HABER MERKEZİ- 16 Mart Beyazıt ve Halepçe katliamlarının yıldönümünde açıklama yapan gençlik örgütleri, katliamların hesabının sorulacağını belirterek üniversiteli gençleri örgütlenmeye çağırdı.
Gençlik örgütleri, 16 Mart 1978’de gerçekleşen Beyazıt Katliamı ve 16 Mart 1988’de gerçekleşen Halepçe Katliamı’nı protesto etmek için İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde açıklama yaptı. Çok sayında gencin katıldığı açıklamada sık sık “16 Mart’ı unutma unutturma“ sloganı atıldı. Açıklamada, “16 Mart katliamlarını unutmadık, hesabını soracağız” pankartı açıldı.
Gençlik örgütleri adına açıklamayı okuyan Mert Korkmaz, 48 yıl önce bugün, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde Beyazıt Katliamı’nın yaşandığını hatırlatarak, “Katledilenler eşitlik ve özgürlük dolu bir yaşamı talep edenlerdi. Devrimci-demokrat öğrencilerdi. Katiller ise eşitliğin ve özgür bir geleceğin düşmanlarıydı. Devlet destekli Ülkü Ocakları isimli faşist çeteydi. Kampüsten çıkan öğrencilerin Süleymaniye çıkışını kullanmasına engel olan, öğrencileri katliamın yaşandığı alana gitmek zorunda bırakan polislerdi. Failleri cezasızlıkla ödüllendiren yargı mensuplarıydı” dedi.
Korkmaz, ayrıca suç örgütü lideri Abdullah Çatlı’nın da bu katliamın planlanmasında yer aldığının altını çizerek, dönemin emniyet yetkililerinin de bu katliama ortak olduğunu vurguladı. Katliamdan sorumluların aklanmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan diyen Korkmaz, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin katliamın faillerini de katliama göz yumanları da failleri aklayanları da unutmuyoruz, unutmayacağız. Beyazıt Meydanı’nda üzerine bombalar, kurşunlar yağdırılan yoldaşlarımızı, Abdullah Şimşek’i, Baki Ekiz’i, Cemil Sönmez’i, Hamit Akıl’ı, Hatice Özen’i, Murat Kurt’u, Turan Ören’i saygıyla anıyoruz. Sadece Beyazıt Meydanı’nda katledilen 7 üniversiteli için değil, geleceğimiz ve haklarımız uğruna mücadele eden ve bu mücadelede katledilenler için hesap sorma çağrısını yükseltmeye devam edeceğiz. 16 Mart’ın hesabı sorulacak!
50 yıl önce katliam bugün soruşturma
Beyazıt Katliamı’nı gerçekleştirilenlerin bugün de üniversitede hakkını savunan öğrencilere soruşturma açtığının altını çizen Korkmaz, “Üniversiteleri katliamlarla, ÖGB-Polis ablukası ile, YÖK mekanizmasıyla boyunduruğu altına sokmaya çalışanlara öğrenciler biat etmeyecek. Kampüste OHAL ilan edenler, arka arkaya soruşturmalar açanlar, Hacettepe’de arkadaşlarımıza yıllar boyu uzaklaştırma verenler duysun: Direnişimiz, mücadelemiz tepeden inme hukuksuz soruşturmalarla, ev baskınlarıyla, gözaltılarla, tutuklamalarla bitmez. Faşist saldırılara da iktidarın baskı politikalarına da geçit vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Saldırılara karşı dayanışmayı büyütme çağrısı
Halepçe Katliamı’nın üzerinden 37 yıl geçtiğini hatırlatan Korkmaz, “Aradan değil on yıllar, yüzyıllar dahi geçse ezilen halklara karşı işlenen suçları unutmayacağız, unutturmayacağız. Ezilen halklara dönük saldırganlıkta Halepçe ne ilkti ne de son. Halepçe’den Roboski’ye, Rojava’dan Gazze’ye, Lübnan’dan İran’a ve Filistin’e dek Ortadoğu katliamların, inkarın, asimilasyonun ve soykırımın değil, halkların kardeşliğin coğrafyası olacak. Halepçe’nin katillerinden hesabı halklar soracak. 37 yıl önce Halepçe’de tanık olunan egemenlerin katliamcı anlayışı bugün Filistin’de, Rojava’da, Suriye’de, İran’da, Lübnan’da ve Ortadoğu’nun her yerinde görünmeye devam ediyor. 9 Aralık 2024’te Şam’ı ele geçiren HTŞ isimli cihatçı çeteler, kıyı şeridi bölgesinde yaşayan Alevi, Dürzi ve Kürt halklarına yönelik toplu katliamlar düzenledi. Bugünde Amerikan emperyalizmi ve İsrail işbirliğinde İran ve Lübnan’da halklar kirli savaş politikaları ile katledilmeye devam ediyor. Suriye’de HTŞ ve cihatçı çetelere, Ortadoğu’da ABD ve İsrail saldırganlığına karşı direnen halklar ile dayanışmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
Açıklamada konuşan Sümeyye Şenl de katliamın sorumlularını tanıdıklarını söyleyerek, “Biz tekelci polis devletini tanıyoruz. Onlarda bizi tanırlar. Beyazıt’da yıktığımız barikattan, bir kişi daha eksilmeyeceğiz diyerek Taksim’i inleten kadınlardan tanırlar. 1 Mayıs alanı Taksim meydanı diyen işçilerden tanırlar. Biz direneceğiz tekelci polis devletini al aşağı edeceğiz. Hayallerini kurdukları savaşa izin vermeyeceğiz, planlarını örgütlü mücadelemizle boşa düşüreceğiz. Buradan tüm üniversite öğrencilerini devrimcileşmeye örgütlenmeye katliamların hesabını sormaya çağırıyoruz” dedi.
Açıklamalardan sonra eylem sona erdi.









