HABER MERKEZİ – İstanbul’da gençlik örgütlerinin “Söz, Yetki, Karar Üniversite Bileşenlerine” şiarıyla düzenlediği Öğrenci Forumu’na katılan gençler, üniversitelerde derinleşen baskı ve hak gasplarına karşı mücadelenin yalnızca kampüslerle sınırlı kalmaması, yaşamın her alanında ortaklaştırılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Kadıköy’de üniversitelerde yaşanan sorunların ve çözüm önerilerinin tartışıldığı Öğrenci Forumuna katılan gençler, artan yaşam maliyetleri, barınma sorunu ve mezuniyet sonrası işsizlik tehdidinin gençler üzerinde ciddi bir gelecek kaygısı yarattığını ifade etti. Forumda, Mart Direnişi ve Gençlik Mücadelesi, Üniversitelerde Bugün Ne Yapmalı?, Faşist Abluka Dağıtılacak başlıkları altında yürütülen tartışmalarla, üniversitelerde artan baskılar ve güvencesizlik karşısında gençliğin ortak mücadele hattı örmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Gençlik Mücadelesi Bütünlüklü Bir Hatta İhtiyaç Duyuyor
DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Fırat Öztaşdönderen, fahiş yaşam maliyetleri, barınma krizi ve mezuniyet sonrası işsizlik tehdidinin üniversite yaşamını doğrudan etkilediğini belirtti. Üniversitelerde derinleşen ekonomik krizin öğrenciler üzerinde çok boyutlu bir yoksullaşmaya yol açtığını söyleyen Öztaşdönderen, ekonomik koşulların gençlerin sosyal ve kültürel yaşama katılımını ciddi biçimde sınırladığını ifade etti.
Mezuniyet sonrası istihdam sorununa dikkat çeken Öztaşdönderen, “Ve mezun olunca da edindikleri bilgiler ve tecrübelerle birlikte nitelikli ve iyi bir iş bulmakta zorluk yaşıyorlar. Buldukları işlerde açlık sınırı altında ücretler ve kötü koşullarda oluyor genellikle.” dedi.
Hem Okumak Hem de Çalışmak Zorunda Kalıyorlar
Türkiye’de uzun süredir devam eden ekonomik krizin gençler açısından kritik bir noktaya ulaştığını belirten Öztaşdönderen, öğrencilerin büyük bölümünün eğitimlerini sürdürürken çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Bu durumun gençlerin sosyal ve kültürel alanlara erişimini büyük ölçüde ortadan kaldırdığını ifade eden Öztaşdönderen, yetersiz burslar, borçlandırıcı krediler ve faiziyle geri ödemesi dayatılan desteklerin öğrenciler üzerinde ciddi bir baskı yarattığını vurguladı.
Derin Demokrasi Yoksunluğu
Gençlerin ekonomik ve sosyal alanlardan dışlanmasının temel nedenlerinden birinin Türkiye’deki demokrasi sorunu olduğunu dile getiren Öztaşdönderen, üniversitelerde, sokakta ve siyasal alanda gençlerin temsil ve söz hakkının sınırlandığını belirtti.
Mücadele Sadece Kampüslerle Sınırlı Değil
Gençlik mücadelesinin yalnızca üniversite kampüsleriyle sınırlandırılamayacağını ifade eden Öztaşdönderen, MESEM’lerde yaşanan çocuk işçiliği, göç eden gençlerin güvencesiz çalıştırılması ve artan işsizlik sorunlarına dikkat çekti. Öztaşdönderen, gençlik mücadelesinin üniversiteleri, işçi gençliği, işsizliği ve göçü birlikte ele alan bütünlüklü bir hatta ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Söz ve Karar Üreten Özne
Üniversitelerde yaşanan sorunlar karşısında öğrencilerin daha etkin bir konumda olması gerektiğini belirten Öztaşdönderen, gençliğin söz ve karar süreçlerine katılmasının önemine vurgu yaptı. Forumların, gençlerin edilgen bir konumdan çıkarak ortak mücadele zeminlerinde buluşmasını sağlayan araçlardan biri olduğunu ifade etti.
