Enter your email Address

  • Anasayfa
Salı, Ocak 20, 2026
Berû Ajans
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Berû Ajans
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
Anasayfa Analiz

Özgür Birey Arayışı

2 Aralık 2025
in Analiz, Genç Kalemler
0
Özgür Birey Arayışı
Share on FacebookShare on Twitter

Her şeyden önce özgürlük kavramı ne zaman ortaya atıldı? Buna neden ihtiyaç duyuldu? Bu sorularla başlamak bizi daha doğru bir tartışmaya götürebilir. Çünkü biliyorum ki özgür olmayan bireyler olarak, özgür bireyi tartışırken her şeyden önce “birey” sözcüğünün önündeki “özgürlük” kavramını bilmemiz gerekir. Sonra “birey” ve “özgür bireyi” tartışmaya başlamak en doğrusu olacaktır.

Özgürlük kavramının Sümer, Akad ve Babil’e kadar uzandığı, o dönemin metinlerinde “amargi” ve “amagi” sözcüklerinin tarihin bilinen en eski özgürlük ifadeleri olarak kayıtlara geçtiği araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu sözcüklerin anaya, öze dönüş ve kölelikten kurtulma anlamı taşıdığı bilinmektedir. Daha sonraki dönemlerde de hükmeden ve hükmedilenin hep var olduğunu biliyoruz. Zaten özgürlük kavramının karşıtı gelişmeden kendisinin ortaya çıkması da mümkün değildi.

Hükmedilenin her dönemde, hükmedenin statüsüne ve konumuna göre değişen karşı çıkış biçimleri olduğunu; özgürlük mücadelesinin çok eski bir gelenek olarak sürdüğünü de biliyoruz. İnsan, özgürlük kavramını her dönemde farklı dillerde ama benzer amaçlarla kullanmış ve günümüze kadar taşımıştır. Bu hükmetme düzeni ortadan kalkmadığı sürece de özgürlük arayışının devam edeceğini öngörmek zor değildir.

Bugün hepimiz ya bir kişiye, ya bir kuruma ya da illa bir şeye ”aitmişiz” gibi yaşamaktayız: düzenin insanı, evin annesi, babanın çocuğu, erkeğin kadını, kadının erkeği… Kısacası herkes birine ya da bir şeye ait. Bence özgürlük kavramı, ait olunan bu şeylerden kurtulmaya çalışan herkesin kendi çıkış yolunun ifadesidir. Çünkü insan ancak kendi olabildiği ölçüde özgür olabilir. Elbette kurtulmaya çalışmak; kimsesiz, sorumsuz ya da sorunlu olmak değildir. Böyle bir amacın adı özgürlük olamaz. Eğer söz konusu aidiyet, bireyin yaşamı üzerinde hüküm sürüyorsa ve birey bu hükmün altında eziliyorsa, bundan kurtulmak da son derece haklı bir gerekçedir.

Bir kadının özgürlük kavramını hayatına almasının sebepleri saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Erkeğin hükmü ve bu hükmün kurumsallaştığı bütün bir erkek egemen sistem, kadını adeta kuşatmıştır. Kadın, yeryüzünde hükmedilen; binyıllardır bu hükme karşı özgürlük mücadelesi veren en önemli toplumsal kesimdir. İlk sömürülen toplumsal öznenin kadın olması, onu sınıflı tarihin her aşamasında özgürlük arayışının doğal bir parçası yapmıştır.

Ülkeye gelince; eğer devlet bireyin yaşamı üzerinde söz sahibi oluyor, “vatana canım feda” söylemi bireyin kendisini devlet için kurban etmesini meşrulaştırıyorsa; o zaman birey, ülkeyi gerekçe göstererek kendini ayakta tutmaya çalışan devlete karşı özgür olmak için mücadele etme hakkına sahiptir. Çünkü ülke, ancak üzerinde özgürce yaşama imkanı sunarsa anlamlı olabilir. Tersine devlet veya iktidar sahiplerinin kendi çıkarları temelinde yaptıkları ülke edebiyatı, tamamen insanları itaat eder duruma getirme çabasından başka bir şey değildir.

Bu perspektif temelinde özgürlük problemi olan her birey veya grup için benzer değerlendirmeler yapılabilir. Burada bu iki örneği vermekle yetinelim. Sorun genel bir sorun olduğu için arayışlar ve geliştirilecek çözüm de genel olacaktır.

Bence birey, özgürlüğünü savunmadan önce gerçekten birey olmalıdır. Birey “tek başına olmak” olarak anlaşılmamalıdır. Bağımsız olmak isteyebilir ama bu, kendini her şeyden soyutlamak anlamına gelmez. Soyutlamak, kendini yaşamın içinde yalnız bırakmaktır. Oysa birey olmak, herkesi ve her şeyi kendinden görebilmektir. Birey olmak, bütünden kopmadan bütünün içinde kendi rengi ve iradesiyle var olabilmektir.

