{"id":6071,"date":"2025-04-20T11:03:32","date_gmt":"2025-04-20T08:03:32","guid":{"rendered":"https:\/\/berru.org\/?p=6071"},"modified":"2025-04-20T11:03:32","modified_gmt":"2025-04-20T08:03:32","slug":"toplumun-vicdani-olarak-ahlak","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/berru.org\/index.php\/2025\/04\/20\/toplumun-vicdani-olarak-ahlak\/","title":{"rendered":"Toplumun Vicdan\u0131 Olarak Ahlak"},"content":{"rendered":"<p>HABER MERKEZ\u0130- Ahlaka ili\u015fkin, felsefeciler aras\u0131nda tart\u0131\u015fmalar yo\u011fundur. Halen \u00fczerinde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f, mutab\u0131k kal\u0131nm\u0131\u015f bir tan\u0131m yoktur. Bunun nedeni herkesin kendi penceresinden, kendi s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131ndan bakmas\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden, kimine g\u00f6re bireylerin karakteri; kimilerine g\u00f6re bireylerin kendileriyle, \u00e7evreleriyle, kurumlarla kurduklar\u0131 ili\u015fkileri ba\u011flam\u0131nda, toplumsall\u0131\u011f\u0131n olu\u015fum ilkesi; kimine g\u00f6re de insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc k\u0131s\u0131tlayan, engelleyendir.<\/p>\n<p>Bizce ahlak, toplumun yaz\u0131l\u0131 olmayan, toplum i\u00e7inde ya\u015fayan insanlar\u0131n birbirileriyle ili\u015fkilerini d\u00fczenleyen; iyi olanla k\u00f6t\u00fc olan\u0131n niteliklerini belirleyerek insanlar\u0131n hal, hareket, tav\u0131r ve davran\u0131\u015flar\u0131na bir tak\u0131m \u00f6l\u00e7\u00fctler getiren ilkeler, de\u011ferler ve kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Ya da bilgemizin dedi\u011fi gibi; \u201cToplumun zora dayanmayan kurall\u0131 ya\u015fam\u0131\u201dd\u0131r. Toplumun zora dayanan kurallar\u0131na hukuk denir. Hukukla ahlak aras\u0131ndaki temel farklardan birisi budur. Bir toplumun ahlak \u00f6l\u00e7\u00fcleri, onun gelenekleri ile toplumsal de\u011ferlerinin rafine edilmi\u015f halidir. Ahlak, toplumu ayakta tutan ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00fcvencesi olan bu de\u011ferler sistemidir. Ahlak, toplumsal d\u00fczen kurallar\u0131n\u0131n en kadimi ve toplumsal dokuyla en fazla uyumlu olma \u00f6zellikleriyle toplumsal sistemlerin parametresi gibidir. Bir toplumsal sistemin ahlaki de\u011ferlerinin a\u015f\u0131lmas\u0131, o sistemin, \u00f6mr\u00fcn\u00fc tamamlamak \u00fczere oldu\u011funu g\u00f6sterir. Yeni toplumsal sistemler de, ahlaki de\u011ferleri kendilerini kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 oranda geli\u015fme ve yayg\u0131nla\u015fma e\u011filimi g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>\u201cAhlak\u201d kelimesinin k\u00f6keni \u201chuy\u201d, \u201cdo\u011fa\u201d, \u201cyarat\u0131l\u0131\u015ftan olan haslet\u201d anlamlar\u0131 ta\u015f\u0131yan, Arap\u00e7a\u2019daki \u201chulk\u201dtan gelmektedir. Latince\u2019de ise, \u201cmores\u201d k\u00f6keninden gelir. Mores s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, \u201cuzla\u015f\u0131lar\u201d, \u201cpratikler\u201d, \u201cdavran\u0131\u015f kodlar\u0131\u201d, \u201cbelli bir ki\u015finin ya da grubun karakteri\u201d gibi anlamlar\u0131 i\u00e7erir. Ahlak denildi\u011finde ilk elden anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken, toplumsal uzla\u015fmalar sonucu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan do\u011fal kurallar ve bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu karakterdir.<\/p>\n<p>Ahlak anlam olarak, toplumda uyulmas\u0131 gereken kurallar ve bu kurallar\u0131n g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Yukar\u0131da da belirtti\u011fimiz gibi, bu g\u00fc\u00e7 zorla de\u011fil, toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesindeki hayati rol\u00fcnden \u00f6t\u00fcr\u00fc, g\u00f6n\u00fcll\u00fcce y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir. Bu y\u00f6n\u00fcyle dinden ayr\u0131l\u0131r. Dinden fark\u0131, kutsall\u0131k yerine d\u00fcnyevi ihtiya\u00e7tan kaynaklanmas\u0131d\u0131r. Din de, \u015f\u00fcphesiz, d\u00fcnyevidir. Ama, kavramlar\u0131n