HABER MERKEZİ-Üniversitelerde barınma, ifade özgürlüğü ve yaşam hakkının ihlal edildiğini belirten İHD İstanbul Şubesi Gençlik Komisyonu, gençliğin yoksulluk, güvencesizlik ve şiddetle kuşatıldığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gençlik Komisyonu, üniversitelerde yaşanan baskı, şiddet ve hak ihlallerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üniversitelerde yaşananların münferit olmadığı, üniversitelerin bilinçli ve sistematik biçimde baskı altına alındığı ve gençliğin yoksulluk, güvencesizlik ve şiddetle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı.
Öğrencilere yönelik şiddet sıradanlaştı
Açıklamada, 6 Ocak 2026’da Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde Özgür Üniversite Hareketi’nin burs ve kredilere ilişkin yürüyüşüne polis tarafından müdahale edildiği hatırlatıldı. Müdahale sırasında 6 kişinin darp edilerek gözaltına alındığı belirtilirken, serbest bırakılmalarına rağmen müdahalenin niteliğinin öğrencilere yönelik şiddetin sıradanlaştığını ortaya koyduğu ifade edildi.
Disiplin soruşturmaları ve yurt cezaları
İHD Gençlik Komisyonu, baskıların yalnızca sokakta değil; üniversite ve yurt idareleri eliyle de sürdürüldüğüne dikkat çekti. Açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Mart 2025’te başlayan eylemlere katıldıkları gerekçesiyle Kocaeli Üniversitesi’nde 33 öğrenci hakkında disiplin soruşturması açıldığı aktarıldı.
Aynı süreçte farklı yurtlarda kalan 8 öğrenciye yurt yönetimleri tarafından soruşturma başlatıldığı, Ali Fuat Cebesoy KYK Yurdu ve Arızlı KYK Yurdu’nda verilen süresiz yurttan çıkarma cezalarıyla yurttan atılan öğrenci sayısının 9’a yükseldiği belirtildi. Konya’da ise “kış kampı” gerekçesiyle bütünleme sınavları sürerken öğrencilerin yurtlardan çıkarıldığı kaydedildi.
Kampüslerde ifade özgürlüğüne müdahale
Açıklamada, ifade özgürlüğünün kampüslerde hedef alındığına vurgu yapıldı. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde “Faşizme Geçit Yok” pankartına özel güvenlik birimlerinin saldırdığı, Dicle Üniversitesi’nde Halep’e yönelik saldırılara karşı yapılmak istenen yürüyüşün kolluk tarafından engellendiği ve Namık Kemal Üniversitesi’nde bir öğrencinin duvar yazıları gerekçe gösterilerek gözaltına alındığı hatırlatıldı.
Namık Kemal Üniversitesi’nde okuyan bir öğrencinin gözaltına alındığı sırada kimliği belirsiz kişiler tarafından ajanlık dayatmasına maruz kaldığı ve ardından hiçbir gerekçe sunulmadan, bildirim yapılmadan usulsüz biçimde KYK yurdundan çıkarıldığı yönündeki iddialara da açıklamada yer verildi.
Yurtlarda ihmaller ve protestolar
İHD Gençlik Komisyonu’nun açıklamasında, Ege Üniversitesi Bornova ve Tire KYK Erkek Öğrenci Yurtları’nda yaşanan zehirlenme vakalarına dikkat çekildi. Akşam yemeğinde çıkan tavuk fajita ve pilav sonrası çok sayıda öğrencinin hastaneye başvurduğu, sağlık raporlarına rağmen yurt yönetiminin sessiz kaldığı ifade edildi. Aynı yurtta yaklaşık bir aydır arızalı olan asansörlerin onarılmaması nedeniyle öğrencilerin protesto gerçekleştirdiği aktarıldı.
“Savaşa değil, eğitime bütçe” eylemlerine müdahale
KYK bursunun 4 bin TL’ye çıkarılmasının öğrencileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ettiğinin vurgulandığı açıklamada, Öğrenci Kollektifleri’nin İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı eylemler düzenlediği belirtildi. Taksim İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polis müdahalesinin gerçekleştiği, 7 kişinin gözaltına alındığı ve ifadelerin ardından serbest bırakıldığı aktarıldı.
Açıklamada, Beyazıt’ta Ortadoğu’daki savaş politikalarını ve Halep’e yönelik saldırıları protesto eden üniversite öğrencilerinin polis çemberine alındığı, 2’si çocuk 56 öğrencinin ters kelepçeyle gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltılar sırasında işkence iddialarının ve öğrencilere yönelik ırkçı küfürlerin görüntülere yansıdığına dikkat çekildi. 50 öğrencinin serbest bırakıldığı, 6 öğrencinin savcılığa sevk edildiği; bu öğrencilerden 2’si hakkında adli kontrol, 4’ü hakkında tutuklama kararı verildiği kaydedildi.
Taciz iddiaları ve üniversite özerkliğine müdahale
İHD Gençlik Komisyonu, üniversitelerde “güvenli kampüs” tartışmalarının taciz iddialarıyla da gündeme geldiğini belirtti. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğrencilerin, Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Barış Erdal’ın sistematik tacizine maruz kaldıklarını iddia ettiği; dilekçelerin aylarca yanıtsız bırakıldığı ve kamuoyu baskısı sonucunda Erdal’ın açığa alındığı aktarıldı. Öğrencilerin, sürecin şeffaf ve bağlayıcı yürütülmediğini ifade ederek rektörlük önünde basın açıklaması yaptığı hatırlatıldı.
Açıklamada ayrıca, YÖK tarafından ders ve sınav saatlerinin Cuma namazına göre ayarlanmasını isteyen bir yazının üniversitelere gönderildiği, bunun akademik planlamanın bilimsel ve laik ilkeler yerine dini referanslarla şekillendirilmesi anlamına geldiği ve üniversite özerkliğine açık bir müdahale olduğu belirtildi.
Marmara Üniversitesi’ne ait Sultanahmet’teki rektörlük binasının Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne tahsis edilmesi de açıklamada yer alan başlıklar arasında bulundu. Marmara Üniversitesi mezunlarının, binanın başka bir vakfa ya da üniversiteye tahsis edilmesini protesto ettiği aktarıldı.
Hak ihlallerine derhal son verilmeli
İHD İstanbul Şubesi Gençlik Komisyonu, açıklamasının sonunda öğrencilerin yaşam hakkının, barınma hakkının, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının, ifade özgürlüğünün ve üniversitelerin özerk yapısının korunması çağrısında bulundu. Açıklamada, bu haklara yönelik her türlü müdahaleye derhal son verilmesi talep edildi.










