HABER MERKEZİ– Sanal medya artık hayatımızın en bağımlılık yapan araçlarından biri haline gelmiş bulunuyor. Parmaklarımızı kaydırdıkça beğeniler, yorumlar ve videolarla ödüllendiriliyoruz. Bu anlık mutluluklar, sınırsız tüketim döngüsü içinde bizi adeta esir alıyor.
Oxford University Press, 2024 yılının kelimesi olarak “beyin çürümesi” kavramını seçerek, sanal medyanın beyin ödül mekanizmasına etkilerini öne çıkardı. Sonsuz kaydırma alışkanlıkları dopamin dengesini bozarken, insan zihni tüketim döngüsünün kıskacında adeta çöküyor.
Bağımlılık uzmanları dijital bağımlılığı, tıpkı alkol ya da sigara gibi tehlikeli bir alışkanlık olarak tanımlıyor. Sanal medyadan uzak kalmak ilk başta kaygı ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterse de, bu sürecin beynin dopamin dengesini kurmasını sağladığı belirtiliyor.
Nitekim, 10-19 yaş arası 65 genç üzerinde yapılan bir deney, sosyal medyadan sadece 3 gün uzak kalmanın özsaygı ve öz şefkat seviyelerini artırdığını gösteriyor.
Dijital detoks, yalnızca ruh sağlığını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal medya alışkanlıklarımızı bilinçli bir gözle değerlendirme fırsatı sunuyor.