

Zeren Ertaş Davasında Yargılanan Kamu Görevlilerine Beraat

21 Nisan 2026
İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

İlayda Zorlu Eyleminde Gözaltına Alınanlar İçin Açıklama

20 Nisan 2026
Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

Rojin Kabaiş İçin İmza Kampanyası

20 Nisan 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.