HABER MEREKZİ- “Demokrasi denildiğinde akla genellikle seçimler gelir. Oysa gerçek demokrasi yalnızca halkın oy vermesi değil, yönetimin her aşamasında doğrudan söz sahibi olmasıdır. İşte doğrudan demokrasi tam da bunu ifade ediyor: Doğrudan demokrasi, halkın yalnızca temsilcileri seçtiği değil, kararları bizzat aldığı yönetim biçimidir.”
“Doğrudan demokraside yasalar, politikalar ve yönetim kararları, merkezi otoriteler tarafından değil, halkın kendisi tarafından belirlenir. Yerel meclisler, halk toplantıları ve doğrudan oylamalar gibi araçlarla herkes söz hakkına sahiptir. Bu, sadece bir yönetim modeli değil, aynı zamanda özgürlüğün ve eşitliğin hayata geçirildiği bir yaşam biçimidir.”
Tarihte halkın yönetime doğrudan katıldığı sistemler olmuştur. Antik Yunan’da her ne kadar kadınlar ve köleler dışında tutulsa da halk meclisleri vardı. Yine Ortaçağ İsviçre’sinde halk, açık hava toplantılarında yasaları belirlerdi.
Bugün ise İsviçre’deki halk oylamaları, Zapatista hareketi’nde halkın kendi geleceğine doğrudan karar verdiği sistem ile Rojava’da halkın yerel meclisler, mahalle komünleri ve kooperatiflerle doğrudan karar alma süreçlerine katılımı birer örnek olarak gösterilebilir.”
“Gerçek demokrasi, halkın yönetimin seyircisi değil, öznesi olmasıdır. Doğrudan demokrasi, halkı edilgen bir kitle olmaktan çıkarır, iradesini yönetime taşır. Eşitlik, adalet ve özgürlük ancak halkın kendi kararlarını almasıyla mümkündür.”
“Unutmayalım ki, bir yerde yönetim halkın elinde değilse, orada demokrasi bir yanılsamadan ibarettir.”