İSTANBUL – İstanbul Üniversitesi öğrencisi ve tiyatro eğitmeni Harun Demhat Temel, Ekin Kültür ve Sanat Komünü’nün sanatın kolektif bir üretim anlayışıyla yürütüldüğü bir alan olduğunu belirterek, gençleri burada yapılan kültür ve sanat çalışmalarında yer almaya çağırdı.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Harun Demhat Temel, Ekin Kültür ve Sanat Komünü bünyesinde yürüttükleri çalışmalara ilişkin ajansımıza konuştu. Yaratıcı drama ve tiyatro eğitmenliği yapan Temel, kültür ve sanatın toplumun kendini görünür kılma eylemi ve geleceğe bırakılan bir söz olduğunu belirtti.
“Sanat, toplumsal hafızayı koruyan bir alandır”
Sanatın bireysel değil kolektif bir üretim olduğunu vurgulayan Temel, komün ve sanat ilişkisini şu şekilde ifade etti: “Komün ruhu; birlikte düşünmek, birlikte üretmek ve birlikte var olmaktır. Sanat da bu birliktelik içinde anlam kazanır.”
Ekin Kültür ve Sanat Komünü’nün toplumsal hafızayı koruyan bir alan olduğunu belirten Temel, sanatın özellikle gençlerin kendilerini ifade edebileceği bir alan sunduğuna dikkat çekti: “Ekin Kültür ve Sanat Komünü, bu hafızanın canlı kalması için çalışan kolektif bir alandır. Biz de çocuklarla yürüttüğümüz yaratıcı drama ve tiyatro çalışmalarıyla bu üretim sürecinin bir parçası olmaya çalışıyoruz. Sanat, gençler için düşünmenin, sorgulamanın ve kendini özgürce ifade etmenin en güçlü yollarından biridir. Biz de gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri güvenli bir alan yaratmaya çalışıyoruz.”
Çocuklar için yaratıcı drama çalışmaları
Komün bünyesinde tiyatro, müzik, resim ve Kürtçe derslerinin verildiğini belirten Temel, sanatla erken yaşta tanışmanın önemine değindi: “Çocuklarla yaptığımız çalışmalarda oyun, doğaçlama ve küçük sahne çalışmaları üzerinden ilerliyoruz. Sahne disiplininden öte amacımız çocukları erken yaşta sanatla tanıştırarak yaratıcı düşünmelerini sağlamak, özgüven kazanmalarına katkı sunmak ve birlikte üretmenin değerini hissettirmek. Sanatla erken yaşta tanışmak çocukların dünyaya bakışını değiştiriyor.”
“Sanat bir karşı koyuştur”
Kültür ve sanat alanının zorluklarına da değinen Temel, özellikle kolektif alanların çeşitli engellerle karşılaştığını söyledi: “Sanat her zaman kolay bir alan değil. Bir tiyatrocu olarak, ‘tiyatro nedir?’ denildiğinde, tiyatronun bir karşı koyuş olduğunu söylüyoruz. Bu nedenle sanat üretimi de zorluklar içerir. Özellikle alternatif ve kolektif kültür alanları çoğu zaman yeterli imkânlara sahip olmadan çalışmalarını sürdürüyor. İmkânlardan kastım sadece maddi değil, aynı zamanda manevi imkânlardır. Buna rağmen insanlar üretmeye devam ediyor.”
“Kültür geleceğe bırakılan bir sözdür”
Kültür üzerindeki asimilasyona dikkat çeken Temel, Kürt kültürünün güçlü bir mirasa sahip olduğunu ve bu mirasın korunmasının önemine işaret etti: “Günümüzde asimilasyon denen bir gerçek ile karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti devleti üniter bir yapıya sahiptir ve anayasada yer alan ‘devletin bölünmez bütünlüğü’ ilkesi doğrultusunda şekillenmiştir. Bu durum, Türklük dışındaki kimliklerin dil, kültür ve yaşam pratikleri açısından çeşitli maddi ve manevi zorluklar yaşadığını gösteriyor. Buna rağmen Kürt kültürü güçlü bir mirasa sahiptir. Kürtler için kültür ve sanat aynı zamanda bir var olma ve görünür olma meselesidir. Bu yüzden kültürün yaşatılması sadece geçmişi korumak değil, aynı zamanda geleceğe söz bırakmaktır. Genç kuşakların kendi kültürleriyle bağ kurabileceği alanların çoğalması büyük önem taşıyor.”
Gençlere ve genç kadınlara çağrı
Gençlere, özellikle de genç kadınlara seslenen Temel, sanat alanında yer almaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı: “Sanat alanında yer almaktan çekinmesinler. Kendi kültürlerini yaşatmaktan vazgeçmesinler. Kendilerini ifade edebilecekleri alanlar aramaya devam etsinler.”
Ekin Kültür ve Sanat Komünü’nün gençlerin bir araya gelip üretim yapabileceği bir alan oluşturma hedefiyle kurulduğunu belirten Temel, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanat, insanın kendini tanımasının ve topluma katkı sunmasının en güçlü yollarından biridir. Biz de gençlerin bir araya gelip üretim yapabileceği bir alan yaratmaya çalışıyoruz.”
BERÛ / Fermander Kardeş