Liberallerin savunduğu, kendini toplumdan ayrı gören, sorumsuz ve bencil bireyin özgürlüğünden bahsedilemez. Adına ne denilirse denilsin, toplumla tamamen çıkara dayalı bir ilişki içinde olan, sadece kendini düşünen, sözüm ona ”serbest birey” en mahkum bireydir. Çünkü insanın doğası, içinde doğduğu ve oluştuğu zemin toplumdur. Bu nedenle toplumsal özgürlük gelişmeden bireysel özgürlük mümkün olabilir mi?

Yine bazı katı toplumcu çevrelerin toplumsal iradeyi yücelterek bireyi bu iradeye feda etmesi de bir o kadar tehlikelidir. Adeta toplum bireylerden oluşmuyormuş gibi, bireysel iradeyi ve özgürlüğü görmezden gelen, her şeyi ortak iradeyle açıklayan yaklaşımlar da bireyi mahkum eder. Eğer toplumu bireyler oluşturuyorsa, o halde bu bireyler irade sahibi olmalıdır. Bu olduğu kadar insanların ortak kesişim noktası olan toplumsal irade özgür kılınabilir.

Sonuç itibariyle özgür birey olmak, kendi özgürlüğünü toplumun özgürlüğünden ayrı düşünmemektir. Ne toplum tarafından ezilmek, ne de kendini toplumun üstünde görmektir. İrade sahibi ve tamamen gönüllülüğe dayanan bir birliktelikten yana olmaktır. Bu da ancak demokratik bir toplumda özerk olmakla mümkündür. Nasıl ki özgür bireyler olmadan demokratik toplum kurulamıyorsa, toplum demokratikleşmeden de bireyler özgür olamaz.

Demokratik toplum bireyi özgür bireydir. Demokratik toplum, bireyi bastırmadığı gibi kendini özgürce gerçekleştirmesini ve yaşamasının imkanını sağlar. Özgür birey de topluma karşı ahlaki ve politik görevlerini yerine getirerek katılım sağlar. Her tür baskı ve sömürüye karşı derin bir toplumsal duyarlılıkla mücadele eder. Bu anlamda özgür birey ve demokratik toplumun inşası iç içe gelişen bir süreçtir. Özgür birey, demokratik toplumun hem kurucusu hem de örnek bireyi olmaktır.

     İbrahim Can

Önceki Haber

Genç Bir Siyah Önder: Steve Biko

Sonraki Haber

Besta’da Ağaç Kıyımı Sürüyor

Berû Ajans Editor

Berû Ajans Editor

Sonraki Haber
Besta’da Ağaç Kıyımı Sürüyor

Besta'da Ağaç Kıyımı Sürüyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • Sonuncu
Şirnex’de 3 Genç Gözaltına Alındı

Wan’da Ev Baskınları: 16 Gözaltı

14 Ocak 2026
İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

19 Ocak 2026
Şirnex’de 3 Genç Gözaltına Alındı

Adana ve Mersin’de 10 Gözaltı

15 Ocak 2026
Duygulardan Kaçmak Akıllıca mı?

Duygulardan Kaçmak Akıllıca mı?

13 Ocak 2026
Nisêbîn’de Rojava’ya Destek Yürüyüşü

Nisêbîn’de Rojava’ya Destek Yürüyüşü

0
İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

0
Amed Halkı Rojava İçin Ayakta

Amed Halkı Rojava İçin Ayakta

0
Yılmayan Bir İrade: Bobby Sands

Yılmayan Bir İrade: Bobby Sands

0
Nisêbîn’de Rojava’ya Destek Yürüyüşü

Nisêbîn’de Rojava’ya Destek Yürüyüşü

20 Ocak 2026
İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

İstanbul’da 4 Genç Tutuklandı

19 Ocak 2026
Amed Halkı Rojava İçin Ayakta

Amed Halkı Rojava İçin Ayakta

19 Ocak 2026
Yılmayan Bir İrade: Bobby Sands

Yılmayan Bir İrade: Bobby Sands

17 Ocak 2026
Twitter Youtube Telegram Facebook Instagram

KATEGORİLER

  • Analiz
  • Anket
  • Bilim
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Genç Kadın
  • Genç Kalemler
  • Gençlik
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Üniversite

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Gör
  • Analiz
  • Dijital Medya
  • Ekoloji
  • Ekonomi
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Genç Kalemler
    • Üniversite
  • Güncel
  • Kültür-Sanat
  • Özel Dosya
  • Röportaj
  • Spor
  • Teknoloji

© 2024 BERÛ AJANS - TÜM HAKLARI SAKLIDIR!.