{"id":11822,"date":"2026-06-26T09:29:54","date_gmt":"2026-06-26T06:29:54","guid":{"rendered":"https:\/\/berru.org\/?p=11822"},"modified":"2026-06-26T10:06:28","modified_gmt":"2026-06-26T07:06:28","slug":"uluslarin-kurulus-mantigi-olarak-hafiza-inkar-ve-iktidar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/berru.org\/index.php\/2026\/06\/26\/uluslarin-kurulus-mantigi-olarak-hafiza-inkar-ve-iktidar\/","title":{"rendered":"Uluslar\u0131n Kurulu\u015f Mant\u0131\u011f\u0131 Olarak Haf\u0131za, \u0130nk\u00e2r ve \u0130ktidar&#8230;"},"content":{"rendered":"<p>Peter Furtado&#8217;nun derledi\u011fi \u00dclkelerin Tarihleri: Ulusal Kimlikler Nas\u0131l Olu\u015fturuldu? adl\u0131 eser ilgin\u00e7 bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip. D\u00fcnya n\u00fcfusunun \u00fc\u00e7te ikisini olu\u015fturan yirmi sekiz farkl\u0131 \u00fclkenin tarihsel ser\u00fcvenini inceleyerek ulusal kimliklerin ard\u0131ndaki s\u0131r perdesini aral\u0131yor. \u00c7in\u2019den \u0130srail\u2019e, Rusya\u2019dan Gana\u2019ya uzay\u0131p giden bu k\u0131sa ve kompakt incelemeler serisi, her daim g\u00fcncel kalacak tespitlere sahip. \u0130lgimi \u00e7eken \u015fey, buradaki \u00fclkelerin tekilli\u011fi de\u011fil, neredeyse t\u00fcm k\u0131talardan farkl\u0131 topografik ve \u00f6znelliklere, k\u00fclt\u00fcrlere sahip bu \u00fclkelerin ortak s\u00f6yledi\u011fi bir \u015feyin olup olmad\u0131\u011f\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Kitab\u0131n tamam\u0131na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda sorunun cevab\u0131 da \u00e7\u0131k\u0131yor. Co\u011frafyalar\u0131, dinleri, rejimleri ve dilleri ne kadar farkl\u0131 olursa olsun, bu otuza yak\u0131n \u00fclkenin tek bir mutlak kesi\u015fim noktas\u0131nda bulu\u015ftu\u011fu g\u00f6r\u00fclebilir. Nedir bu?<\/p>\n<p>Ulusal kimlikler, do\u011fal ve kendili\u011finden var olan bir olgu de\u011fil; iktidarlar\u0131n, elitlerin ve toplumlar\u0131n kendi siyasi, ekonomik ve psikolojik ihtiya\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda s\u00fcrekli olarak yeniden kurgulad\u0131klar\u0131 politik bir meseledir. Her ulus, \u201cbiz kimiz?\u201d sorusunu asl\u0131nda \u201cge\u00e7mi\u015fimizden neyi alaca\u011f\u0131z, neyi saklayaca\u011f\u0131z, neyi unutaca\u011f\u0131z, neyle y\u00fczle\u015fece\u011fiz?\u201d sorusu \u00fczerinden cevapl\u0131yor. Ulusal kimlik dedi\u011fimiz \u015fey, bu se\u00e7imin siyasal sonucudur. Alt\u0131n\u0131 \u00f6nemle \u00e7izmek gerekirse; her \u00fclke kendisini bir hik\u00e2yeyle kuruyor. Ama demokratik olan ile otoriter olan\u0131 ay\u0131ran \u015fey, hik\u00e2yenin varl\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6te; o hik\u00e2yenin \u00e7o\u011fullu\u011fa izin verip vermedi\u011fiyle s\u0131nan\u0131r. Tek hik\u00e2ye dayatan ulus, kendi i\u00e7indeki halklar\u0131 susturuyor. \u00c7oklu hik\u00e2yeleri ortak yurtta\u015fl\u0131k i\u00e7inde bulu\u015fturabilen ulus ise demokratikle\u015fme ihtimaline kap\u0131 aral\u0131yor.<\/p>\n<p>Hal b\u00f6yle olunca tarih, ge\u00e7mi\u015fte ne oldu\u011funun nesnel bir kayd\u0131 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131yor; bug\u00fcn\u00fc me\u015frula\u015ft\u0131rmak ve gelece\u011fi \u015fekillendirmek i\u00e7in kullan\u0131lan ideolojik bir sava\u015f alan\u0131na d\u00f6n\u00fcyor. Resmi tarih safsatas\u0131 da s\u0131rt\u0131n\u0131 buna day\u0131yor zaten. Devletler, vatanda\u015flar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re y\u00f6nlendirmek, onlara bir aidiyet hissi a\u015f\u0131lamak