HABER MERKEZİ- İzmir Katip Çelebi Kurdî Komünü tarafından düzenlenen doğa yürüyüşünde bir araya gelen öğrenciler; ekolojiyi inançlar, toplumsal adalet ve kadın özgürlüğü ekseninde tartışarak ‘Yaşamı savunuyoruz’ mesajı verdi.
Katip Çelebi Kurdî Komünü tarafından düzenlenen doğa yürüyüşü, İzmir Balçova Terapi Ormanı’nda gerçekleştirildi. Yürüyüşle başlayan program; ekoloji, inançlar ve kadın özgürlüğü hakkında yürütülen tartışmalar ve kültürel etkinliklerle devam etti.
“Ekoloji insanın kendisiyle yüzleşmesidir”
Program kapsamında yapılan söyleşide ekolojinin dar bir çevre tanımına sığdırılamayacağı vurgulandı. Öğrenciler, “Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz” diyerek, ekolojik yaşamın bir tercih değil, varoluşsal bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Ekolojik yıkım karşısında sessiz kalmanın sorumluktan kaçmak olduğu hatırlatılarak; insanın dünyadaki konumunu sorgulamak gerektiği belirtildi.
“Ekoloji bir adalet ve eşitlik meselesidir”
Tartışmalarda ekolojinin sistemsel boyutuna dikkat çekildi. Bireysel çözümlerin sistemsel sorunları aşamayacağı ifade edilerek, doğayı bir “meta” olarak gören düzene karşı “Bu doğa sadece burjuvaların hobi alanı değildir. Biz sadece doğayı savunmuyoruz, yaşamı savunuyoruz.” vurgusu yapıldı.
İnançlarda doğa: Ortak bir hassasiyet
Yürütülen tartışmalarda farklı inanç sistemlerinin doğaya yaklaşımı da ele alındı. İslam’da insanın “koruyucu” rolü ve “mizan” (denge) kavramı; Hristiyanlıkta “emanetçilik”; Yahudilikte ise “toprağın dinlendirilmesi” ilkeleri hatırlatıldı. Êzidilikte doğanın ilahi düzenin parçası olduğu, Zerdüştilikte ise doğayı korumanın ahlaki bir sorumluluk olduğu ve zarar vermenin manevi bir bozulma sayıldığı aktarıldı.
Kadın ve doğa: Ortak mücadele
Kadın ve doğanın tarihsel bağına değinilen bölümde, kadın ve doğanın eril hegemonya tarafından eş zamanlı olarak tahakküm altına alındığı belirtildi. Ana Tanrıça geleneğinden bugüne kadınların doğayı bir kaynak değil, yaşam veren bir bütün olarak gördüğü; bu nedenle ekoloji mücadelesinin kadınlar için toplumsal örgütlenmenin kalbi olduğu ifade edildi.
Program öğrencilerin düzenlediği etkinliklerle devam etti. Program kapsamında iki öğrenci Kürtçe (anadilde) ilk yardım eğitimi verdi. Daha sonra şiirler okundu ve hikâyeler anlatıldı. Program, öğrencilerin birlikte şarkılar eşliğinde çektiği halaylarla sona erdi.

Ekolojik yaşam bilincini pratikle birleştirmeyi amaçlayan etkinliğin sonunda, doğayı korumanın bir tercih değil; bir zorunluluk olduğu mesajı verildi.