olu\u015fumu onu kutsall\u0131\u011fa daha fazla b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fcr, daha soyut ve t\u00f6rensel yapar. Ahlak ise daha d\u00fcnyevidir, g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131ndan do\u011fan gerekli ve pratik kurallard\u0131r. Asl\u0131nda din ve ahlak bir birine \u00e7ok yak\u0131nd\u0131r, \u00e7o\u011fu zaman birlikte an\u0131l\u0131r. Din toplumlar\u0131n soyutlanm\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce ve teorisi iken, ahlak bunun ya\u015fam\u0131 ve prati\u011fi durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cAhlaki ya\u015fam \u00f6z\u00fcnde insan toplumunun var olu\u015f tarz\u0131na s\u00fcrekli zihniyet ve \u00f6zg\u00fcr irade ile kat\u0131l\u0131m g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6stermeyi ifade eder.\u201d \u0130nsan\u0131n kendisini fark ederek, farkl\u0131 bir t\u00fcr olarak do\u011fadan ayr\u0131\u015fmas\u0131, yani insanla\u015fmas\u0131, toplumsall\u0131\u011f\u0131 ve bilin\u00e7li eme\u011fiyle olmu\u015ftur. Bilin\u00e7, insan\u0131n zihniyeti demektir, toplumsall\u0131ksa onun ahlak\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Demek ki ahlak\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131n iki temel ko\u015fulu; bilin\u00e7 ve toplumsall\u0131kt\u0131r. Bunlar geli\u015fmemi\u015fse ahlakta geli\u015fmemi\u015ftir. Ya da bilinci ve toplumsall\u0131\u011f\u0131 geli\u015fkin toplumlar, ahlak\u0131 geli\u015fkin toplumlard\u0131r. \u0130nsan\u0131n ilk toplumsalla\u015fmas\u0131, e\u015fitlik\u00e7i, kom\u00fcnal ve demokratik tarzdad\u0131r. Ahlak bunlar\u0131 bir birine ba\u011flayan har\u00e7 gibidir. Harc\u0131 iyi olmayan veya yetersiz olan bir duvar\u0131n uzun \u00f6m\u00fcrl\u00fc olamayaca\u011f\u0131 nas\u0131l ger\u00e7ekse, ahlak\u0131 iyi kar\u0131lmam\u0131\u015f toplumsal yap\u0131 da uzun s\u00fcre dayanamaz.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n ilk toplumsal olu\u015fumu klan tarz\u0131ndad\u0131r. Klan tarz\u0131nda ya\u015fam\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctledik\u00e7e g\u00fc\u00e7 oldu\u011funun fark\u0131na varan insan, klan\u0131n\u0131 kutsamaya ba\u015flar. Buna bir sembol vererek bir inan\u00e7 haline getirir. Ahlak\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fcn toplumsall\u0131k oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, toplumsall\u0131\u011f\u0131yla klan en ahlakl\u0131 toplumdur. Bu konuda bilgemiz \u015funlar\u0131 belirtiyor:\u201c\u2026Klan bilincinin sembol\u00fc totemdir. Totem belki de ilk soyut kavramla\u015ft\u0131rma d\u00fczenidir. Totem dini olarak da de\u011ferlendirilen bu d\u00fczen ilk kutsall\u0131\u011f\u0131, tabu sistemini de olu\u015fturmaktad\u0131r. Klan totemin simgesel de\u011ferinde kendini kutsamaktad\u0131r. \u0130lk ahlak kavram\u0131na da bu yoldan ula\u015fmaktad\u0131r. \u00c7ok iyi bilincindedir ki, klan toplulu\u011fu olmazsa ya\u015fam s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez. O halde toplumsal varl\u0131klar\u0131 kutsald\u0131r ve en y\u00fcce de\u011fer olarak sembolle\u015ftirip tap\u0131n\u0131lmal\u0131d\u0131r. Din inanc\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fc de bu kaynaktan gelmektedir. Din ilk toplumsal bilin\u00e7 formu oluyor. Ahlakla b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Bilin\u00e7ten giderek kat\u0131 bir inanca d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Art\u0131k toplum bilinci din formunun geli\u015ftirilmesi bi\u00e7iminde olacakt\u0131r. Din bu \u00f6zelli\u011fiyle toplumun ilk temel haf\u0131zas\u0131, k\u00f6kl\u00fc gelene\u011fi ve ahlak\u0131n kayna\u011f\u0131d\u0131r. Klan toplumu prati\u011fiyle ne kadar bilin\u00e7 geli\u015ftirse, bunu hep toteme, dolay\u0131s\u0131yla kendi yetene\u011fine ba\u011flam\u0131\u015f oluyor. Simgesel olarak totem ger\u00e7e\u011finde ise, insan toplulu\u011funun giderek ba\u015far\u0131l\u0131 olmas\u0131 s\u00fcrekli kutsamay\u0131 da beraberinde getiriyor. Kutsama kutsal\u0131n, kutsall\u0131k