ve toplumsal enerjiyi bi\u00e7imlendirmek i\u00e7in anma t\u00f6renleri, okul m\u00fcfredatlar\u0131, an\u0131tlar ve daha onlarca haf\u0131za \u00fcretimi tekni\u011fi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tarihi ara\u00e7salla\u015ft\u0131r\u0131yorlar. Hepimiz yeterince bunlara maruz kal\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Peki bunlar nas\u0131l ve hangi eksenler taraf\u0131nda toparlanabilir? Birka\u00e7\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n<p>Birincisi, t\u00fcm ulus devletler, mevcut siyasi d\u00fczenlerini hakl\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bir ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131na ihtiya\u00e7 duyuyorlar. Bu durum, birbirinden tamamen z\u0131t iki u\u00e7 \u00f6rnekte bile ayn\u0131 politik amaca hizmet eder. Mesela \u00c7in, \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k kesintisiz imparatorluk otoritesini, modern devletin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve merkezi g\u00fcc\u00fcn\u00fc me\u015frula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in devasa bir mit olarak kullan\u0131yor. \u00c7in tarih anlay\u0131\u015f\u0131nda ge\u00e7mi\u015f ile gelecek, devlet tarih\u00e7ileri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla birbirine ba\u011flan\u0131r ve imparatorun (veya modern devletin) y\u00f6netme hakk\u0131 bu derin tarihsel k\u00f6klerden besleniyor.<\/p>\n<p>Buna taban tabana z\u0131t bir \u00f6rnek ise Amerika Birle\u015fik Devletleri oluyor. ABD, paradoksal olarak &#8220;tarihsizlik&#8221; miti \u00fczerine in\u015fa edilmi\u015f bir \u00fclke. Amerikal\u0131 devrimciler, Eski D\u00fcnya&#8217;n\u0131n (Avrupa&#8217;n\u0131n) yozla\u015fm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131ndan, sava\u015flar\u0131ndan ve tiranl\u0131\u011f\u0131ndan ka\u00e7mak i\u00e7in tarihi reddedip, kendilerini &#8220;tarihin sonu&#8221; ve insanl\u0131\u011f\u0131n yeni bir ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak kurgulad\u0131lar. ABD&#8217;nin &#8220;ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz kaderi&#8221; ge\u00e7mi\u015fin despotlu\u011fundan ka\u00e7arak bat\u0131ya do\u011fru yeni s\u0131n\u0131rlar ke\u015ffetmek ve do\u011fay\u0131 fethetmek \u00fczerine kuruludur. \u00c7in&#8217;in binlerce y\u0131ll\u0131k tarihi sahiplenmesi ile ABD&#8217;nin tarihi reddetmesi, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte z\u0131t olsalar da politik olarak ayn\u0131 noktada bulu\u015furlar. Bu da mevcut devletin varolu\u015funu, sessizli\u011fini ve geni\u015fleme\/h\u00fckmetme hakk\u0131n\u0131 dogmatik bir temele oturtmak olarak \u00f6zetlenebilir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, bir zamanlar geni\u015f co\u011frafyalara h\u00fckmetmi\u015f, ancak modern \u00e7a\u011fda bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc kaybetmi\u015f uluslar\u0131n anlat\u0131lar\u0131nda derin bir politik melankoli ve kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. T\u00fcrkiye, Rusya ve B\u00fcy\u00fck Britanya bu durumun en tipik \u00f6rnekleridir. T\u00fcrkiye&#8217;nin tarihi, &#8220;Avrupa&#8217;n\u0131n hasta adam\u0131&#8221; konumuna d\u00fc\u015fen Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f travmas\u0131 ile sek\u00fcler Cumhuriyetin kurulu\u015fu aras\u0131ndaki gerilimle \u015fekillendi. Cumhuriyetin ilk y\u0131llar\u0131nda Osmanl\u0131-\u0130slam ge\u00e7mi\u015fi reddedilerek \u0130slam \u00f6ncesi Orta Asya ve Anadolu k\u00f6kenlerine odaklanan &#8220;resmi tarih tezi&#8221; yarat\u0131ld\u0131, ancak son y\u0131llarda emperyal ge\u00e7mi\u015f ve \u0130slam yeniden ulusal kimli\u011fin merkezine yerle\u015ftirildi. Kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 m\u00fcthi\u015f yani.