HABER MERKEZİ – KYK bursunun öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten İstanbul Üniversitesi öğrencisi Gülenay Şahin, yaşanan yoksullaştırmaya karşı öğrenci dayanışmasının büyütülmesi çağrısında bulundu.
KYK burs ve kredi ücretlerine yapılan yüzde 33’lük artışın ardından üniversite öğrencileri birçok kentte yürüyüş ve basın açıklamalarıyla bu artışı kabul etmediklerini duyurdu. Öğrenci Faaliyetleri üyesi ve İstanbul Üniversitesi öğrencisi Gülenay Şahin, bir genç kadın olarak söz konusu artışın eğitim-öğretim yaşamına, gündelik hayata etkilerini ve öğrenci dayanışmasının neden zorunlu hale geldiği konusunda değerlendirmelerde bulundu.
KYK bursu ayın sonunu değil, ilk birkaç günü kurtarıyor
KYK bursunun mevcut haliyle öğrencilerin yaşamını idame ettirmesine yetmediğini, burs miktarının yıllardır yetersiz olduğunu belirten Şahin, şunları söyledi: “Geçen sene günlük 100 TL olan KYK bursu bu sene günlük 133 TL oldu. Yani bize günlük sadece 33 TL zam yapıldı. Günlük 33 TL ile dışarı çıktığınızda alabileceğiniz şeyler son derece sınırlı.”
KYK bursunun öğrenciyi ay boyunca taşıyan bir destek değil, yalnızca ayın başında kısa süreli bir rahatlama sağladığını ifade eden Şahin, burs politikasının öğrencileri sürekli bir kaygı haline mahkûm ettiğini dile getirdi.
Burs yetersizliği öğrenciyi güvencesiz çalışmaya itiyor
KYK bursunun geçinmeye yetmemesi nedeniyle öğrencilerin çalışmak zorunda bırakıldığını belirten Şahin, bu durumun eğitim hayatını doğrudan etkilediğine dikkat çekti: “Biz öğrenciler olarak niteliksiz, güvencesiz ve çoğu zaman sigortasız işlerde çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu da okulumuza ve eğitim hayatımıza ayırmamız gereken zamanı elimizden alıyor.”
Şahin, burs politikalarının öğrenciyi bir eğitim öznesi olmaktan çıkarıp, erken yaşta güvencesiz işçiliğe yönelttiğini söyledi.
Genç kadınlar güvencesiz işlerde şiddete ve tacize açık hale geliyor
Bir genç kadın olarak yaşadıklarının bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını belirten Şahin, güvencesiz çalışma koşullarının kadın öğrenciler üzerinde çok yönlü baskılar yarattığını ifade etti: “KYK bursu geçinmemize yetmediği için hepimiz çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu çalışma çoğu zaman güvencesiz yerlerde oluyor. Patronların anti-feminist tutumlarına, bakışlarına ve kimi zaman da tacize maruz kalıyoruz.”
Bu koşullar altında sessiz kalmaya zorlandıklarını vurgulayan Şahin, geçim kaygısının kadın öğrencileri daha savunmasız hale getirdiğini söyledi.
Yurtlara yüzde 45 zam, burslara göstermelik artış
KYK yurtlarına yapılan zam ile burs artışı arasındaki çelişkiye dikkat çeken Şahin, devletin bilinçli bir yoksullaştırma politikası yürüttüğünü belirtti: “Eylül ayında KYK yurtlarına yüzde 45 zam yapıldı. Buna karşılık KYK bursuna yapılan zam, yurt zammını bile karşılamıyor. Burada kurumun kendi içinde çelişen ama farkında olarak sürdürülen bir yoksullaştırma politikası görüyoruz.”
Çözüm öğrenci dayanışmasını büyütmek
Son olarak öğrencilere çağrıda bulunan Şahin, iktidarın gençlerin yaşamını ve geleceğini önemsemediğini söyledi. Bu tabloya karşı tek çıkış yolunun örgütlü mücadele olduğunu vurguladı: “İktidar bizim hayatlarımızın ve geleceğimizin onlar için hiçbir değerinin olmadığını açıkça gösteriyor. Buna karşı birlik olmamız gerekiyor.”
Öğrenci dayanışmasının büyütülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, sözlerini şöyle tamamladı: “Kampüslerde, yurtlarda ve çalışmak zorunda bırakıldığımız her yerde birbirimize destek olmalıyız. Bu adaletsizliğe, hak gaspına karşı ses çıkarmak için tüm arkadaşlarımı mücadeleye davet ediyorum.”








