HABER MERKEZİ – İzmir’de öğrenciler tarafından düzenlenen panelde, anadilde eğitimin demokratik üniversite mücadelesinin temel bir unsuru olduğu vurgulanırken, komün örgütlenmelerinin gençlik açısından örgütlü ve kalıcı bir mücadele zemini sunduğu belirtildi.
İzmir’de öğrencilerin eğitim ve kültür komünleri, 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü kapsamında panel düzenledi. Yazar Yasemin Elban ve Soydan Akay’ın katıldığı panelde, anadilde eğitimin yanı sıra üniversite gençliğinin yaşadığı sorunlar tartışıldı.
Panelin gerçekleştirildiği salona “Em zimanê xwe diparêzin civaka demokratîk ava dikin”, “Her der Kurdî her dem Kurdî” ve ”Jin jiyan azadî ” yazılı pankartlar asıldı.
Panelin açılış konuşmasını Hozan Şahin yaptı. Şahin, komün modelinin yalnızca bir örgütlenme biçimi olmadığını, birlikte düşünmenin, birlikte karar almanın ve birlikte yaşamanın ifadesi olduğunu belirterek, gençlik mücadelesinde sıkça karşılaşılan geçicilik ve dağınıklık sorunlarına karşı komünal yaklaşımın güçlü bir alternatif sunduğunu söyledi.
Üniversitelerde kurulacak komünlerin ana dilde eğitim talebinin, demokratik üniversite mücadelesinin ve barış arayışının taşıyıcısı olabileceğini ifade eden Şahin, ana dilde eğitimin bir ayrışma değil, gerçek demokratik entegrasyonun anahtarı olduğunu vurguladı. “Ana dilde eğitimin olmadığı bir yerde eşitlikten söz edilemez. Asimilasyon derinleşir, akademik yabancılaşma artar ve üniversite toplumun gerçekliğinden kopuk bir yapıya dönüşür” dedi.
Açılış konuşmasının ardından devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Saygı duruşunun ardından panel başladı. Üç oturum halinde gerçekleştirilen panelin, yakın zamanda yaşamını yitiren Kürt dilbilimci Mehmet Emin Bozarslan’a adandığı belirtildi.
Panele konuşmacı olarak katılan Soydan Akay, dil ile kimlik arasındaki bağa dikkat çekerek, “Dilden koparılmak birbirimizden koparılmamız anlamına geliyor. Ben sorunun peşinden gittim, Kürt olduğumu anladım ve sonrasında mücadeleye katıldım. Biz sadece dil olarak değil, yaşam olarak da yok sayıldık” dedi.
Akay, Kürt inkârına karşı verilen varlık mücadelesini değerlendirerek, Kürtlerin kültürleri ve dilleriyle demokratik bir cumhuriyet içinde eşit haklara sahip olması gerektiğini ifade etti. Demokratik anayasa ve demokratik cumhuriyet temelinde tüm farklılıkların eşit haklara sahip olduğu bir sistem için mücadele ettiklerini söyledi.
Panele konuşmacı olarak katılan Yasemin Elban ise, oto asimilasyona değinerek, ailelerin evlerinde çocuklarıyla Kürtçe yerine Türkçe konuşarak oto asimilasyonu gerçekleştirdiğini belirtti. Elban, “Anadil bir insan için en meşru durumdur, kimsenin anadilinden koparılmaması gerekir. Bu yüzden bir insanın anadilinden koparılması en büyük zulümdür. Nasıl ki egemenler emeğe ve özgürlüğe karşılarsa aynı şekilde, anadilde eğitime de karşıdırlar. Doğayı nasıl tahrip ediyorlarsa dilleri de yasaklıyorlar.” diye konuştu.
Üçüncü oturum soru-cevap şeklinde gerçekleştirildi.
Panel, son oturumun tamamlanmasının ardından sona ererken, daha sonra müzik grubu Koma Agirê Zerdeşt sahne aldı.