Geçici Çözümler Değil Örgütlü Mücadele
SOLDEP-GENÇ (Genç Sosyalistler) üyesi Ela Kılıç, üniversitelerde genç kadınların maruz kaldığı şiddet, baskı ve tacizin münferit değil, sistematik bir sorun olduğunu belirtti. Üniversitelerdeki baskı ortamının patriyarka, kapitalizm ve sermaye düzeniyle iç içe geçmiş devlet politikalarının bir sonucu olduğunu vurgulayan Kılıç, kayyım atamalarını bu politikaların üniversitelere yansımasının somut örneklerinden biri olarak gösterdi.
Kampüslerde Gençler Güvende Değiller
Üniversitelerde yaşananların sokakta ve evde karşılaşılan şiddetten bağımsız olmadığını dile getiren Kılıç, kadınların yalnızca kampüslerde baskıya maruz kalmadığını, kimi zaman gençlerin kampüslerde dahi katledildiğini hatırlattı. “Kampüslerimiz bizim güvende olduğumuzu hissetmemiz gereken yerler olmalıyken bugün elinde silahla biri kampüslere girebiliyorken mezun olan öğrenci okuluna giremiyor” dedi.
Bu durumların, devletin muhalif ve sorgulayan gençliği sindirme politikalarının bir sonucu olduğunu ifade eden Kılıç, çözümün örgütlü mücadeleden geçtiğini vurguladı. “O yüzden verebileceğim tek cevap örgütleneceğiz ve patriyarkayla, kapitalizmle iç içe olan bu sistemi alaşağı edeceğiz” dedi.
Ortak Mücadele Zeminini Kurmak İçin Bir Başlangıç
Kılıç, düzenlenen forumun gençlik örgütleri üzerinde oluşan ataleti kırmayı ve gençliğin üzerindeki “ölü toprağını” atmayı hedeflediğini belirterek, forumu ortak mücadele zeminini kurmak için bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etti.
Geçici Çözümler Gençliği Yeniden Sistemin Çarkları İçine Sürükleyecektir
Sorunlara geçici ve dar çözümlerle yaklaşmanın yeterli olmadığını vurgulayan Kılıç, KYK burslarının yalnızca artırılmasının sorunu çözmeyeceğini belirtti. “Biz bu dinamikleri devrimci bir örgütlenme ile devrimci bir karşı çıkışla yok edemediğimiz sürece bizim aslında kurtuluş sandığımız şeylerin bizi sistemin çarklarına tekrar tekrar soktuğunu görmek durumunda kalacağız maalesef” dedi.
Birleşik Mücadelenin Öncüsü Olmak Gerekir
Foruma katılan Devrimci Gençlik Birliği üyesi Gözde Ekici, Mart direnişi sonrası gençlik hareketinin daha canlı bir sürece girdiğini belirterek, ekonomik sıkıntılar, siyasal baskılar ve birleşik mücadelenin önemine dikkat çekti.
Ekici, “Bugün gençlik çok yönlü sorunlar yaşıyor. Birincisi ağır bir ekonomik, iktisadi yıkım var. Paralı eğitim uygulamaları artıyor. Temel yaşam maliyeti artıyor. Birçok genç okurken çalışmak zorunda kalıyor. Bir yanı üniversiteli gençliğin sorunu ama bir yanıyla mesela MESEM’de işlenen iş cinayetleri ortada” dedi.
Üniversitelerde Söz Söyleme Alanları Daraltılıyor
Siyasal baskılara da değinen Ekici, üniversitelerde gençlerin söz söyleme alanlarının giderek sınırlandığını belirtti. Ekici, “Kol, kulüp, topluluklara dönük çok fazla baskı var. Özellikle direnişe geçen öğrencilere dönük çok büyük baskılar söz konusu. Mart direnişinden bu yana belki binlerce soruşturma açıldı üniversitelilere. Ve yüzlerce sıra arkadaşımız kaldıkları yurtlardan atıldılar, soruşturmalar açıldı, cezalar aldılar” ifadelerini kullandı.
Birleşik Mücadelenin Öncüsü Olmak Gerekir
Ekici, gençliğin yaşadığı sorunların birbirinden ayrı ele alınamayacağını vurgulayarak, birleşik bir mücadele hattının önemine dikkat çekti. Ekici, “Bütün bu sorunları toplumsal sorunlardan ayrı ele almamak lazım. Ve bu eksende de gençliğin gerçekten birleşik bir şekilde üniversitelerde yarattıkları mevzilerde mücadele etmesi gerekir. Bunun öncüsü ve bunun örgütleyicisi olmamız gerekiyor” dedi.








