HABER MERKEZİ- Son dönemde hükümet politikalarıyla artan ırkçı, faşist yaklaşım ve uygulamalar bu sefer de yüzünü yetenek sınavlarında gösterdi.
Üniversite Öğrencisi İbrahim Yıldız yetenek sınavı için gittiği Malatya’da Kürt olduğundan kaynaklı ırkçı yaklaşımlara maruz kalarak yetenek sınavından elendi.
İbrahim Yıldız yetenek sınavında maruz kaldığı ırkçı yaklaşımı ajansımıza şöyle değerlendirdi;
”Merhaba arkadaşlar, ben 2001 Siverek doğumlu İbrahim Yıldız. 12 Eylül 2024’te yetenek sınavına girdim. İlk önce sohbet etmeye başladık. Ne iş yapıyorsun, nereden geliyorsun, neyle uğraşıyorsun filan cinsinden soru sordular. Bende başka bir ağızlı bir şive var mı, onu kontrol etmek için. Bende sinema set emekçisi olduğumu söyledim. Ve hangi dizi setinde çalıştığımı sordular. Ben Sakla Beni dizi setinde çalışmıştım bu yıl. Ve Sakla Beni dizi setinde çalıştığımı söyledim.
Oyuncular kim var dediler. Uraz Kaygılaroğlu ve Tamer Levent falan var dedim. Tamer Levent mi dediler, evet Tamer Levent dedim. Tamer Levent ünlü tiyatrocu, oyuncu koçluğu yapmış, çok iyi biri. Halil abiyle de çalıştım Halil Ergin. Halil sıradan bir oyuncu filan, fistan cinsinden konuştular. Ve Tamer Levent’e ne hakkında konuştuğumu sordular. Bende Yılmaz Güney hakkında konuştuğumuzu söyleyince yüzlerini ekşilttiler ve konuyu değiştirmeye başladılar. Konuyu değiştirdiler.
Sonrasında bende ağızlı bir şive olduğunu söylediler. Bende olabilir dedim. Dedi ana dilin nedir, Kürtçe dedim. Baktım yüzünü yine ekşiltip olabilir dediler. Ve içerideki oyununu oynamaya başladım. Oyunu başlattım, oynuyorum. Baktım of uf puflamalar geldi yani. Sanki karşılarında bir oyuncu değil de bir düşmanları varmış gibi oflayıp zamanlarını boşa harcıyorlarmış gibi davranmaya başladılar. Ve oyunun sonunda elendim. Başarısız olarak döndüm Malatya’dan.
Türk dizi sinema sektöründe çalıştığımda hiçbir ırkçı ve faşist duyguyla karşılaşmadım. İnsanlar bana seveceğim bakıyorlardı. Sırf Kürt olduğum için, onlar da Türkçe’yi doğru düzgün konuşamadığım için onlar da şiveyle konuşmaya başlıyorlardı. Kürtçe öğrenmeye çabalıyorlardı. Ben de edebildiğim kadar sinema setteki arkadaşlara Kürtçe’yi öğretmeye çalışıyordum.
Gerçek sanatın üniversitelerde olduğunu düşünmüyorum
Ve ne yazık ki şu an devlet kurumlarında böyle üniversitelerde falan hep Türkçü ve faşist insanlar yer alıyor. Ve sanıyorlar ki hep orada kalacaklar. Ama bilmiyorlar ki insanların üniversitelerde öldüğünü ve gerçek hayatın sahada setlerde olduğunu bilmiyorlar. Gerçek sanatın üniversitelerde olduğunu düşünmüyorum. Şu an gerçek sanat sadece setlerde ve sahada olduğunu düşünüyorum. Kaybettiğimi ya da kazandığımı sorarsanız ben kazandım. Irkçı ve faşist bir kesimin eline düşüp hamur gibi yorulacağıma onu kazanmamayı tercih ederim. Ben Kürt’üm. Ez Kurd’im. Ser bilindim.