<\/p>\n<p>Rusya, Bat\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kompleksi ile kendisini Avrupa&#8217;y\u0131 kurtaran (Mo\u011follardan, Napoleon&#8217;dan, Fa\u015fizmden) e\u015fsiz bir g\u00fc\u00e7 olarak g\u00f6rme kibri aras\u0131nda gidip gelmeye devam ediyor. B\u00fcy\u00fck Rus romanc\u0131lar\u0131n\u0131n eserleri, Rusya\u2019n\u0131n bat\u0131 veya modernizm ile k\u00f6kl\u00fc \u00e7eli\u015fkilerinin de tarihi olarak okunabilir. Orada her \u015feyi g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck Britanya ise y\u00fczy\u0131llar boyunca in\u015fa etti\u011fi devasa imparatorlu\u011fun ve deniz g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kayb\u0131n\u0131 kabullenmekte zorland\u0131. \u0130sko\u00e7, Galler ve \u0130rlandal\u0131lar\u0131n zoraki birli\u011finden olu\u015fan &#8220;kurgulanm\u0131\u015f&#8221; bir devlet oldu\u011funu unutarak kendisini homojen bir emperyal merkez olarak hayal etmeye devam ediyor da denilebilir.<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 \u00f6rnekten \u00f6zetle \u015funu diyebiliriz. \u0130mparatorluklar\u0131n\u0131 kaybeden uluslar, bug\u00fcn\u00fcn jeopolitik ger\u00e7eklerine uyum sa\u011flamak yerine, ge\u00e7mi\u015fin hayaletleriyle siyaset yapmaya devam etmeyi tercih ediyor. Bu durum onlar\u0131n g\u00fcncel d\u00fcnyadaki entegrasyonlar\u0131n\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131yor. Bir\u00e7ok yap\u0131sal krize neden oluyor.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, bir\u00e7ok ulusun kimli\u011fi, i\u015fledikleri ya da maruz kald\u0131klar\u0131 b\u00fcy\u00fck insanl\u0131k su\u00e7lar\u0131n\u0131n, sava\u015flar\u0131n ve travmalar\u0131n etraf\u0131nda \u015fekilleniyor. Bu noktadaki kesi\u015fim, ge\u00e7mi\u015fle &#8220;nas\u0131l&#8221; y\u00fczle\u015fildi\u011fi ya da y\u00fczle\u015fmekten nas\u0131l ka\u00e7\u0131n\u0131ld\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Almanya, 20. y\u00fczy\u0131lda yaratt\u0131\u011f\u0131 Nasyonal Sosyalizm ve Holokost deh\u015fetiyle y\u00fczle\u015fmek, bu utanc\u0131 ulusal kimli\u011finin bir par\u00e7as\u0131 haline getirerek kendini &#8220;Bat\u0131&#8217;ya giden uzun yol&#8221;da demokratikle\u015ftirmek zorunda kald\u0131. (Elbette bol soru i\u015faretli bir demokrasi bu)<\/p>\n<p>Ancak Arjantin veya T\u00fcrkiye kendi devletinin vatanda\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc &#8220;Kirli Sava\u015f&#8221; ve &#8220;Kay\u0131plar&#8221; trajedisiyle hen\u00fcz tam olarak hesapla\u015famad\u0131. Benzer \u015fekilde, Polonya ve \u00c7ek Cumhuriyeti gibi Orta Avrupa \u00fclkeleri, kendilerini her zaman g\u00fc\u00e7l\u00fc ve sald\u0131rgan kom\u015fular\u0131n\u0131n kurban\u0131 olarak kodlad\u0131lar. Kurban psikolojisi, bu devletlere ulusal dayan\u0131\u015fma ve i\u00e7e kapanma i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fc bir politik malzeme sa\u011flarken, kendi i\u015fledikleri su\u00e7lar\u0131 g\u00f6rmezden gelmelerine yol a\u00e7t\u0131, a\u00e7maya devam ediyor. \u0130srail ise, Holokost travmas\u0131n\u0131n k\u00fcllerinden do\u011fan, ama bug\u00fcn Filistin prati\u011fi ile ge\u00e7mi\u015fi tersy\u00fcz eden \u00f6nemli bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u0130talya ve \u0130ran gibi \u00fclkelerin