ise toplumun g\u00fcc\u00fc oluyor\u2026\u201d<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131fl\u0131 topluma ge\u00e7i\u015fle bu toplumsall\u0131k, dolay\u0131s\u0131yla ahlak da bozulur. S\u0131n\u0131fl\u0131 bir renk al\u0131r ve s\u0131n\u0131flara g\u00f6re de\u011fi\u015fir. S\u0131n\u0131f\u00e7\u0131, iktidarc\u0131 ve devlet\u00e7i toplumlara g\u00f6re ahlak, ipini koparm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na bireyselle\u015fmektir. Toplumsall\u0131\u011f\u0131 ve onun ahlak\u0131n\u0131 kendi geli\u015fmesine kar\u015f\u0131 bir ayak ba\u011f\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. Ve t\u00fcm uygulamalar\u0131yla bundan kurtulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu da beraberinde yeni bir zihniyet ve anlay\u0131\u015f yarat\u0131r. Ancak, olu\u015fan yeni zihniyet kar\u015f\u0131 devrimci bir nitelik ta\u015f\u0131r. Ahlakla ba\u011f\u0131n\u0131 koparm\u0131\u015f zihniyet de\u011fersizdir. Toplumun vicdan\u0131 olarak ahlak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, toplumsall\u0131ktan kopmak vicdans\u0131zla\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131fl\u0131 toplum tarihi, insan\u0131n do\u011fal geli\u015fimini sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131ndan, vicdans\u0131zl\u0131k ve ahlaks\u0131zl\u0131k tarihidir. Ya\u015fanan bunca sava\u015flar, katliamlar, yok etmeler hep bundan dolay\u0131d\u0131r. Ahlak\u0131n\u0131 totemiyle olu\u015fturan klan toplumu, \u00e7evresindeki her \u015feyi kendisi gibi canl\u0131 ve kutsal g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden, zarar vermeye y\u00f6nelmemi\u015ftir. \u0130nsan\u0131 k\u00f6lele\u015ftirmekten tutal\u0131m, do\u011fan\u0131n tahrip edilmesine kadar t\u00fcm sorunlar\u0131n kayna\u011f\u0131, toplumun olu\u015fum de\u011ferlerine, yani ahlak\u0131na yabanc\u0131la\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ahlak asl\u0131nda toplumsal \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn gelenekselle\u015fmi\u015f bi\u00e7imidir. Ahlak\u0131 kalmam\u0131\u015f birey ve toplumun, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc de kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Ahlaks\u0131z toplum bitmi\u015f toplumdur. K\u00f6leli\u011fin ahlak\u0131ndan bahsedilebilinir mi? Ya da k\u00f6leli\u011fin bu kadar i\u00e7sel ya\u015fanmas\u0131n\u0131n nedeni bu ahlak yitimi de\u011fil mi?<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00f6zellikle anar\u015fistlerin ve postmodernistlerin s\u00f6yledikleri gibi, ahlak insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc k\u0131s\u0131tlamaz, aksine geli\u015ftirir. Ya da tersinden s\u00f6ylemek gerekirse: Ahlaktan kopma k\u00f6leli\u011fi getirir ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. Yine, g\u00f6recelilik ad\u0131na toplumsal ahlak\u0131 reddeden yakla\u015f\u0131mlar da vard\u0131r. Elbette ahlak toplumsal bir \u015feydir. Toplum de\u011fi\u015ftik\u00e7e ahlak da de\u011fi\u015fecektir. Yine toplumlara, hatta toplum i\u00e7indeki kesimlere g\u00f6re de ahlak farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir. Bu anlamda zamana ve mek\u00e2na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu, g\u00f6receli oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi vard\u0131r. Bu yads\u0131nm\u0131yor. Bu, ahlak\u0131n bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc olu\u015fturur. Ancak birde insanl\u0131\u011f\u0131n olu\u015fum ilkeleri olan e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, kom\u00fcnalite, demokrasi vb. yakla\u015f\u0131mlar var. Bunlar toplumsalla\u015fman\u0131n k\u00f6k h\u00fccreleri oldu\u011fundan, bunlarda derinle\u015fme olsa da de\u011fi\u015fmeyen de\u011ferleridir. Ahlak\u0131 salt dini ve cinsel yakla\u015f\u0131mlara indirgeyen anlay\u0131\u015flar da yetersiz yakla\u015f\u0131mlar olup, ahlak\u0131n \u00f6z\u00fcyle uyu\u015fmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Toplum renkli, canl\u0131, \u00e7e\u015fitli ve zengin bir organizmad\u0131r. Bunu