HABER MERKEZİ- Enternasyonalist genç kadın Lila Ramit, 8 Mart’ın kadınların tarihsel direnişini hatırlatan ve mücadele iradesini büyüten bir gün olduğunu vurgulayarak, Kürt kadın hareketinin ortaya koyduğu fikirlerin dünya kadınları için önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirtti.
Fransız enternasyonalist genç kadın Lila Ramit, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadın mücadelesi açısından taşıdığı anlamı ve önemi değerlendirdi. 8 Mart’ın kadınların tarihsel direnişini hatırlatan bir gün olduğunu belirten Ramit, bu tarihin aynı zamanda geleceğe dair umut ve mücadele iradesini büyüttüğünü ifade etti.
8 Mart’ın tarihsel önemine dikkat çeken Ramit, “Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, 8 Mart gerçekten tarihi bir gün, Clara Zetkin gibi sosyalist kadınlar tarafından uzun zaman önce yaratılmış bir gün. Tarihi hatırlamak ve onlardan güç almak için gerçekten büyük bir gün; kadın cinayetlerinde katledilen kadınları, şehitleri, mücadele eden sosyalist kadınları hatırlamak için. Tüm devrimci kadınların mücadelesini, kadın gücünü bir araya getiriyoruz ve diyoruz ki, mücadelenin bu noktasındayız, çok daha güçlüyüz. Dünyanın her yerinden farklı örgütlenmeler olarak bir araya geliyoruz ve böylece gerçekten de gösteriyoruz ki, kadın birliği ve mücadelesi ile kapitalizmin, tüm sorunların, insanların güvencesizliğinin, tahakkümün, tecavüz kültürünün üstesinden gelebiliriz.” dedi.
Genç kadınların liberalizmin etkisiyle zaman zaman umutsuzluk yaşayabildiğini belirten Ramit, “biz kadınlar, özellikle genç kadınlar olarak, içimizde derinden yerleşmiş olan liberalizmle, mücadeleye inanmakta ondan umutlanmakta zorlanıyoruz çünkü ataerkilliğin içimizde çok derinlere işlemiş olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
“Tecavüz kültürü bir sistemdir”
Kürt kadın özgürlük hareketinin “erkek egemen zihniyet” ve “tecavüz kültürü” çözümlemelerinin ufuk açıcı olduğunu dile getiren Ramit, “Benim için, erkek egemenliği zihniyeti ve tecavüz kültürünü anlamak gerçekten ilham verici. Tecavüzün bireysel bir eylem değil, aslında her yerde var olan bir zihniyet ve sistem olduğunu görüyoruz ve bu zihniyeti her insanda yok etmemiz gerekiyor. Her insanda bu tecavüz zihniyetinin yanı sıra buna karşı direniş zihniyeti, yaşam zihniyeti de olduğunu görüyoruz ve bunu da anlamamız gerekiyor.” dedi.
Kadınların tarihsel mirasında yer alan empati ve örgütlü yaşam değerlerine dikkat çeken Ramit, şöyle devam etti:
“Biz kadınlar olarak, empati gibi sosyal değerlere sahibiz çünkü bu şekilde büyüdük, bu şekilde mücadele eden ve örgütlü sosyal yaşam içinde yaşayan kadınların tarihsel mirasına sahibiz. Bu yüzden, mücadele etmek için insanlar arasında bu kimliği de bulmalıyız ve bence bu da Kürt hareketini, kadın hareketini ortaya çıkardı. Neredeyse her çocuğun fiziksel veya zihinsel olarak tecavüze uğradığı, yani dünya nüfusunun yarısının tecavüze uğradığı gerçeği de var. İşte bu yüzden yerel olarak örgütlenemiyoruz ve bu zihniyeti yok edersek ve kendimizi yeniden inşa edersek, artık toplumsal olarak örgütlenebiliriz bu amaç insanın kendini örgütleyebilmesi için sahip olduğu en güzel güçtür. Bu nedenle, Kürt kadın hareketi, bizi tek tipleştirmek için değil, birbirimizden güç almak, bu zihniyeti görmek ve birbirimiz hakkında bilgi edinmek için dünyanın dört bir yanındaki tüm kadınları bir araya getirmek için harika bir fırsat ve öneridir. ”
“Çözüm bizde ”
Avrupa’daki kadın hareketinin Kürt kadın hareketinden ilham alarak özeleştiri yapması gerektiğini belirten Ramit, “mücadelenin tamamını konfederalize etme gücüne sahibiz, bu yüzden özellikle Avrupa ve Fransa adına konuşacak olursam, bu hareketten ilham alma ve kendi mücadelemizi, kendi hareketlerimizi bu bağlamda eleştirme sorumluluğumuz var; çünkü bu derinliği hissetmemiz ve gerçekten anlamamız gerekiyor ki, doğru bir zafere ulaşalım. ” ifadelerini kullandı.
Kadın birliğiyle kapitalizmin ve tecavüz kültürünün üstesinden gelinebileceğini vurgulayan Ramit, “Toplumu örgütlemek için sosyalist değerlere sahibiz. Çözüm bizde. Bu tarihi günde cesaretimizi ve mücadelemizi gösteriyoruz” dedi.