anlat\u0131lar\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, devlet ile toplum aras\u0131ndaki derin ve kal\u0131c\u0131 g\u00fcvensizli\u011fin resmidir. \u0130ran&#8217;da devlet, y\u00fczy\u0131llar boyunca herhangi bir toplumsal s\u0131n\u0131fa, kuruma veya anayasal g\u00fcvenceye dayanmayan &#8220;keyfi&#8221; bir g\u00fc\u00e7 olarak var oldu. Yasalar\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 bu yap\u0131, \u0130ran&#8217;\u0131 s\u00fcrekli isyan \u00fcreten, y\u0131k\u0131mlarla dolu &#8220;k\u0131sa vadeli bir toplum&#8221; haline getirdi; modernle\u015fme \u00e7abalar\u0131 da (Pehleviler d\u00f6nemi) otokrasiyle sonu\u00e7land\u0131.<\/p>\n<p>\u0130talya ise Katolik Kilisesi&#8217;nin ahlaki otoritesi ile zay\u0131f devlet kurumlar\u0131 aras\u0131nda s\u0131k\u0131\u015fan bir \u00fclke oldu. \u0130talyanlar, devlet yasalar\u0131na uymay\u0131 de\u011fil, aile a\u011flar\u0131, b\u00f6lgesel sadakatler ve hatta mafya gibi &#8220;paralel&#8221; yap\u0131lar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla hayatta kalmay\u0131 se\u00e7tiler. &#8220;\u0130talyanlar\u0131 y\u00f6netmek zor de\u011fil, sadece faydas\u0131zd\u0131r&#8221; s\u00f6z\u00fc, yasalar\u0131n ikincil oldu\u011fu, &#8220;aile aidiyetinin&#8221; h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bu antropolojik durumu \u00f6zetler. Bu iki \u00fclkenin kesi\u015fim noktas\u0131, devletin ulusu kucaklayan kapsay\u0131c\u0131 bir \u00e7at\u0131 olamamas\u0131, aksine toplumun devlete kar\u015f\u0131 kendini s\u00fcrekli korumak zorunda hissetti\u011fi bir &#8220;yabanc\u0131&#8221; ayg\u0131t olarak kalmas\u0131d\u0131r denilebilir.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6rt durum ve daha fazla ba\u011flamdan, kitaptaki 30&#8217;a yak\u0131n \u00fclkenin hikayesinden de \u00e7\u0131kar\u0131lacak mesaj; ulusun do\u011fu\u015ftan gelen biyolojik ya da tanr\u0131sal bir varl\u0131k de\u011fil; sava\u015flar, devrimler, travmalar, dil politikalar\u0131 ve e\u011fitim sistemleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla &#8220;icat edilmi\u015f bir gelenek&#8221; oldu\u011fudur. \u0130ster sularla m\u00fccadele ederek demokratik polder modelini geli\u015ftiren rasyonel Hollanda olsun, ister teknolojik bir kurgu \u00e7a\u011f\u0131na ge\u00e7erek s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fan Japonya olsun, ister s\u00f6m\u00fcrgeden kurtulup kast sisteminin y\u00fck\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131yan Hindistan olsun; her devlet varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in ge\u00e7mi\u015fini bir terzi gibi kesip bi\u00e7mek zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>Ge\u00e7mi\u015f, bir \u00fclkenin temel kurgu alan\u0131d\u0131r. Hayal de hayat da oradan \u00fcretilir.<br \/>\nT\u00fcrkiye vurgusu ile bitireyim. \u0130ncelenen \u00fclkelerden biri T\u00fcrkiye. \u0130mparatorluk kayb\u0131, resmi tarih, tek kimlik, tek dil, tek merkez ve g\u00fcvenlik\u00e7i yurtta\u015fl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131yla kurulmu\u015f bir ulusal hik\u00e2ye, toplumun hem d\u00fcn hem de bug\u00fcnk\u00fc \u00e7o\u011fullu\u011funu ta\u015f\u0131yam\u0131yor do\u011fal olarak. O anlamda devam eden bar\u0131\u015f ve demokratik toplum s\u00fcrecini, muazzam bir e\u015fik ve demokrasiye \u00e7ubu\u011fu b\u00fckme a\u00e7\u0131s\u0131ndan en b\u00fcy\u00fck \u015fans. D\u00fcnya \u00f6rnekleri bize demokratik bir gelece\u011fin ink\u00e2r retori\u011fi veya ge\u00e7mi\u015fin silinmesi \u00fczerinden olmayaca\u011f\u0131n\u0131; inkara al\u0131nan toplumlar\u0131n, k\u00fclt\u00fcrlerin ortak hik\u00e2yeye dahil edilerek kurulaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.