bir arada tutan ortak ba\u011f ise ahlakt\u0131r. Yoksa salt hukukla, ya da siyasetle veya sanat ve ekonomiyle toplumu bir arada tutmak, y\u00f6netmek ve gelece\u011fe ta\u015f\u0131man\u0131n imkan\u0131 yoktur. Bu konuda bilgemiz \u015funlar\u0131 belirtiyor: \u201cToplumsal ahlak olmadan, yaln\u0131zca hukuk, siyaset, sanat ve ekonomik y\u00f6ntemlerle hi\u00e7bir toplumu y\u00f6netme veya de\u011fi\u015ftirme olana\u011f\u0131 yoktur. Ahlak\u0131, toplumun kendili\u011finden varolu\u015f bi\u00e7imi olarak alg\u0131lamak gerekir. Dar geleneksel ahlaktan bahsetmiyorum; toplumun kendini y\u00fcr\u00fct\u00fc\u015f vicdan\u0131, y\u00fcre\u011fi olarak tan\u0131ml\u0131yorum. Vicdan\u0131n\u0131 yitirmi\u015f toplum bitmi\u015f toplumdur. Kapitalizmin ahlak\u0131 en derinden tahrip eden sistem olmas\u0131 anlaml\u0131d\u0131r. Sonul sistem olmas\u0131 onun toplumsal vicdan\u0131 tahrip etmesini anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lar. S\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131 sisteminin potansiyelini t\u00fcketmesinin somut ifadesi, ahlak\u0131n sistemlice tahribi anlam\u0131na gelir. O halde kapitalizmle m\u00fccadele zorunlu olarak etik -bilin\u00e7li ahlak- \u00e7aba gerektirir. Bunsuz m\u00fccadele ba\u015f\u0131ndan kaybedilmi\u015f m\u00fccadeledir\u2026\u201d<\/p>\n<p>Toplumsal ahlak\u0131n \u00e7ok k\u0131t ve zay\u0131f olmas\u0131 da genel ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6stergesidir. Ahlak\u0131n zay\u0131flamas\u0131 zincirinden bo\u015falm\u0131\u015f bir bireycili\u011fe ve toplumsal de\u011ferlerin tahribine yol a\u00e7ar. Son s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum olan kapitalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan ahlak \u2018enayilikle\u2019 e\u015f tutulmaktad\u0131r. Ahlaki temelini, yani vicdan\u0131n\u0131 yitiren bir toplum ancak kaos halini ifade eder. Bug\u00fcn ba\u015fta Ortado\u011fu olmak \u00fczere ya\u015fanan kaosun temelinde bu vard\u0131r. Ayn\u0131 kaos daha da inceltilmi\u015f bir halde Avrupa\u2019da da ya\u015fanmaktad\u0131r. Bunu da en fazla toplumsall\u0131\u011f\u0131n, toplumsal ili\u015fkilerin zay\u0131flamas\u0131nda, giderek yok olmas\u0131nda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Buda bireycilikle ilgili bir durumdur. Daha do\u011frusu Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131ndaki bireycilik ahlak\u0131n zay\u0131f k\u0131l\u0131nmas\u0131yla birlikte geli\u015fir. Bu tarz bireysellik ahlak\u0131 zorlar.<\/p>\n<p>Bu kaostan \u00e7\u0131kmak, k\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm olmu\u015f sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek, bilimle yo\u011frulmu\u015f bir zihniyet yaratmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bunun i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fc zihniyet sava\u015f\u0131 vermek gerekir. Bu olmad\u0131 m\u0131 de\u011fi\u015fim d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerden sonu\u00e7 almak olduk\u00e7a zordur. Reel sosyalistlerin sonu\u00e7 alamayarak sistemin mezhebi haline gelmesinde ahlaka gerekli \u00f6nemi vermemesinin pay\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fc: \u201cSistemin muazzam ahlaks\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ger\u00e7e\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131narak topluma gerekli ve yeterli etik ve ahlaki davran\u0131\u015flar, ki\u015filikler ve kurumlar da temsilini bulmal\u0131d\u0131r. Kaosla etik ve ahlaktan yoksun bir kar\u015f\u0131la\u015fma, birey ve toplumun yutulmas\u0131yla sonu\u00e7lanabilir. Ahlak toplumsal gelene\u011fi asla g\u00f6z ard\u0131 etmeden, onunla uyumlu yeni toplum eti\u011fini eklemelidir. Kaos s\u00fcrecinde hakim sistem taraf\u0131ndan art\u0131k demagojik bir ara\u00e7 durumuna sokulan siyaset kurum ve ara\u00e7lar\u0131na kar\u015f\u0131, toplumun yeniden yap\u0131lanmas\u0131 i\u00e7in gerekli politikalar ve ara\u00e7lar\u0131na \u00f6zel bir \u00f6nem vermek gerekir\u2026\u201d<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131f\u00e7\u0131 