AMED- Komünalist Öğrenciler tarafından düzenlenen konferansta, Türkiye ve Kürdistan’daki üniversitelerden yüzlerce öğrenci bir araya geldi. Konferansta söz alan öğrenciler, gençlik mücadelesi ile öğrenci gençliğin rol ve misyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Komünalist Öğrenciler öncülüğünde, “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla Çand Amed Kongre Merkezi’nde konferans düzenleniyor. Konferansa Kürdistan ve Türkiye’deki üniversitelerde bulunan yüzlerce öğrenci, Barış Anneleri, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri de katıldı. Konferansın yapıldığı salona, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Em xwendekarên komînalîst li ser fikr û ramanên Bendava Çûbûkê ne”, “Xeta jınê xeta jiyanê ye”, “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı”, “Wanlı liselilerden Fransız liselilere Apocu selamlar”, “Ji bo zaningehên komînal, niha dema jinê ye” ve “Komünleşelim özgürleşelim” pankartları asıldı. Ayrıca gençler sık sık , “Bijî Serok Apo” ve “Bijî berxwedana ciwanan” sloganları attı.
Konferans, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında gençler, “Çerxa Şoreşê” marşını okudu.
📌Komünalist Öğrenciler: Komünleşen Kampüslerle Örgütlenme Zamanı
Komünalist Öğrenciler tarafından düzenlenen konferansta, Türkiye ve Kürdistan’daki üniversitelerden yüzlerce öğrenci bir araya geldi.
https://t.co/9iOqU1Vz3P https://t.co/tLIy70myMg
— Berû Ajans (@beruajans) October 24, 2026
‘Ruh, irade ve amacımızdan sapmadık’
Konferansta ilk olarak söz alan Dicle Üniversitesi öğrencisi Hasan Karsu, öğrenci gençliğin yaratabileceği sosyolojinin küçük görülmemesi gerektiğini, iradeleşen gençliğin her şeyi yapabileceğini ifade etti. Karsu, “ Hakikat bir bütündür ve parçalanmaz. Ülkenin birçok farklı bölgelerinden gelen öğrenci, aydın gençliğinin yaratabileceği birlikte güç doğal anlayışı, tüm devrimci çalışmaların öznesi olan demokratik modernitenin temel öncü inşa gücü gençliğinin önündeki tarihsel misyonun sahiplenmesi gerçekliğini zaferi yürüme türküsü olduğunu belirtiyoruz. Bu türkü ezgisi derin olduğu kadar sürekliğini koruyor, büyüyor ve bizler için yaşanın da ölümün de kurtuluşun da temel konusu olduğu gerçeğini ifade eder, gelin bu türküyü beraber söyleyelim, gençlik ancak özgür yaşamalı diyebilelim. Öncülük misyonu bu kadar derin ve aciliyetini koruduğu gençlik kimliğinin etkileyiciliğini halkların sosyo-politik yapılarıyla çözümleyebileceğimiz gibi kastik katil sistemin bizler üzerindeki yöneliklerinden de anlayabileceğimizin zor olmadığını söylemek gerekir” dedi.

Karsu sözlerine şu şekilde devam etti: “Ruh, irade ve amacımızdan sapmadık sadece araç veya yöntem değişikliği sürecini yaşadığımız bu yeni dönemde tarihsel misyonumuzu pratiğimizle birleştirip 27 Şubat 2025 yılında Önderliğimiz tarafından başlatmış olduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sarıldığımızı ve stratejik hamlemizin doruğa ulaştığını esasen bizleri birleştirip yolcuları olduğumuz bu yolda yol olmayı hedeflediğimizi yaratacağımız çizgiyle ulaşması gereken yere ulaştıracak hakikatini yoldaşlardan aldığımız enerjiyle yaşıyoruz. Nasıl ki Kızılay’da toplanan beş yüz bin kişilik 68 gençlik hareketi üyesi arkadaşlarımız ‘dün erkendi, yarın geç, bugün tam zamanı, sen değilsen kim’ felsefesiyle ‘Ne olursa olsun son muhteşem olacak’ iradesinde kırılma olmadı, asla kırılmasına izin vermeyeceğiz. Biz komünist öğrenci gençler olarak yeri geldiğinde kampüslerde binlerle kavuşabilen, yeri geldiğinde bizlerde yaratılan yapay sınırları zorlayıp yıkan, ülkenin her tarafına koşan, yeri de geldiğinde canlı kalkan olur, her türlü fedakarlığı gerçekleştirdiğimiz bir devrimci kimliğin taşıyıcıları ve asıl sahipleri olma onuruyla perspektif yaratan bir tarzı yaşamsallaştırdığımızı, sistemin bizlere dayattığı tüm dengeleri yıkabilme gücümüzün farkına varmaya çağırıyoruz.
Daha sonra Özgür Üniversite Hareketi adına söz alan Ahmet Emre Taştan, ortak mücadele yürütmenin önemine değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Yolculuklar değişir. Kimi zaman elde bir çubukla aşarız tepeleri, kimi zaman sırtımıza yüklerle aşarız akarsuyun dalgasını. Fakat aynı şeyin hayali vardır düşüncelerimizde. Bu da özgür bir dünyadır. Bu özgür dünya için göğüsler üstün meşakkatleri. Özgür Üniversite Hareketi olarak kampüslerde isyanımızı büyüttüğümüz emperyalist savaş, soykırım, bezdiren tüm toplumsal kesimler için meydanları paylaşacağımız komünist genç hareketini yeni mücadele yolculuklarına başarılar diliyoruz. “
‘Siz bu cesaretin örneğisiniz’
Konferansta söz alan Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Nesrin Akgül, bir Kürt kadını olarak kendi hikayesini yazdığını söyledi. Nesrin Akgül, “Bir genç olarak, yanlış olsa da kendi gücüm, iradem olsun dedim. Birlikte olsun dedim. Bugün buraya baktığımda cesarete yeni bir tanım koyduk. Cesaret, bir şeyi değiştirme ve yapma gücüdür. Siz bu cesaretin örneğisiniz. Bu cesaretle toplumu değiştirip dönüştüreceksiniz. Önder Apo da gençlik cesaretiyle başladı. Kimsenin Kürt, Kürdistan demediği yerde, ‘Kürt vardır, Kürdistan sömürgedir’ diyerek başladı mücadeleye. Kendi gerçekliğini kanıtlamış bir genç oldu” diyerek Kürdistan’da mücadele eden herkesin bir cesaret hikayesi olduğunu kaydetti.
Yapılan konuşmaların ardından gençliğin mücadelesini konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Sonrasında Kürdistan’ın, Türkiye’nin ve dünyanın farklı gençlik komün ve örgütlerinden gelen mesajlar okundu. Mesajlarda, geleceğin gençlerin elinde olduğu ve gençlerin bunu bilerek hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Aralarında ne kadar mesafe olursa olsun birbirlerine desteklerinin devam ettiği kaydedildi.
Rojava’daki üniversite öğrencilerinden gelen mesajda ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Müzakere Süreci’ne dikkat çekilerek Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarda çalışması ve özgür olması çağrısında bulunuldu.
Konferans basına kapalı olarak devam ederken, meclis üyelerinin seçimi ve meclisin ilanıyla sona erecek.