<\/p>\n<p><strong>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00d6zg\u00fcr Amed<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Peter Furtado&#8217;nun derledi\u011fi \u00dclkelerin Tarihleri: Ulusal Kimlikler Nas\u0131l Olu\u015fturuldu? adl\u0131 eser ilgin\u00e7 bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip. D\u00fcnya n\u00fcfusunun \u00fc\u00e7te ikisini olu\u015fturan yirmi sekiz farkl\u0131 \u00fclkenin tarihsel ser\u00fcvenini inceleyerek ulusal kimliklerin ard\u0131ndaki s\u0131r perdesini aral\u0131yor. \u00c7in\u2019den \u0130srail\u2019e, Rusya\u2019dan Gana\u2019ya uzay\u0131p giden bu k\u0131sa ve kompakt incelemeler serisi, her daim g\u00fcncel kalacak tespitlere sahip. \u0130lgimi \u00e7eken \u015fey, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":11851,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_jetpack_memberships_contains_paid_content":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":{"format":"standard","override":[{"template":"1","parallax":"1","fullscreen":"1","layout":"right-sidebar","sidebar":"default-sidebar","second_sidebar":"default-sidebar","sticky_sidebar":"1","share_position":"top","share_float_style":"share-monocrhome","show_featured":"1","show_post_meta":"1","show_post_author_image":"1","show_post_date":"1","post_date_format":"default","post_date_format_custom":"Y\/m\/d","show_post_category":"1","post_reading_time_wpm":"300","post_calculate_word_method":"str_word_count","zoom_button_out_step":"2","zoom_button_in_step":"3","show_post_tag":"1","show_prev_next_post":"1","show_popup_post":"1","number_popup_post":"1","show_author_box":"1","show_post_related":"0","show_inline_post_related":"0"}],"image_override":[{"single_post_thumbnail_size":"crop-500","single_post_gallery_size":"crop-500"}],"trending_post_position":"meta","trending_post_label":"Trending","sponsored_post_label":"Sponsored by","disable_ad":"0","subtitle":""},"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_review":[],"enable_review":"","type":"percentage","name":"","summary":"","brand":"","sku":"","good":[],"bad":[],"score_override":"","override_value":"","rating":[],"price":[],"jnews_override_counter":{"view_counter_number":"0","share_counter_number":"0","like_counter_number":"0","dislike_counter_number":"0"},"jnews_post_split":{"post_split":[{"template":"1","tag":"h2","numbering":"asc","mode":"normal","first":"0","enable_toc":"0","toc_type":"normal"}]},"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-11822","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-analiz"],"jetpack_sharing_enabled":true,"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/berru.org\/wp-content\/uploads\/2026\/06\/photo_2026-06-26_09-28-32.jpg","_links":{"self":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11822","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=11822"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11822\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11856,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11822\/revisions\/11856"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/11851"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=11822"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=11822"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/berru.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=11822"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}