ve devlet\u00e7i toplumun t\u00fcm kir ve pas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan kapitalizm, ahlak\u0131n yads\u0131nmas\u0131 \u00fczerinden kendisini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. \u00d6yleyse buna kar\u015f\u0131 m\u00fccadele de b\u00fcy\u00fck ahlak m\u00fccadelesidir. Demokratik, cinsiyet \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve ekolojik toplum in\u015fa edilirken ahlak vazge\u00e7ilmez ilke ve tutumdur. Bu, toplumsall\u0131\u011f\u0131n olu\u015fum ilkesi olan e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve kom\u00fcnaliteye d\u00f6nmektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>HABER MERKEZ\u0130- Ahlaka ili\u015fkin, felsefeciler aras\u0131nda tart\u0131\u015fmalar yo\u011fundur. Halen \u00fczerinde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f, mutab\u0131k kal\u0131nm\u0131\u015f bir tan\u0131m yoktur. Bunun nedeni herkesin kendi penceresinden, kendi s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131ndan bakmas\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden, kimine g\u00f6re bireylerin karakteri; kimilerine g\u00f6re bireylerin kendileriyle, \u00e7evreleriyle, kurumlarla kurduklar\u0131 ili\u015fkileri ba\u011flam\u0131nda, toplumsall\u0131\u011f\u0131n olu\u015fum ilkesi; kimine g\u00f6re de insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc k\u0131s\u0131tlayan, engelleyendir. Bizce ahlak, toplumun yaz\u0131l\u0131 olmayan, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":6072,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_jetpack_memberships_contains_paid_content":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":{"subtitle":"","format":"standard","override":[{"template":"1","parallax":"1","fullscreen":"1","layout":"right-sidebar","sidebar":"default-sidebar","second_sidebar":"default-sidebar","sticky_sidebar":"1","share_position":"top","share_float_style":"share-monocrhome","show_featured":"1","show_post_meta":"1","show_post_author_image":"1","show_post_date":"1","post_date_format":"default","post_date_format_custom":"Y\/m\/d","show_post_category":"1","post_reading_time_wpm":"300","post_calculate_word_method":"str_word_count","zoom_button_out_step":"2","zoom_button_in_step":"3","show_post_tag":"1","show_prev_next_post":"1","show_popup_post":"1","number_popup_post":"1","show_author_box":"1","show_post_related":"0","show_inline_post_related":"0"}],"image_override":[{"single_post_thumbnail_size":"crop-500","single_post_gallery_size":"crop-500"}],"trending_post_position":"meta","trending_post_label":"Trending","sponsored_post_label":"Sponsored by","disable_ad":"0"},"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_review":[],"enable_review":"","type":"percentage","name":"","summary":"","brand":"","sku":"","good":[],"bad":[],"score_override":"","override_value":"","rating":[],"price":[],"jnews_override_counter":{"view_counter_number":"0","share_counter_number":"0","like_counter_number":"0","dislike_counter_number":"0"},"jnews_post_split":{"post_split":[{"template":"1","tag":"h2","numbering":"asc","mode":"normal","first":"0","enable_toc":"0","toc_type":"normal"}]},"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-6071","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-analiz"],"jetpack_sharing_enabled":true,"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/berru.org\/wp-content\/uploads\/2025\/04\/WomenLaw.webp","_links":{"self":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6071","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6071"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6071\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":6073,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6071\/revisions\/6073"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/6072"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6071"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6071"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6071"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}